Tüy Sıklet* Yalamacı

“Yalamak”, insanı doyurmaz. Dil, günümüzde bir kazanç kapısıdır. Sahibine servet kazandıran diller olduğunu biliyoruz. Dille icra edilen onlarca sanat ve meslek vardır. Yalamak, dilin bir işlevidir ama yalayıcılık bir meslek değildir. Karaktersizin kendine menfaat sağlama çabasıyla bile isteye, gönüllü, keyif ve zevk alarak sürdürdüğü bir yaranma, adam yerine konulma girişimlerinin en ilkel yoludur. Yalamak, ilkelliktir. Yalamacı, karakter olarak gelişmemiş kişilerden en aşağı tabakadakidir.

Ihlamur Çiçekleri

Sonbaharla vedaya hazırlanırken, sahil kenarında buğulu bir yaz kokusunu içime çekiyorum. Önümde bir fincan, içinde açık kırmızının en güzel kıvamını yakalamış Haziran kokulu ıhlamur. Ihlamur kokusu şöyle kısa bir çevre turu atıyor, sonra kafasına buyruk takılıyor. Kokuları esaret altında tutma imkanımız yok. Nereye isterse, belli ki onun da bir kaderi var, onu izliyor.

Başkentler başkentinden emir geldi; yeryüzü sürgünü bitti

Sezai Karakoç, 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ ne layık görüldü. Sezai Karakoç’un ödülü kabul etmeyeceği söylentileri çıktı. Ak Partili bakan ve yöneticilerinin büyük bölümünün “üstat”, “ağabey” dediği bir ismin, bu ödülü almayacağının duyulması, o günün koşullarında bazı kesimler için Ak Parti’yi taşlamaya vesile olacaktı. Bakanlıktan ve Karakoç’tan açıklama yoktu.

Saray Ailesi ve Genç Kardeşlerim Beni Affetsin

Bu makale, bir özür paragrafı ile başlayacak. Dikkatsizliğimin ve özensizliğimin sebep olduğu bir güzelliği okuyucuya iletmekte çok gecikmişim. Mahcubiyet ve üzüntü hissi ile doluyum. Önce Saray Ailesi’nden sonra genç kardeşlerimden ve nihayet Karaman’da ortaklaşa iş yapma becerisini kanıtlamış olan bir grup gönül insanından özür diliyorum.

Para Bulamıyorlarsa Altın Alsınlar

XVI. Louis’nin taç giyme töreni, Paris’teki ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, Reims’de gerçekleşti. Bu dönemde söylenmiş olan, “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” (“Qu’ils mangent de la brioche.”) sözü, ya Marie Antoinette’i kötülemek ya da sözü popüler yapmak amacıyla, Marie Antoinette’e mâl edilmiştir. Marie Antoinette, daha sonra gıyotinle başı kesilerek öldürüldü.

Karaman'da Festival Heyecanı

Karaman, önce bisiklet sonra motosiklet zengini bir şehirdi. Otomobil, bir elin parmakları kadar ya vardı ya yoktu. 1975’lere kadar bisikletsiz ev yok denecek kadar azdı. Daha sonra bir motosiklet sevdası başladı ki, gençlerden önce orta yaşlılar BMW, Jawa ve Planet markaların üstünde yeni modanın öncüleri oldu.

Karaman ölmeden görmeye değer mi?

“Ölmeden önce Türkiye’de görülmesi gereken yerler” listesi hazırlayacak olsanız, Karaman’a yer verir misiniz? Karaman’ı listenize aldıysanız, görülmesi gereken yer olarak hangi mekanı seçerdiniz? Beğeniler bireyseldir ve bu nedenle herkesin yanıtı farklı olacaktır.