Karaman’ın Lezzetleri, Karaman’ın Güzellikleri Eşliğinde, Özlem Tunca’nın Programında Türkiye’ye Tanıtılacak.
Birçok kişi adını bilmese bile, bebeğiyle dünyayı gezen kadın olarak tanımıştır onu. Tv sunucu ve yapımcısı Özlem Tunca Esirgenç, “Dünyayı Geziyorum” programıyla izleyicilerini dünya turuna çıkarırken, “Mutfağım Şahane” adlı yemek programıyla lezzet yolculuklarına kapı açıyor.
Karaman Belediyesi, yakınlarda Masterchef’i ağırladı. Yarışmacılar, Taşkale Tahıl Ambarları önünde Karaman yemekleri yaparak yarıştı. Yarışma öncesi ve yarışma sırasında Karaman’ın güzellikleri ve zenginlikleri sık sık ekranlara yansıdı.
Programın yankısı büyük oldu. Karaman’da ve Karaman dışında yaşayan Karamanlılar Masterchef ile adeta moral depoladılar. Çünkü şehir, sosyal ve kültürel yönden hiçbir şekilde televizyonlarda yer almıyordu, medyada olumlu haberi çıkmıyordu. Bir yemek programı bile yüzlerde tebessüm yaratmaya yetti de arttı.
Karaman’ın önceliği, kendi moral değerlerini yükseltmektir. Moral değerleri dip yapmış bir şehir için ilk tedavi kendine yönelik olmalıdır. Karaman Belediyesi bu damarı yakaladı. Halkın yüzünü güldürecek, moral verecek işlerle yürümeye başladı. Allah yardımcıları olsun.
Bir başka örnek de Aktekke Meydanı’nda 14 Kasım 2021’de düzenlenen festival oldu.
“Nostaljik ve Off-Road Araçları Festivali” adıyla yapılan etkinlik için, otomobil ve motosiklet meraklıları Aktekke Meydanı’nda buluştu.
Festivale vali, belediye başkanı, milletvekilleri, STK temsilcileri de geldi. Coşku vardı, birlik vardı, keyif vardı. Bir festivalden beklenenler de bunlardı. Emek verenlere şehir adına teşekkürler. Katılmayanlar, yine aynı güruhtu, herkesin tahmin ettiği güruh… Ne kaçırdıkları asla umurlarında olmayanlar, ne kaçırdıklarını asla göremeyenler hep olacaktır.
Mutfağım Şahane ile Türkiye’de her ev Karaman yemeklerinden birini deneyecektir. Programın formatı, diğer yemek programlarından farklıdır.
Mutfağım Şahane için Madenşehri, Kılbasan, Taşkale, Göcer’de ve birçok yerde çekimler yapıldı.
Karaman’ın lezzetlerini Karaman’ın has evlatları yaptı. Her lezzet, değiştirilmeden, aslına sadık kalınarak hazırlandı. Şehir merkezi de ihmal edilmedi. Kale’nin önünde, Tartan Konağı’nda çekimler yapıldı.
Arabaşıdan sülüklüye çorbalarımızın, baklavadan kuymağa tatlılarımızın, yufkadan kömbeye hamur işlerimizin, erikliden, kayısılıya meyve özlü yemeklerimizin, kuru fasulyeden bamyaya sebzelerimizin lezzet turuna tanık olacağız.
Göcer’e kadar gidilmiş, daha ötesi var mı? Bir yanda Göksu akacak, bir ocakta yemek tütecek. Karadağ’ı da, Binbir Kilise’yi de gezeceğiz.
Yemek, Kültürdür
Karaman, Anadolu mutfağının tipik örneğidir. Yokluğun, çaresizliğin, eldekini, avuçtakini değerlendirmesini becermiş büyük büyük analarımızın mirası olan bu mutfağı canlı tutmak ülkenin kültür ve medeniyet çadırının altına sağlam bir direk dikmek gibidir.
Karaman mutfağı, Türkiye’nin en masrafsız mutfaklarındandır. Karaman’ın lezzetlerini “zahmeti çok, maliyeti düşük” olarak tarif edebiliriz. Bugünkü ekonomik tanımıyla: “Karaman mutfağı emek yoğundur.” Bir topalak, bir batırık emek yoğun mutfağın akla gelen ilk örnekleridir.
