Karaman'da Festival Heyecanı

Karaman, önce bisiklet sonra motosiklet zengini bir şehirdi. Otomobil, bir elin parmakları kadar ya vardı ya yoktu. 1975’lere kadar bisikletsiz ev yok denecek kadar azdı. Daha sonra bir motosiklet sevdası başladı ki, gençlerden önce orta yaşlılar BMW, Jawa ve Planet markaların üstünde yeni modanın öncüleri oldu.

Bizim kuşakta bisiklete binmesini bilmeyen, bisikleti olmayan çok az kişi vardı. Karaman, uzun yıllar bir bisiklet şehri olarak dikkati çekti. Bisiklet tamircileri, bisiklet parçası bayileri ve bisiklet acenteleri iyi kazanan iş yerleriydi. Bir görünmez el, Karaman’a uzandı ve ardında iz bırakmayan hırsızlar gibi ne kadar bisiklet varsa hepsini derleyip toparlayıp götürdü. Karaman bisiklet sayısında geriledi. Bisiklet yolunu ise hiç görmedi.

Bisiklet bir dönem Konya ile özdeş hale gelmişti. Bisiklet Milli Takımı’nın kadrosunu Konyalı bisitletçiler oluştururdu. Konya, bisiklete bir emanet gibi sahip çıktı. Konya’nın yerel yöneticileri, önce bisiklet parkları, sonra bisiklet yolları ile bisiklet meraklılarının yanında yer aldılar. Onların ihtiyacını erken görüp, çözüm yoluna gittiler. Karaman, göbekten bağlı olduğu Konya’daki bu güzel örnekten kopya çekmeyi bile akıl edemedi. Karaman’da kayıplara karışan bisikletlerin bir dönem sürdüğü saltanat bir başka araca kısmet olmadı.

Nostaljik ve Off-Road Araçları Festivali bu pazar

Bunca uzun giriş yapma nedenim, Karaman’da ilk kez düzenlenecek olan bir festivalin heyecanını paylaşmak içindir. Karaman festivallere uzak, festival coşkusunu tatmayan şehirlerdendir. Belki gerçek anlamda gelişip büyüyecek ve Karaman’la özdeşleşecek bir festivalin ilk adımı 14 Kasım 2021 Pazar günü atılacak. “Nostaljik ve Off-Road Araçları Festivali” adıyla yapılacak etkinlik için, otomobil ve motosiklet meraklıları Aktekke Meydanı’nda buluşacak.

Etkinlik, Karaman Off-Road Kulübü, Karaman Nostaljik Motorlar Kulübü ve MÜSİAD tarafından organize ediliyor. Tertip Komitesi, Osman Erdoğan (Karaman Off-Road Kulübü Başkanı), Halit Özel (Karaman Nostaljik Motorlar Kulübü Başkanı), Adem Kocatürk (Gazeteci-Yazar) ve Şadan Sezgin‘den (KARMOFF Temsilcisi -Yazar) oluştu.

Aktekke Meydanı’nda, 12.00-15.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek etkinlikte klasik motosiklet ve otomobillerin yanı sıra Tesla gibi modern elektrikli araçlar ve ilginç Offroad araçları sergilenecek. Etkinlikte, KMÜ’ye bu yıl kaydolan öğrencilere, Karaman’da yaşayan bazı yazarların kitapları hediye edilecek, bu yazarlarla söyleşi yapılacak. İlk kez böyle bir festivale ev sahipliği yapacak olan Karaman’da bu etkinliği izleyecek seyircilere bisküvi, elma ve şehirde üretilen çeşitli ürünler ikram edilecek.

Karaman Off-Road Kulübü Başkanı Osman Erdoğan, Karaman halkına, Pazar günü yapılacak etkinliğe katılmaları çağrısında bulundu. Karaman Nostaljik Motorlar Kulübü Başkanı Halit Özel de festivalin geleneksel hale getirilerek önümüzdeki yıllarda ulusal bazda planlanacağını belirtti.

Karaman’da son günlerde sosyal etkinliklerde bir kıpırdanma ve hareketlilik yaşandığı herkesin dikkatini çekiyor olmalı. Karaman Belediyesi‘nin, Masterchef ekibini daveti bile bir fırtına estirmeye yetti. Afyon Gastro Günleri’ne katılan Aşçılar Derneği‘nin yemek yarışmasında, “Karaman Eriklisi” ile ikinci olması herkesi gururlandırdı.

Karaman, gelişen ekonomisine ve artan nüfusuna göre, sosyal ve kültürel etkinliklerde maalesef diğer illerden geride duruyor. Bu duruma son vermek, önce sivil toplum kuruluşlarına, şehrin üretim çarklarını çeviren işletmelere ve sonra da yerel yönetimlere düşen görevdir.

Keşke mülki idare, üniversite bu tür sosyal etkinliklere kucak açsa, öncü olsa… Ama bu keşkeler hep havada kalıyor. Belki bir gün devran döner, Karaman’ın kültürel devinimi hız kazanır. Kim bilir? Belki bunlardan daha önemlisi, halkın Karaman’da düzenlenen etkinliklere katılım sağlamasıdır. İzleyicisi ve katılımcısı olmayan etkinlikler tekrarlanmaz. Vatandaş talepkâr olursa Karaman güzel etkinliklerle tanışır.

