Hazreti Muhammet (sav) Medine pazarında alışveriş yaparken bir buğday yığını dikkatini çekti. Yığına elini daldırıp çıkardı. Parmakları ıslandı. Satıcıya ıslaklığın sebebini sorduğunda, yağmurdan kaynaklandığı cevabını aldı. Bunun üzerine Hz. Muhammet, “Öyleyse insanların görmeleri için ıslak olan kısmı üste koyman gerekmez miydi?” dedi. Satıcı, kuru ve ıslak olan buğdayı ayırmadan satışa sunmak suretiyle insanları aldatmak istiyordu. Hz. Muhammet, “Müslümanlar arasında aldatma olmaz! Bizi aldatan, bizden değildir!” diye satıcıyı uyardı.
Türkiye, 14 Mayıs’ta seçim yaptı. TBMM 28. Dönem milletvekilleri seçilirken, Cumhurbaşkanlığı ikinci tura kaldı. 3 aydır seçimle yatıp seçimle kalkıyoruz. Seçim sonuçlarına ilişkin her kafadan bir ses çıkıyor, herkes kendince değerlendirmede bulunuyor. Bulunsunlar, bence sakıncası yok. Boş konuşmanın, zaman israfından başka ne zararı olacak ki!
Türkiye’de her seçmen siyaset uzmanıdır. Bu uzmanlık Allah vergisi falan değildir. Bilgi, belge, görgü, edep istemez. Maliyetsiz iştir. “Salla, sallayabildiğin kadar” yöntemi geçerlidir. Sosyal medyadaki paylaşımlara baktıkça gurur duyuyorum. Sonra “Allah’ım, şükürler olsun. Dünyanın en çok seçim uzmanını bu topraklara göndermişsin. Böyle bereketli bir memleket yoktur” diye gurur duyuyorum. Konuşanların konuşmaları anlaşılır gibi değil, yazarak katkı sağlama heveslileri ise Türkçe cümle kuramayan kesim. Olsun, siyaset uzmanlığı için Türkçeyi düzgün konuşmak, doğru yazmak gerekmiyor.
Bir arkadaş görüntü göndermiş; “ne olur izle” diye bir de not düşmüş. Görüntüyü açtım, Cübbeli Ahmet karşımda. Sağcılar diyor, solcular diyor, kazık atmaktan söz ediyor ve bir kesimi akılsızlar diye yaftalıyor.
Haksızlık etmemek için görüntüyü izleyip yazılı metne dönüştürdüm. Sizler de okuyun istedim. Cübbeli adaşım bakın ne demiş:
“Bizim sağcılar CHP’ye iyi bir kazık attılar yine. 2 puanları yok 34 mebus aldılar CHP’den. Allah Allah… Bu sağcılar devamlı solculara kazık atıyor. Solculara tavsiye ediyorum, aklınızı başınıza alın. Siz nasıl solcusunuz, sağcılara aldanmayın. Sağcılarda kazık atma huyu gelişmiştir. Buna dikkat edin. Bu solcular ne zaman akıllanacak?”
Önce sağcı ve solcu kavramlarına itirazım var. Türkiye’de sağ ne, sol ne? Böyle bir ayırım mümkün mü? Ben Cemil Meriç’in sözlerine itibar edenlerdenim. Üstad, “Bu memlekette sağcı-solcu, ilerici-gerici yoktur, namuslu ve namussuzlar vardır. Siz namuslulardan olun! Göreceksiniz çok kalabalık olacaksınız!” demiş.
Akademisyen, iktisatçı ve düşünür İdris Küçükömer, 40 yıl önce “Türkiye’de sağ soldur, sol da sağ” diyerek golü ters köşeden atmış.
Cübbeli’nin sağ ve sol söylemlerinin hükmü yok. Yok ama DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’ni sağcı olarak görüp, “Bizim sağcılar CHP’ye iyi bir kazık attılar yine” diyebiliyor. Türkçe Sözlük’te “kazık atmak” aldatmak ve kazıklamak olarak tanımlanmış. Cübbeli, “Aldatan bizden değildir” hadisini bilmez mi? Ne demek “sağcılarda kazık atma huyu gelişti?”
Ya CHP’yi solcu olarak görmesine ne demeli? CHP’nin solla ne işi kaldı ki! Üstelik bir de solcuları akılsızlıkla itham etmiyor mu, pes doğrusu! Cübbeli “Bu solcular ne zaman akıllanacak” diye dalgasını geçmiş.
Cemil Meriç, İdris Küçükömer düzeyinden, Cübbeli Ahmet sohbetlerine atlamak da Türkiye’nin düşünce zemininin geldiği noktayı gösteriyor olmasın?
Her türlü aldatma eylem ve söylemini “bizden değildir” uyarısına muhatap diye inanıyorum. Liyakatsizleri iş başına getirmek, yalan söylemek, iki yüzlü davranmak, verdiği sözün gereğini yapmamak, rüşvet, torpil, adam kayırma ve benzeri her hareket bir aldatmadır. Hazreti Muhammet, aldananı “akılsız, salak veya aptal” diye yaftalamamış. Ama “Aldatan bizden değildir” uyarısını yapmış.
Günün Sözü: İnsanları aldatmak güldürmekten kolaydır. (Moliere)
Ahmet Tek