Hayvanlar Eleştiremez
Bu tür etkinliklerin, Karaman’ın tanıtımına katkısı olmadığına inanan bir kesim var. Olabilir. Herkes aynı görüş etrafında yer alamaz. Bu insan fıtratına aykırıdır. Birilerinin övgüyle göklere çıkardığı bir işi bir başkası görmezden gelebilir. İnsan budur. Çeşitlilik, farklılık esastır. Kötü olan, kötücül bakıştır, kavgacı yaklaşımdır. Eleştiri insan içindir. İnsan eleştiren tek canlı türüdür. Hayvanlar eleştiriden anlamaz ve hayvanlar eleştiremezler.
Türkiye’de gastronomi şehri turları yeni akım. Dünyada da aynı akım etkisini sürdürüyor. Karaman, gastronomi turizmini bir ucundan yakalamak zorunda. Bu kendi sağlıklı gelişimi için zorunlu. Şehrin tanıtımı ikincil hedef olmalı. Ağaç önce kendi dibine gölge verir. Yemek tanıtımları da varsın sadece Karamanlıları sevindirsin? Kötü mü? Sevinmeye hasret değil misiniz?
Mayalı Sıkmaya Övgü
Bir okur, “Karaman Belediyesi Sürprize Hazırlanıyor” başlıklı makalem için Türkçesi ve esprisi 10 numara diyebileceğim şu yorumda bulunmuş:
– “Karaman’ın gastronomi şehri olması için önünde uzun bir yol var.”
Çok haklısınız hocam, mayalı sıkmasından çıkıp oralara ulaşmak ciddi bir yol.”
Mayalı sıkması, Karaman mutfağının fast foot’udur. Pizzanın öncüsüdür. Az katık, çok hamurla karnını doyurma arayışının pratik formülüdür. Erişim imkanı çok kolaydır. Ev sahiplerini, habersiz gelen misafirler karşısında sıkıntıdan kurtarır. Annelerin çocukları için vakit ayıramadığı dar zamanlarında can kurtaran simididir. Tek tip değil, seçeneklidir. Horlansa da küçümsense de, hafife de alınsa, statüsünü zerre kaybetmeyen ağır abidir. Mayalı sıkması zamandan, emekten ve paradan tasarruftur.
Gastronomi şehri olursak elbet mayalı sıkmamız da kendine çeki düzen verir, bir beyzade gibi giyinmesini becerir.
Hedef koymak, bugünü kararlı, geleceği aydınlık algılatır. Gastronomi, günümüzde şehirlerin yeni yarışması ise, elimizdeki tek lezzetimiz mayalı sıkması bile olsa koşmaya değmez mi? Eli boş bekleyelim mi?
Bu şehir kendi sofrasını sermeyi becerecek marifete sahiptir. Saltanat beklentisinde değiliz. Osmanlı Saray mutfağı istemiyoruz ki! Belki gelecek günler, gıdanın, otun, çöpün, yiyecek içeceğin kıymetinin gerçekten bilineceği günler olacaktır. İsraf dönemi kapanacaktır. Ekonominin seyrini takip etmiyor musunuz? Dünya gıda arayışında. Yoksul sofrası, emek yoğun lezzetler öne çıkacak olabilir.
Neden olmasın? Kötümser bir yaklaşımla söylemiyorum. Minimalist dünya görüşünün yeme içme kültürü yoksul sofralarının benzeri olacaktır. Emek yoğun yiyeceklere dönüş kaçınılmaz olacaktır. Salgın nedeniyle hiç yemek pişmeyen mutfaklar birer aşevi olmadı mı? Evinde kendi ekmeğini yapmayan aile kaldı mı?
Mutfağım Şahane, Masterchef gibi hızla esip geçmeyecek. 40’tan fazla lezzetimiz tanıtılacak. Program günübirlik olmayacak, günlerce sürecek. Bir gün Kılbasan’ı, bir başka gün Göcer’i izleyeceğiz. Her yerleşim kendine özgü yiyecekleriyle ekranlarda olacak.
Avrupa’daki hemşehrilerimiz eminim en çok gurur duyacak kesim olacaktır. Sadece memleket özlemini gidermenin bir yolu olarak görmeyin lütfen. Henüz dedesinin, ninesinin doğup büyüdüğü topraklara adım atmamış bir kuşağı unutmamak gerekir. İşte geniş ailenin birlikte izleyeceği bir program olacak, Mutfağım Şahane…
Ahmet Tek