Anneler, babalar! Bu pazar çocuklarınızla birlikte Aktekke Meydanı’na gitmenizi öneririm. Çocuklarınız rengarenk araçlara merakla bakacaklardır. Üç saatlik bir etkinlik, onların hafızasında derin izler bırakacaktır. Bu fırsatı kaçırmayın derim.

KARAMAN’DA MOTOSİKLETLER EŞLİĞİNDE GÖTÜRÜLEN CENAZE

Karamandan.com’da ve daha önce yazdığım bir gazetede, Karaman’daki motosiklet ve bisiklet tutkusuna ilişkin çok sayıda makale kaleme aldım. Motosiklet sözünü ne zaman duysam, arkadaşım rahmetli Muhittin Tartan’ anımsarım. Karaman’da vefatı üzerine yazdığım bir yazıda, onun motosiklet aşkını anlattım. Karaman’ın motosiklet sevdalılarının ilklerindendir. Muhittin Tartan’ın vefatında, onun motosiklet tutkunu arkadaşları Karaman’a bir ilki yaşattılar. Muhittin’in cenazesine motosikletleriyle konvoy oluşturarak katıldılar. Bir başka ifadeyle rahmetli Muhittin, motosikletli arkadaşlarının eskortluğunda mezarlığa götürüldü.

Karaman, 1975-1985 yılları arasında motosiklet sevdalılarının yoğun olduğu şehirlerdendi. Bir ara, motosiklet ve bisiklet karışımından doğduğunu düşündüğüm bir melez araç, Karaman’ı adeta işgal etti. Eşek arıları gibi, her yere, her şekilde giriyordu. Adı dilimize mobilet olarak yerleşti. Şimdi ne durumda, bilmiyorum. Karaman, pazar günü gerçekleştirilecek festivalle, eski motosiklet tutkunlarına nostalji yaşatacaktır, anıları yeşertecektir.

MUHİTTİN TARTAN’LI ESKİ BİR YAZIMDAN ALINTI

Tekirdağ ile Şarköy arasındaki sahil yolu eşsiz güzellikler sergiler. Altınova ve Barbaros’u geçip Kumbağ’a ulaştığınız andan itibaren Işıklar Dağı’nın ve Marmara Denizi’nin kucaklaştığı ve kısa süreliğine ayrıldıkları yerlerin güzelliği büyüleyicidir.

Yol yeni yapılmış, asfalt ve kaymak gibi. Çamların arasından kıvrıla kıvrıla devam ediyor. Işıklar Dağı Marmara’ya yüzlerce metrelik set oluşturmuş. Dik yamaçlar, koyları gizliyor. Yola girer girmez rahmetli Muhittin Tartan’ı hatırladım.

Öfkeli arkadaşım. Herkese, her şeye kızardı. En çok da kendine. Haksızlığa, yalana, riyaya dayanamaz, tepki gösterirdi. Karaman’da bizim kuşak Muhittin’i motosiklet tutkusuyla tanır.

Motosiklet dünyasıydı, dünyayla bağıydı. Motosiklet sevdası sayesinde çok yer gezdi, çok insan tanıdı, çok motosiklet gördü ve birçok motosiklete binme imkanı buldu. Hiç motosiklet tutkum olmadı, ilgi de duymadım. Rüzgâra karşı koymak nasıl haz verir, bilmiyorum.

Motosiklet tutkunlarıyla gezilerim sırasında çok karşılaştım. Grup veya ekip halinde gitmeleri dikkatimi çekerdi. Bu durum, dost canlısı ve paylaşımcı olduklarını düşündürürdü. Tekirdağ ile Şarköy arasındaki sahil yolu motosikletlileri hatırlattı ve Muhittin Tartan yanımdan geçecek veya karşımdan gelecekmiş gibi bir duyguya kapıldım.

Muhittin Tartan duygulu bir insandı. İç zenginliği vardı. Üstelik çekingendi. Rahat görünümüne rağmen çocukça bir tavırla çekingenliğini görebilirdiniz. Bir sohbetimizde söyledikleri şöyleydi:

‘’Motosikleti satamıyorum, içim elvermiyor. Evin girişinde duruyor. Üstünü örtüyorum. Çoktandır binemiyorum. Oğlum da binmiyor. Bazen özlerim, aşağıya inerim. Örtüsünü kaldırırım. ‘Kızım, ben geldim‘, derim. Her yerine bakarım, her yerini okşarım. ‘Sana binemiyorum, affet beni‘, derim. Kucaklarım, öperim. Sonra ‘hakkını helal et‘, der, üstünü örtüp yanından ayrılırım.’’

Muhittin gitti, Allah rahmet eylesin. “Motosikletine ne oldu?” derseniz, oğlu Asil Tartan, satmaya kıyamamış. Baba yadigarı olarak, Muhittin’in bıraktığı yerde duruyormuş.

Ahmet Tek