Bakalım Kaç Kişi Bilecek: Bu Fotoğraflar Nereye Ait?

Sevgili okur, bu yazıda kullanılan fotoğrafları Karaman’ın kalbi sayılan, şehrin en önemli tarihi mekânından çektim.Burası neresi? Bakalım, kaç kişi bilecek? Bu bir sınav veya anket sorusu değil.Tahminlerinizi sadece kendiniz bileceksiniz. Yorumlarda paylaşmak isterseniz biz de öğrenmiş olacağız.Varan 2Karaman Kalesi çevresindeki tesislerin içler acısı halini bir önceki yazımda paylaşmıştım. Yüzlerce kişi üzüntülerini bildirdi.Bu kez de aynı yerden devam edeceğim. Kale eteklerinde, […]

Aktekke'den İzlenimler

Birkaç ay önceydi. Uzun yıllar TBMM’de görev yapan meslektaşım ve değerli bir dostum aradı. Emekli Ankara Müftüsü ile birliktelermiş. Emekli Müftü bir yolculuktan Ankara’ya dönerken Karaman’a uğramış. Aktekke Camisi’nde sabah namazı kılmış.

Kuğulu Park'ın Kuğusunu Kim Ağlattı?

Bir süredir Karaman’dayım. Baharın tadını çıkarıyorum. Karadağ’ın zirvelerinden ovalara, Kılbasan’dan Kameni’ye, Göksu’dan Ayrancı Barajına, Torosların uzandığı Ambar, Divle, Kayaönü’ne, Pınarbaşı, Manyan, Başkışla’dan Pamukdere’ye, Yeşildere ve Taşkale’den Göves ve Zengen’e, serin yaylalara, şelalelerden ırmaklara, sedir gölgesinden, elma bahçelerine batıp çıktım. İlkbaharla çimdim, tepeden tırnağa yundum. Dostlarla buluştum, hasret giderdim.

Burası Mars Değil!

Karaman’da bu yıl yağış rekoru kırıldı. Dağdan taştan su fışkırdı.Bunca su bolluğuna rağmen Belediye binasının giriş kapısına otuz adım mesafedeki hayrat çeşmesinin musluğundan hâlâ “tıs” sesi geliyor.

Bir Adam

Alıkların ya da güçsüzlerin gözlerini kamaştırmak için sanatımı kötüye kullanmadım.Aydınlığı aradım hep. Boş yere aykırı gitmedim. Gürültü, patırtı koparmadım. Tuhaflıklar yapmadım.Bencil ya da aylak kişilerin hoşlandığı acayip, parıltılı şeylerden söz açmadım. Bunlarla göz boyamadım.Ne olduğu anlaşılmayan ve yanına yanaşılmayan duyguları dile getirdim.Kimseyi taklit etmedim. Korkup da güçlülerin ya da çoğunluğun isteklerine, beğenilerine uymadım.İlkemi, beğenimi, kuralımı kendimden çıkardım.İçtenliğimi ya da bağımsızlığımı en iyi ve en kısa yoldan göstermeyi düşündüm.İlle de şair olduğumu göstermek için çırpınmadım. Böyle bir tasa duymadım hiç.Kendimi işime verdim. Sabırla, alçakgönüllülükle mesleğimi inceledim, iyice öğrendim.Yüksek ya da alçak zekâlara vergi coşku, delilik ve ahmaklık belirtileri göstermedim.Çoğu zaman, bütün geceyi çalışarak geçirdim, gün doğduğunda bir sözcük olsun yakalayamadım. Kimi zamansa, en güzel dizelerim kendiliğinden geliverdiler.Mucizeler gösteren, hep arı su veren bir kaynağa benzetemedim kendimi. Kil ve toprağa benzettim. Toprak gibi süzüyor, kil gibi suyu topluyordum. Sonunda dizeler fışkırıyordu bağrımdan.Temiz yürekli olmak istedim. Kimseyi kırmadım, küçültmedim.