Öğretmenim, Canım Benim

Altmış yaşını aşmış, artık çoğu kişinin ağabeyi konumuna gelmiş, dost halkası geniş iki Karamanlı arkadaşımın gözleri parlıyordu. Karaman Lisesinin edepli ve mahcup iki genci, Feridun Erdoğdu ile Sami Tartan, nur yüzlü öğretmenlerinin karşısında, elleri dizlerinin üstünde, gülümseyen yüz ifadeleriyle oturuyordu. Elli yıl sonra buluşmanın mutluluğu yüzlerden okunuyordu.

Kırşehir’den Kır Çiçeğine

Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük’te “kır” kelimesini; şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer; dağ bayır, sahra diye tanımlamış. Çocuk zihnim kırı nasıl kodlamışsa bendeki çağrışımı yoksulluk, çaresizlik, verimsiz topraklar, toprak damlı evler ve toz içindeki köylerdir. Çocukluğumun flu kelimeleri arasındadır.

Bir Bu Eksikti: Seyyar Tezgâhta Fosil Satışı

Son yazılarımdan biri “Dert Etmeye Değer mi?” başlıklı, toplumsal çürüme ve vurdumduymazlığımız üzerineydi. Vurdumduymazlık, TDK’ya göre, hiçbir şeye aldırış etmeyen, umursamayan, önem vermeyen, kulak asmayan, duvar yüzlü demek. Bu haberi kaçırmayın Dert Etmeye Değer mi? Devamını Oku