Saray Ailesi ve Genç Kardeşlerim Beni Affetsin

Bu makale, bir özür paragrafı ile başlayacak. Dikkatsizliğimin ve özensizliğimin sebep olduğu bir güzelliği okuyucuya iletmekte çok gecikmişim. Mahcubiyet ve üzüntü hissi ile doluyum. Önce Saray Ailesi’nden sonra genç kardeşlerimden ve nihayet Karaman’da ortaklaşa iş yapma becerisini kanıtlamış olan bir grup gönül insanından özür diliyorum.

Yılın büyük bölümünü Trakya’da geçirdiğimi dostlarım bilir. Haziran’da Trakya’ya gittim ve Ekim’de Ankara’ya döndüm. Ankara’dan ayrıldığım sırada Saray Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sami Özdağ, bir kargo gönderdi. Kargolarımız komşumuza bırakılıyordu. Ankara’ya döndükten sonra hem Saray Holding’den hem başka yerlerden gelen kargolarımızı teslim aldık. Gelenler çoğunluk, dergi ve kitaplardı. Bunları daha sonra inceleyip, ayırmak üzere bir kenara koydum. İşte ne olduysa bu aşamada olmuş.

Özdağ Ailesi‘nin vakfı Semiha-Kamil-Adnan Özdağ Eğitim, Sağlık ve Sosyal Hizmet Vakfı (SE-K-A SAR Vakfı), 2021 yılının UNESCO ve Cumhurbaşkanlığınca “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” ilan edilmesi münasebetiyle Saray Holding sponsorluğunda, kültür hizmeti olarak Yunus Emre’nin hayatı ve yaşam felsefesi ile şiirlerinin yorumlanmasını içeren “YUNUS EMRE” kitabını yayımlamış.

SE-K- A SAR Vakfı yayını olan Yunus Emre kitabı, Sami Özdağ imzalı, içeriğini daha sonra paylaşacağım bir mektupla adresime gönderilmiş. Temmuz ayında gelen bu kitabı ve dolayısıyla mektubu hiç görmemişim. Sami Özdağ’ın yakın arkadaşı olan kardeşim Şaban Tek, “Saray Holding, Yunus Emre kitabı yayımlamış. Haberin var mı?” deyince, yazdan birikmiş kitap ve dergi yığınlarını yeniden elden geçirdim. Ve hazine değerinde bir çalışma ile karşılaşınca hem sevindim hem özensizliğimden, dikkatsizliğimden utandım.

Sami Özdağ’ın, mektubunda “Rahmetli babamız Durhasan’ın Kamil Özdağ’ın anısına bastırdığımız bu eşsiz eser Türk milletine ve sizlere armağan olsun” dediği Yunus Emre kitabı, Karaman’ın bu yılki kültür kazanımları arasında ilk sırayı almaya değer nitelikte. SE-K-A SAR Vakfı Kültür Yayınları Serisinden çıkan Yunus Emre, Haziran 2021’de basılmış.

Kitabın editörü İ. Ethem Büyükköse, illustrasyonları Khalid İbrahim Khalaf,düzenlemesi Saray Sekasar Vakfı kurucusu ve Mütevelli Heyet Başkanı Sami Özdağ. Karaman Kültür ve Turizm Müdürü Burhan Yemiş, avukat Ömer Karayumak ve öğretmen Yusuf Yıldırım danışmanlık yapmış.

Kitabın sunuşunu Burhan Yemiş yazmış. Yunus Emre’nin “Bildik, gelenler geçtiler; gördük, konanlar göçtüler” dizelerini başlık olarak seçen Burhan Yemiş‘in yazısını “Yunus Emre’yi severim”. “Ben Karamanlıyım” diyen herkesin okumasını öneririm. Burhan Yemiş‘in birikimini bilenlerdenim. Onun güçlü bir kalemi var. Kısacık yazısında öyle noktalara temas etmiş ki, Yunus’un inanç dünyasını adeta özetlemiş, Karaman’ın yüz yıllardır onun her hatırasını bir emanet bilerek yaşadığına dikkati çekmiş.

