Türkiye’nin aydınlık yüzlü, memleket sevdalısı iş adamı dostumun daveti üzerine termal kaynaklar üzerinde kurulu, incir, pamuk, zeytin ve yanık yoğurt kokulu bir şehirden yeni döndüm.
Ağustosta Rapsodi!
Karaman’a Uzaydan mı Geldiniz?
Unutulmuşluğun derin kuyusuna düşüp öldüğünü sandığımız ‘Özveri’ meğer hayattaymış. Bir tesadüf sonucu Karaman’da görülmüş. İnanmayanlar çıkacağı için olay belgelenmiş. Özverinin fotoğrafları çekilmiş ve Facebook’ta paylaşılmış.
Geçti Sevdalarla Ömrüm İhtiyar Oldum Bugün
“Yaşlı ve ihtiyar” kelimesinden korkan öyle çok kişi var ki! Bu iki kelimeyi hakaret olarak algılayanlar da çok. Bu gidişle yaşlı, yaşlılık, ihtiyar, ihtiyarlık kelimeleri kullanımdan kalkacak. Bu kelimeleri sözlüklerden silsek, yaşlılık veya ihtiyarlık adı verilen uzun bir ömrün finale yakın bölümünü yok etmiş olacak mıyız? Bir yandan herkes uzun ömür sürmek istiyor bir yandan da kimse ihtiyar olmak istemiyor. Ne yaman çelişki.
Necip Fazıl’ı Ağlatan Hediye ve Bir Ölü Sözcük
Bir dostla sohbet ediyorduk, “Hasbî insan kalmadı” dedi. Yüzüm aniden acıyla kasıldı. Dostumun sözünü reddetme anlamına gelmiyordu. O, öyle anladı. Konuya devam etmeden soru geldi: “Var mı çevrende hasbî adam?”
Karpuza Gel Karpuza!
Karpuza Gel Karpuza!Maşallah, Volkanik Karadağ’dan Bereket Yağıyor
Kavun mu, Karpuz mu? Karaman’ın En Lezzetli Kavunu Hangi Köyde Yetişir?
Yaz günlerinin ferahlatıcı ve tadına doyulmayan iki lezzeti var: Biri kavun, diğeri karpuz. İkisi de aynı dönemde piyasaya çıkar, yan yana tezgâhlarda satılır. Adeta ikiz kardeşler. Oysa biri Orta Asyalı, diğeri Kuzey Afrikalı. Kavun özbeöz Türk. Karpuz ise Yunanca kökenli kelime olup Farsçadan almışız.
Rüşvet Listemi Açıklıyorum
Ak Parti Karaman İl Başkanı Murat Öztürk, bir açıklama yapmış. Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinin sorunlarını anlatmış. Kim kaleme almışsa kötü yazmış. Türkçe notuna sıfırı bastım. Bu kadar bozuk cümle kurmayı nereden öğreniyorsunuz? Hani Karaman Türk dilinin merkeziydi?
Hastanede Yorgan Kavgası
Nasreddin Hoca, bir kış günü, gece yarısı, kapısının önünde bir gürültü duymuş. Hava soğuk ama Hoca meraklı. Yorganını sırtına alarak dışarı çıkmış. Birkaç kişinin kavga ettiğini görmüş. Yorganını bir kenara bırakarak kavgayı ayırmaya girişmiş. Bu arada açıkgözün biri, Nasreddin Hoca’nın yorganını çalıp kaçmış. Az sonra Hoca’nın da gayretleriyle kavga bitmiş, taraflar barışmış. Ama Nasreddin Hoca, evine yorgansız dönmüş.Karısı:– Kavga neden çıkmış, öğrendin mi, diye sormuş Hoca’ya.Nasreddin Hoca, gülerek cevaplamış:– Hatun, ne sorup duruyorsun. Kavga bizim yorgan yüzündenmiş. Yorgan gitti, kavga bitti. Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki rezaletin dumanı tütmeye devam ediyor. Yorgan henüz çalınmadı. Hastanede sergilenen tavır yetmemiş olacak ki, Başhekim Doç. Dr. Halil İbrahim Taşcı’nın görevden alınması için girişimde bulunanların telaşı artmış.
Hastanede Neler Oldu?
Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki olayı önce Karaman sonra Türkiye duydu. Duyması gerekenler duymazdan geldi, gözlerini kapatanlar oldu. Yerel basının bir bölümü her olayda olduğu gibi bu konuda da “ne etliye ne sütlüye” tavrını sürdürdü.
Ferhat’ın Babası Hüseyin’in Ölümünü Unutamadım
Türk sinemasının seks filmleri furyasından kurtulmak için çare aradığı 80’li yılların başında, yönetmeni Ali Özgentürk, senaryosu Işıl Özgentürk’e ait ‘At’ filmi, 12 Eylül darbesinin karanlık günleri sürerken, kültür ve sanat dünyamızın yüz akı oldu.