Afiyet Olsun!

Niyetim kimseyi üzmek, kırmak, incitmek değil. Birilerini rencide etmek aklımın ucundan geçmez. Gerektiğinde o işi de layıkıyla yaparım. Karaman’da kültürel ve sosyal etkinlik adına yapılan ne varsa beni sevindirir.

Kabak Çekirdekli, Şepit Ekmekli Yazıya Buyurun

Kabak çekirdekli, gavurgalı, şepit ekmekli, tahinli, pişili, hacı lokurlu, Karaman’ın boğazlar meselesine ait ilginç bir yazı okumak istiyorum diyenler lütfen buraya… Ankara Kızılay’daki mekanların önünde duran elemanların bir yandan sigara tüttürürken diğer yandan müşteri çekmek için önlerinden geçenlere söylediği “buyrun, buyrun” gibi oldu ama varsın olsun.

Sağcıların Kazığı, Solcuların Aklı

Hazreti Muhammet (sav) Medine pazarında alışveriş yaparken bir buğday yığını dikkatini çekti. Yığına elini daldırıp çıkardı. Parmakları ıslandı. Satıcıya ıslaklığın sebebini sorduğunda, yağmurdan kaynaklandığı cevabını aldı. Bunun üzerine Hz. Muhammet, “Öyleyse insanların görmeleri için ıslak olan kısmı üste koyman gerekmez miydi?” dedi. Satıcı, kuru ve ıslak olan buğdayı ayırmadan satışa sunmak suretiyle insanları aldatmak istiyordu. Hz. Muhammet, “Müslümanlar arasında aldatma olmaz! Bizi aldatan, bizden değildir!” diye satıcıyı uyardı.

Zor Dostum Zor Deprem Bölgesinden Notlar

Mehmet Akif, “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” diye dua etti. Milletine armağan ettiği İstiklâl Marşı’nı, yedi eserinden oluşan Safahat adlı kitabına almadı. Mehmet Akif, bu durumu Eşref Edip’e şöyle anlattı: “İstiklâl Marşı’nı milletime hediye ettim. O milletindir, benimle alâkası kesilmiştir. Zaten o milletin öz malı ve eseridir. Ben yalnız gördüğümü yazdım.” Kültür Sanat Muhabirleri Derneği’nin davetiyle gittiğim […]

Helvacının Oğluydu, Başbakanın Dostu ve Danışmanı Oldu

Zihnimin konukları arasında yer alan değer verdiğim her ismin bende bir sözcük karşılığı vardır. Ünlü edebiyatçı Goethe “ışık” ve “güneş”tir. Goethe “Işık, biraz daha ışık” diyerek son nefesini vermiş. Ölümünden bir süre önce de dağların arkasında yitmekte olan güneşi göstermiş ve “Batarken bile büyük” demiş.

Ayhan Tan ve Kubilay Ülkü’nün Ardından

Her canlı ölümün kucağına doğar. Ölüm, doğumumuzun ilk ödülü, hayatın sona ermesi ve bu dünyanın tek gerçeği. Ölüm, ömür adını verdiğimiz yaşam mücadelesinin iniş çıkışlı güzergahının son durağı. Ölüm, bize gelmeden önce sevdiklerimizi ve tanıdıklarımızı yolumuzdan birer birer alan emanetçi.

Karaman’ın Annesi | Ahmet Tek Anneler Günü İçin Yazdı

Bugün, 14 Mayıs Anneler Günü. Annesi sağ olanlara ne mutlu; onlar bugünü fırsat bilsinler ve annelerinin dizinin dibinden kalkmasınlar. Annelerinin hediyesini unutmasınlar, ellerini öpsünler, sohbet etsinler, akıllarına gelen her şeyi sorsunlar. Anneler çocuklarıyla konuşmaya doyamaz. Hayatta olmayan anneleri de unutmayalım. Onları hayırla yad edelim, ruhlarına Fatiha gönderelim.

Karaman’ın Lezzetleri Coğrafi İşaret Bekliyor

Deveye sormuşlar: “Neden boynun eğri?” “Nerem doğru ki!” demiş. Karaman’ı neden tanıtamıyoruz diye yakınanları dinledikçe bu sözü hatırlarım. Tanıtamazsınız kardeşim. Lafla peynir gemisi yürümez. Yöresel yemeklerini sunabileceği bir lokantası bile olmayan şehir kendini nasıl tanıtsın?