Burhan Yemiş’in yazısından birkaç cümleyi özellikle paylaşmak isterim:

“…Bize düşen, bize yurt olan, bereketiyle bedenlerimizi, manasıyla ruhumuzu doyuran bu şehre, Karaman’a yâr olmaktır. Karaman’a yâr olmak nedir? Karaman’a yâr olmak onun mazisinden haberdar olmaktır. Karaman’a yâr olmak her sokağını tanımaktır. Karaman’a yâr olmak Karaman’ın bugününü yaşamak ve Karaman’ı yarınlara taşımaktır. Bu anlamda yazılan her satır, atılan her adım elbette ki eşsiz bir değere sahiptir. Onun izinden yürüyenlere, Yunus’u dost bilip, bizi Yunus’tan haberdar edenlere selâm olsun.”

Yunus Emre kitabının içeriğini daha çok SE-K-A SAR Vakfı‘nın 20 Mart 2012-30 Nisan 2012 tarihleri arasında düzenlediği “Yunus Emre’nin Hayatı ve Yaşam Felsefesi ile Şiirlerinden Bir Bölümünün Yorumlanması” adlı kompozisyon yarışmasında dereceye giren yazılar oluşturmuş.

Kitapta, Sami Özdağ’ın “Karaman’ın Öz Değeri Yunus Emre”, Ömer Karayumak’ın “Yunus Emre’de İnsanlık Sevgisi” ve Yusuf Yldırım’ın “Yunus Emre’de İnsan, Varlık, Allah” başlıklı makalelerinin dışında, yarışmaya gönderilen seksen dokuz kompozisyon bulunuyor. Bu yarışmada, birinciliği Gülcan Çatalbaş “Gel Gör Beni Aşk Neyledi”, ikinciliği Cihan Hayta “Aşkın Pınarından Damlayanlar”, üçüncülüğü Nazik Dinç “Bir Olmak Yaratanda” başlıklı yazılarıyla kazanmışlar.

Dokuz yıl sonra kitaplaşan metinlerden seçmeleri ve daha fazlasını inşallah ileride yazacağım. Geciktiğim için herkesten özür dilerim. Yunus Emre Yılı’nda, Karaman’ın en büyük kuruluşlarından birinin sponsorluğunda yayımlanan 335 sayfalık Yunus Emre kitabını ben, kitap yığınlarım arasında unutmuşum. Elbette mazeret değil. Ama Karaman’da bu kitabı, bu kitapla ilgili bir makaleyi yazan bir Allah’ın kulu da olmaz mı?

NOT: Saray Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sami Özdağ’a sitemimdir: Kitabın bana gönderildiği günden bu yana yaklaşık dört ay geçmiş. Defalarca telefonla görüştük, onlarca kez yazıştık. Bir gün olsun, “Yunus Emre kitabı hakkında yazmadınız. Bir sebebi mi var?” diye sorulmaz mı? Bir vesileyle kitaptan söz açıp, kitabı hatırlatmak zor mu? Elbette değil.

Sami Özdağ, nezaketinden bu soruları sormaktan hicap duyan edepli insandır. Yunus Emre Yılı’nda, Karaman’da Yunus Emre konulu ne kadar yazı yazılmışsa onların toplamından kat kat fazlasını yazan biri olarak, böyle bir kitabı görmezlikten gelebilir miyim? Yunus Emre adına yapılan her işi yücelterek, överek, göklere çıkararak takdim ettiğimi en iyi bilenlerden biri Sami Özdağ’dır. Kitabın hazırlanmasında en büyük emeği veren kişi olan Sami Özdağ’ın, böyle hassasiyeti olan bir konuda bile ricada bulunmaktan kaçınmasını, onun nitelikli vasıflarından biri olarak kayda geçmek istiyorum.

Unutmak, insana verilmiş bir nimettir. Ancak, bu tür unutkanlıktan korkarım ve dostlarımın hatırlatmada bulunmalarından asla rahatsızlık duymam. Her güzel işe, kültür ve sanat faaliyetlerine, insan hayrına olan ne varsa, emek verenlere kalemimle hazır ola geçer, saygı duyarım.

Yunus Emre kitabının ithaf edildiği rahmetli Durhasan’ın Kamil Özdağ’a bu vesileyle rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Ne mutlu ona! Hayır defteri kapanmayan güzel kullar arasında yer alıyor. Hz Peygamber şöyle buyurmuş:

“Kişi öldüğünde ameli kesilir, amel defteri kapanır. Ancak arkasında hayırlı evlat, onunla amel edilen ilim ve sadakai cariye bırakan kimsenin amel defteri kapanmaz.”