Bir süredir Karaman’dayım. Baharın tadını çıkarıyorum. Karadağ’ın zirvelerinden ovalara, Kılbasan’dan Kameni’ye, Göksu’dan Ayrancı Barajına, Torosların uzandığı Ambar, Divle, Kayaönü’ne, Pınarbaşı, Manyan, Başkışla’dan Pamukdere’ye, Yeşildere ve Taşkale’den Göves ve Zengen’e, serin yaylalara, şelalelerden ırmaklara, sedir gölgesinden, elma bahçelerine batıp çıktım. İlkbaharla çimdim, tepeden tırnağa yundum. Dostlarla buluştum, hasret giderdim.
Domalandan menengiç filizi kavurmasına, yabani sarımsaktan diken köküne, kekikli yaban tavşanı yahnisinden kuzu inciğe, koyun yoğurdundan keçi tereyağına, cevizli, üzümlü tahinli ekmekten kakırdaklı ıspanak böreğine, sac böreğinden su böreğine, ciğer sıkmasından kıyma sıkmasına, özetle onlarca lezzet durağında molalar verdim.
Dağ bayır gezmekten Karaman’ı görmeye fırsat bulamayacağım galiba diye düşünürken bir bakmışım pazar günü ikindi üzeri Kuğulu Park’ın önündeyim.
Kuğulu Park’tan geçerken Ahmet Kaya’nın “Hani Benim Gençliğim” şarkısını hatırladım. Oysa Ahmet Kaya ile Ankara’da tanıştım. Karaman’da bir tek şarkısını bile dinlemişliğim yoktur.
Gaipten bir ses, “Hani benim sevincim nerde / Bilyelerim topacım/ Kiraz ağacında yırtılan gömleğim /Çaldılar çocukluğumu habersiz. / Penceresiz kaldım anne” diye başlayan şarkıyı okumaya başladı.
Çocukluğum, gençliğim ve annem aklıma gelmiş olmalı. Nostaljik atak geçirenlerden değilim. Kuğulu Park daha dünün parkı; Kâmil Uğurlu’nun Karaman’a kazandırdığı güzelliklerden biri. Çocukluğumda ve gençliğimde orada Hükümet Konağı ve Adliye binası vardı.
Sonra farkına vardım, park düzenlenmiş. Eski halinden eser kalmamış. Meğer Karaman Belediyesi bir süredir “Değişim Devam Ediyor” sloganı ile çalışmalar yapıyormuş. Bunu da bir afişten öğrendim.
Kuğulu Park’ta 2024 yılının 4 Nisan’ında bir ağaç çok dikkatimi çekmişti. Uzakdoğu’nun en zarif, en nazlı, en güzel süs ağacı Japon akçaağacıydı(Acer palmatum).
► Kuğulu Park’ın eski hali
Karaman’a uzaklardan gelmiş bu konuğu seyretmiş, uzun yaşaması için dua etmiştim. O günlerde Madenşehir’de endemik tür olan Portekiz meşesi ve anıt ağaç olabilecek özelliğe sahip devasa çitlembik görmüştüm.
Kuğulu Park yenilenmiş mi, yeniden mi yapılmış, güzel mi olmuş çirkin mi? Beni zerre ilgilendirmiyor. Karaman’da yaşayanlar, parkı kullananlar düşünsün.
Benim gözlerim Kuğulu Park’ın Uzakdoğulu cücesini, çekik gözlü narin güzelini aradı. Ağaç yoktu, yerinde yeller esiyordu. Başına neler gelmiş olabileceğini hayal etmeye çalıştım.
Don mu vurmuştu, bir haşin eldeki kazmanın hışmına mı uğramıştı, peyzaj çalışmasına mı kurban gitmişti? Geçen yıl da yerindeydi, halinden memnundu.
Zavallı Japoncuğun ölümünden kimsenin haberi olmamış mıydı? Kimsesizler mezarlığına mı defnedilmişti? Şehir çöplüğüne mi atılmıştı?
Kıymetli okur, Kuğulu Park’ın Japon akçaağacı artık yok. Oysa normal koşullarda ortalama ömrü 150 yıldır. Daha uzun yaşayanları da vardır. Karaman’daki Japoncuk henüz bebekken ölüp gitmiş. Belki de cinayet demeliyim. Ölümünü kimse görmemiş, feryadını duyan da olmamış.
Karaman merkezde ağaçların başına örülen çorapları bilmiyor değilim. Ama Kuğulu Park’ın miniğinin ölümü beni bir yakınımı kaybetmiş kadar üzdü.
Anladım ki, Ahmet Kaya’nın şarkısını fısıldayan Japon akçaağacıymış. Eğer Kuğulu Park’tan sabah ezanından önce bir ağıt duyarsanız, bilin ki, kuğular Japon akçaağacına ağıt yakıp ağlıyordur.
Not: Edebiyatta, metafor olarak “Kuğunun Gözyaşları” ifadesi vardır. Kuğunun Şarkısı efsanesine atıfla, kuğuların ölmeden önce çıkardığı hüzünlü sesi veya bir sanatçının (balerin, müzisyen) yaşadığı derin melankoliyi, travmaları veya vedayı anlatan edebi eserlerde, hikayelerde kullanılır.
Öneri: Lana Del Rey’den “Swan Song” şarkısını, Tchaikovsky’nin “Swan Lake Op.20, Act:2, No:10” bestesini dinleyebilirsiniz.
Bu haberi kaçırmayın Karaman’ın Anıt Ağaçları Devamını Oku