Ellerde Ne Başkanlar Var

Günlük yaşamın hayhuyu içinde yuvarlanıp gidiyoruz. Siyasetin kabalığından ve hoyratlığından bıktık usandık. Atanmış ve seçilmişlerin büyük bölümü görevlerinin halka hizmet olduğunu adeta unutmuş. Geçici makamları kendi varlıklarının ayrılmaz parçası sanıyorlar. Özel, dokunulmaz, eleştirilmez, asık suratlı, tebessümü unutmuş kişiler ruhumuzu karartıyor, içimizi daraltıyor. Öyle bir noktaya geldik ki, bu hal üzere olanlar doğal karşılanıyor. Onlar artık yadırganmıyor.

Karamanlı Öğrenciye Polis Yumruğu

Hz. Mevlâna’nın 25 bin 618 beyitten oluşan 6 ciltlik muhteşem eseri Mesnevi “Dinle Neyden” cümlesiyle başlar. Ney, kamıştandır. Bu yazı ise abanozdan yapılmış klarnet üzerine olacak. Bu güzel ülkede ‘Klarnet Kardeşliği” diye bir gerçekliğin örneğini vereceğim. Bir nefesin, ezginin ve enstrümanın neler çağrıştırdığını anlatmaya çalışacağım. Tekirdağlı Katil Hasan’ı, Eyyvah Eyvah’ın Hüseyin Badem’ini, Karamanlı bir saat ustasını buluşturan bir öykü.

Karaman’a 100 Yılın En Büyük Hizmeti Nedir?

Karaman’a Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan en önemli ve en büyük devlet hizmeti nedir? Kendinize böyle bir soru sorsanız ve yanıtını sadece kendinize verseniz aklınıza ilk gelen hizmet ne olur? Sizin yanıtınızın ne olduğu hakkında bir tahminde bulunamam.Ben kendi yanıtımı vermek istiyorum: Hızlı tren.

Saatçi Kadir’in Anısına

Yıl, 2008. Mekân, Karaman Yunus Emre Camii önü.“Kışın son günlerinin ayazı sürerken, elinde bir poşet, ıslık çalarak kedileri çağıran birini gördüm. Islığın ardından nereden çıktıkları belli olmayan birkaç kedi, kaldırımın kenarına bırakılan etlere hücum etti. Elinde içi et dolu poşetiyle, kedileri çevresinde toplayan kişi, yıllardır görmediğim ama tanıdığım biriydi. Karaman’da herkesin tanıdığını tahmin ettiğim bu kişi Saatçi Kadir olarak bilinen Kadir Güneş’ti.”Yıl, 2020. Mekân, arkadaşım Umran Çetinkaya’nın marketi.

Karaman’da Hastane Bilmecesi

Araştırmacı yazar Cemalnur Sargut’un bir konuşmasına tesadüf ettim. Şöyle söylüyordu: “Ben yaptığım her şeyde Allah’ın benden memnun olmasından yanayım. Kulun olmayacağını biliyorum. Kula canını versen, kul razı olmaz. Ama Allah senden memnunsa bundan daha güzel bir his olamaz. Bunun adına özgüven deniyor.” Söz verdiğim üzere, Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni, Başhekim Ahmet Yılmaz’ın görev süresinin uzatılmamasını ve sonrasındaki gelişmeleri yazacaktım. Cemalnur Sargut’un sözleri yazımın rotasını çizdi, ilham kaynağım oldu: Kula canını versen, kul razı olmaz!

Karaman’ın Cömertliğini Arif Paşa da Gördü

Vefa, bizde derinlere kök salmış ulu ağaçlara benzer. Fırtınalı günlerde devrilmesinden korkulan, dalları kırılan, yaprakları dökülen ve her baharda can suyuyla yeniden dirilip yeşillenen ulu ağaçlara… “Biz vefasız mı olduk? Ne çabuk unuttuk!” diye hayıflandığımız durumlar da olur. Her ne olursa olsun, bu topraklarda vefa ölmez. Vefalı insanların soyu tükenmez.