Argoda kullanılan “Karıncanın belini incitmemek” benzetmesini çok duydum. “Karıncaya binip deveyi kucaklamak” sözünü ise yeni öğrendim. Abartma ve hiciv sanatının şahikası olan sözün sahibi Karasakal Hoca. Başlıktaki “Sözünüzün Eri Olun, Sözünüzün Avradı Olmayın!” uyarısı da Karasakal Hoca’dan. X hesabından fırlamış gibi.
Sözünüzün Eri Olun, Sözünüzün Avradı Olmayın! Karıncaya Binip Deveyi Kucaklamayın
Karaman’da Su Çıkmazı: İbrala Barajı’nın 10 milyon metreküp suyunu kim içti?
“ Karaman Belediyesi Elekle Su mu Taşıyor?” başlıklı yazım, MHP’li belediye yönetimi dışında kimsenin umurunda olmadı. Ak Parti Karaman Belediye Başkan adayı Mevlüt Akgün “Karaman’ın iki aylık suyu kaldı. Susuzluk kapıya dayandı. Alarm zilleri çalıyor” diye bas bas bağırdı. Kimseden ses çıkmadı.
Karaman’da Bu Yollar Lavanta Kokacak
Bir misafirliğe gitsemBana temiz bir yatak yapsalarHer şeyi, adımı bile unutup, Uyusam…Kalktığımda yatağım hâlâ lavanta koksaKekikli, zeytinli bir kahvaltı hazırlasalarNerede olduğumu hatırlamasamHatta adımı bile unutsam…
Karaman’da Bir İlk Olacak
Sosyal medya önümüzdeki birkaç yıl içinde sivil toplum kuruluşlarının yapısını tamamen dönüştüreceğe benziyor. Artık birçok kişi resmî işlemler ve parasal sorunlarla boğuşup dernek çatısı altında bir araya gelmek yerine, sosyal medya üzerinden iletişimi tercih ediyor.
Karaman Belediyesi Elekle Su mu Taşıyor? Yakında Su Parası Sorunu Ortadan Kalkıyor(!)
“Karaman Türkiye’nin en ucuz içme suyunu kullanıyor” lâfını birçok kişiden duydum. Gerçek olup olmadığını bilmiyorum. Bildiğim tek şey, Karaman şehir şebekesinden gelen suyun koktuğudur. Bu yüzden yıllar var ki, Karaman’da musluk suyu içmedim.
Edirne’ye Gel Ciğerimi Ye!
“Karaman Türkiye’nin en büyük köyü ve bu köyü ‘Dünya’nın merkezi sanan’ sakinleri de köylerinden dışarıya adım atmamış kişiler. Başka yerlerden habersiz her köy sakini gibi onlar da, Karaman’ın Türkiye’nin en önemli, en gelişmiş, en güzel, en zengin yerleşim yeri olduğuna inanır. Karaman’ı bir başkent ilan etmedikleri kalmıştır” diye yazıya başlasam, ilk tepki gösterenler, Karaman’dan dışarıya adım atmamışlarla mukayese yeteneğinden mahrumlar olur.
Bu Çorba Anne Sütünü Artırıyormuş! Karaman’ın Unutulan Yemekleri
Bir depremzede öğretmen, bir mahalleyi, Karaman’ın unutulmuş yemekleriyle yeniden buluşturmayı başardı. Karaman Kırbağ Gevher Hatun Mahallesi’ndeki anneanne ve babaanneler, torunlarına kendi çocuklukları döneminin yemeklerini yaptı.
Bir Başkan’ın Çığlığı: Ölümle Tehdit Edildik!
Siyasetten, seçimlerden, adaylardan, ayak oyunlarından uzak, yemek yazılarıyla kıymetli okurlara farklı bir pencereden tatlı tatlı cümleler kurmaya çalışırken, “Şimdi bu da nereden çıktı?” dediğim bir olay patlak verince, rotayı değiştirmek zorunda kaldım.
Karaman’da Yemekler Geçidi: Saray’ın Kavurmalı Pilavı, Ünüvar’ın Paça Çorbası
Büyükşehirlerde geleneksel mutfakların lezzetli yemeklerinin pabucu yıllar önce dama atıldı. İş temposunun yoğunluğu, annelerin mutfağa yeterince zaman ayıramaması, fast food kültürünün etkisi tencere yemeklerini unutturdu. Motokuryelerle evlere servis yöntemi de işin tuzu biberi oldu. (Motokurye TDK Sözlüğü’ne henüz girmemiş.)
Baharın Müjdecileri: Cemre ve Kardelen
Atalarımız, “Ağustos soğuya soğuya kışı, şubat ılıya ılıya yazı getirir” demiş. Bu yaşıma kadar böyle uslu, böyle sakin ve böyle sıcak şubat görmedim. Aylardan habersiz olsam nisandayız derim. Bahar kapımıza dayandı. Baharın müjdecisi kabul edilen ilk cemre havaya düştü. Cemre demek, kıştan bahara aralanan kapı demek. Cemre demek havaların ısınmaya başlayacağının muştusu demek. Arapça kökenli bir kelime olan “cemre”, Türkçede […]