Bir depremzede öğretmen, bir mahalleyi, Karaman’ın unutulmuş yemekleriyle yeniden buluşturmayı başardı. Karaman Kırbağ Gevher Hatun Mahallesi’ndeki anneanne ve babaanneler, torunlarına kendi çocuklukları döneminin yemeklerini yaptı.
Gevher Hatun’daki 24 derslikli Şehit Ahmet Sarı Ortaokulu bir yıl önce eğitim ve öğretime açıldı. “Asrın Felaketi” olarak adlandırılan 6 Şubat depreminden sonra Hatay’dan Karaman’a tayinini isteyen Sosyal Bilgiler öğretmeni Tuncer Baran, bu okulda görevlendirildi. Tuncer Baran, Türk Mutfak Kültürü’nün geçmiş nesillerden gelecek nesillere aktarılmasını amaçlayan “Kültürümüz Kimliğimizdir” projesi kapsamında bir etkinlik hazırladı.
Tuncer Baran’ın, öğrenci ve veliler işbirliğinde hayata geçirdiği “Kültürümüz Kimliğimizdir” projesi kapsamında, anneanne ve babaanneler torunları için Karaman’a özgü ve Türkiye’de unutulmaya yüz tutmuş geleneksel yemekler yaptılar.
Üç kuşağı bir araya getiren ve günümüzde unutulmaya yüz tutmuş yemeklerin, malzeme ve tarifleriyle birlikte sergilendiği etkinlikte Şehit Ahmet Sarı Ortaokulu, mis gibi yemek koktu. Etkinlikte, artık mutfaklarımızda yer almayan gaz ocağı ve bakır kaplar da teşhir edildi.
Anneanne ve babaannelerin yaptığı 70’e yakın yemek arasında dikkat çekenler şunlardı:
-Övemeç çorbası,
-Mülükü,
-Gıcıdık,
-Yağlı bili,
-Etli bulgurca,
-Heyre çorbası (Lohusa çorbası)
-Yoğurtlu ölemeç,
-Aşur,
-Tandır Çorbası,
-Topalak,
-Keşkek,
-Papara,
-Sakalaçarpan çorbası,
-Cantık (Tatar böreği),
-Tepsi çöreği,
-Peynirli papara (Tirit),
-Muhammara,
-Bulgur çorbası (Dangili-Dingili çorbası),
-Çullama.
Tatlı çeşitleri ise şöyle:
-Taş ekmeği tatlısı,
-Palize,
-Elde kadayıf,
-Dızmana,
-Gavut,
-Pekmez helvası,
-Höşmerim,
-İncir uyutması,
-Kaygana tatlısı,
-Güz helvası.
Bir ortaokulun, kendi öğrencilerinin anneanne ve babaannelerine yönelik bir etkinlikte bile 70 kadar unutulmaya yüz tutmuş çorba, yemek, hamur işi ve tatlı çeşidi ortaya çıkmış. Karaman’da mutfak kültürünün zenginliğine bundan daha büyük kanıt olur mu?
Etkinlik bir gerçeği de ortaya çıkarmış oldu. Daha yakın zamana kadar evlerde pişen yemekler maalesef artık sofraları süslemez olmuş. Anneanne ve babaannenin yediği ve pişirmeyi bildiği yemeklerden torunlar habersiz. Yemek kültürü değişime uğruyor, kuşaktan kuşağa damak tadı farklılaşıyor. Fastfood, zengin mutfağımızın en büyük düşmanı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Yukarıdaki yemekleri kim hatırlar, kim pişirir, kim yer? Gevher Hatun Mahallesi bu yemekleri Karaman’a yeniden hatırlattı. Etkinliğin mimarı Öğretmen Tuncer Baran, “Velilerimiz arasında etkileşim sağlandı. Herkes birbirinden yemek tarifi istiyor. Unutulmaya yüz tutmuş yemekleri merak eden çok kişi varmış. Etkinlik sayesinde birçok mahallelinin mutfağında bu yemekler yeniden pişecek” dedi.
Şehit Ahmet Sarı Ortaokulu’ndaki etkinliğe Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim, eşi Hatice Sarıibrahim ile İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan, daire amirleri, millî eğitim yöneticileri ile veliler ve mahalle sakinleri katıldı. Yemekler davetlilere ve öğrencilere ikram edildi.
Lohusa Çorbası
Yemekler arasında en çok merak uyandıranı “Heyre Çorbası” oldu. Bu çorbanın bir adı da Lohusa çorbasıymış. Heyre, ballı, pekmezli bir çorba. Uzak Doğu mutfağından gelmiş gibi; tatlı çorba. Bebeğini emziren annelerin sütünü artırdığına inanılırmış. Bu nedenle bir adı da “Lohusa Çorbası” imiş. Kışın tatlı niyetine de tüketiliyormuş. Bir nevi bulamaç veya sulandırılmış helva. Bu çorbayı hatırlayan var mı? Lohusalara hâlâ yapılıyor mudur?
Merak edenler için Lohusa Çorbası’nın malzemeleriyle yapılışı şöyle:
Malzemeler:
.İki çorba kaşığı un,
.Bir çorba kaşığı pekmez,
.Bir çorba kaşığı bal,
.Bir çorba kaşığı şeker,
.Bir litre su,
.Bir çorba kaşığı tereyağı.
Tarifi:
Unu tencereye alıp kavurun. Başka bir kapta pekmez, bal ve şekeri bir litre suda eritin. Un kahverengileşip kokusu çıkınca karışımı çırparak una ekleyin. Kaynayıp hafif kıvam alınca kapatın. Bir tavada tereyağı eritin. Heyreyi kâsaye koyun, üzerine tereyağı gezdirin.
Bu yemeklerin büyük bölümünün coğrafi işaret için uygun olabileceği unutulmamalı. Tescil için gerekli çalışma gecikmeden yapılmalı.
Yemekli yazılara devam. Bir sonraki yazıdan başlıklar:
-Edirne’ye gel, ciğerimi ye!
-“Gastro Akademi ile Gelecek Mutfakta” projesi başladı.
-Katılımcılara MEB onaylı aşçı yardımcılığı sertifikası verilecek.
-Karaman, Karaman, senden güzeli yok!