“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.”
(Hz. Muhammed)
Mayıs’ın ilk haftasında geldiğim Karaman’da ilk gezdiğim yer Karadağ’dı. İki haftalık yoğun turların ardından son iki gün durağım kale ve şehir merkezi oldu.
Karaman gezilerime ilişkin yazılarıma, ilk gezdiğim yerlerden değil, son gördüğüm mekânlardan başladım. Karaman, sorunlarının üzerini örtmeyi ve yok sayarak tartışmamayı büyük bir beceri olarak görüyor. “Devekuşu gibi başını kuma sokmak” deyiminin onlarca örneği Karaman’da karşıma çıktı.
Karaman’a haksızlık yapılıyor. Bu haksızlıkları herkes görüyor. Çıkın çarşıya, pazara; kaldırımlar geçit vermiyor, temizlik hak getire, parklar bakımsız.
Yazılarımı okumayan, okumadığı halde yazdıklarımın gerçek olmadığını savunan bir kesim var. Olabilir. Onların baktığı yerle benim baktığım yer aynı değil. Onların gördüğüyle benim gördüklerim bambaşka şeyler.
Bakmak, okuma eyleminden kolay. Bu yüzden son yazılarımda, kısa yazı, bol fotoğraf yöntemini seçtim.
Karaman Kalesi’nden çektiğim fotoğrafları gördünüz. Ha bir insanın kalp damarları tıkanmış ha bir şehrin merkezindeki kalesi ölüme terk edilmiş! Ne farkı var?
Edirne’deyim; Altın Üçgen olarak adlandırılan Selimiye’den başlayıp Ulu Camii ve Üç Şerefeli’den (Burmalı) Saraçlara uzanan bölgeyi turlayıp bir kafeye oturdum. Karaman kent merkezinde gördüklerim aklımdan çıkmıyor. Bedenim Edirne’de, ruhum ve kalemim Karaman’da.
Karaman’da gördüklerimi yazmamak vicdansızlık olurdu. Yazmak ise azap. Ben azabı seçtim.
VARAN 3
Karaman Kalesi’ne veda ederken bazı tespitlerimi paylaşacağım.
1- Kale kapısı hâlâ kapalı. Vali Mehmet Fatih Çiçekli Kale’nin açılması için girişimlerde bulunmuş, 5 Aralık 2025’te, Turizm ve Kültür Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’a kaleyi gezdirmişti.
2- Vali Çiçekli’nin 9 Aralık 2024’te yaptığı “Karaman Kalesi: Karaman’ın Kalbi” başlıklı açıklaması Karaman Valiliğinin sitesinde duruyor.
3- Kale duvarlarına yazılar yazılmış. Karaman Müzesi Müdürlüğünün “Kale surlarına yazı yazanlar, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır” yazılı uyarıcı tabelalara aldırış eden olmamış. Hatta bu tabelalardan birini de kırmızı boyayla boyamışlar.
4- Çevre pislik içinde.
5-Görevli yok.
6-Karaman’ın dertleriyle dertlenenler maalesef yok denecek kadar az. Kaleyi yerinden söküp götürseler, başını çevirip bakmayacak kadar şehre kayıtsız kişiler var.
Öneriler:
Kale kapıları açılsa, çevresine sahip çıkılsa güzel olmaz mı?
- *Kale’de Belediye’ye ait bir “Kent Lokantası” olsa,
- *Karaman yerel yemekleri yapılan bir mekân olsa,
- *Gençlik Merkezi olsa,
- *Sevgi Yolu olsa,
- *Özel müzeler olsa,
- *Seyir terası olsa.
Bunlara engel mi var? Yapılana sahip çıkamayan, bakımını yapamayan, bunları görmezden gelen bir şehir olabilir mi?
Günün Notu: Para parayı, gazeteci haberi çeker.