Araştırmacı yazar Cemalnur Sargut’un bir konuşmasına tesadüf ettim. Şöyle söylüyordu: “Ben yaptığım her şeyde Allah’ın benden memnun olmasından yanayım. Kulun olmayacağını biliyorum. Kula canını versen, kul razı olmaz. Ama Allah senden memnunsa bundan daha güzel bir his olamaz. Bunun adına özgüven deniyor.”
Söz verdiğim üzere, Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni, Başhekim Ahmet Yılmaz’ın görev süresinin uzatılmamasını ve sonrasındaki gelişmeleri yazacaktım. Cemalnur Sargut’un sözleri yazımın rotasını çizdi, ilham kaynağım oldu: Kula canını versen, kul razı olmaz!
Yazının başlığı, ‘Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Başhekim Bilmecesi’ olmalıydı. Hastaneler son dönemde Türkiye’nin her yerinde bilmeceye döndü. Ak Parti’nin en çok övündüğü ve büyük yatırımlarla çağ atlattığı sağlık hizmetleri, en çok şikayet edilen konulardan biri haline geldi.
Üç yıl önce, henüz korona tehlikesi yokken, 10 gün kadar Karaman’da kalmıştım. Ankara’ya döndükten sonra ‘Karaman’dan İzlenimler’ başlığı altında bir dizi yazı yazmıştım. İlk yazım ‘ Devlet Hastanesi’nde Neler Oluyor?’ başlığıyla 5 Şubat 2020’de yayımlanmıştı. O yazıdan bir bölümü hatırlatmak istiyorum.
“Başhekim Kardiyolog Ahmet Yılmaz, Karamanlı. Yani Karaman doğumlu. Çocukluğunu Karaman’da yaşamış. Dr. Sadık Ahmet İlköğretim, Karaman Anadolu Lisesi ve Karaman Fen Lisesi mezunu. Ailesi, yakınları, komşuları, dönem arkadaşları, okul öğretmenleri, okul idarecileri ne kadar övünseler yeridir. Kolay mı Tıp Fakültesi’ne girmek, diploma almak, TUS’u kazanıp uzman olmak? Ancak hafif insan böylesi bir eğitimi hafife alır.
Başhekim Yılmaz genç bir uzman doktor. Henüz 35 yaşında. Mesleğiyle ilgili değerlendirmede bulunmak bana düşmez. Sağlık Bakanlığı bu durumu dikkate almış, Ahmet Yılmaz’ı taltif etmiş.
Yılmaz, Karaman’da koroner anjiyografi hizmetlerinin 24 saat kesintisiz verilmeye başlanılması, ilk kalıcı kalp pili uygulaması gibi hizmetleri başlattığı için Sağlık Bakanlığı tarafından 2018’de ‘Yılın Başarılı Hekimleri Ödülü’nü almış. Ardından 23 Eylül 2019’da Karaman Devlet Hastanesi’ne başhekim olarak atanmış.
İnşallah siyaset hastaneden, hastane yönetiminden uzak durur. Elbette politikacılar hizmet için, hastanenin donanımı için çaba göstereceklerdir. Sadece bununla sınırlı kalsalar ne güzel olur. Bir süre önce okuduğum bir haberdeki gibi, muayene ile tedaviyi ayırt edemeyen bir parti yöneticisinin yaptığı açıklamayı Sağlık Müdürlüğü veya hastane başhekimliğinden duymak en doğrusudur. Siyasiler, hastanenin iş akışına, doktorlara ve personele bulaşmasa, işler daha güzel yürümez mi?
Başhekim Ahmet Yılmaz, mesleğinin zorluklarını göğüsleyecek konumda. Heyecanlı, ilgili, duyarlı. Hastalarına yaklaşımı ve nezaketi dikkatlerden kaçmıyor. Karakter, mesleki başarının sebebi değildir ama insani yaklaşım, sağlık hizmetlerinin en temel vasfıdır.”
Kula canını versen kul razı olmazmış. Üç yıl önce heyecanlı, ilgili ve duyarlı olarak anlattığım, nezaketli olarak tanımladığım Başhekim Ahmet Yılmaz’ın görev süresi bir ay önce sona ermiş. (Sağlık Bakanlığı, başhekim görevlendirmelerini 2012 yılından itibaren sözleşmeli ve süreli yapıyor. Bakanlık, sözleşmeyi yenileyip, aynı kişiyi görevlendirebiliyor.)
Başhekim Yılmaz, Karaman’da gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra, sözleşmesinin yenilenmesi için evraklarını iki ay önce Sağlık Bakanlığı’na göndermiş. Ancak bakanlık süre dolup, iki hafta geçmesine rağmen, hangi nedenle bilinmez, Ahmet Yılmaz’la ilgili tasarrufta bulunmamış. Anlaşılan, KMÜ’ye rektör atanmasındaki gecikmenin bir benzeri hastanede de Karaman’ın karşısına çıkmış.
İl Sağlık Müdürlüğü, Ahmet Yılmaz’ın sözleşmesi yenilenmediği için, yerine vekâleten Uzman Dr. Mehmet Serkan Yurdakul’u görevlendirmiş. Dolayısıyla Ahmet Yılmaz’ın başhekimlikten istifa etme durumu söz konusu değil, istifa dilekçesi de vermiş değil.
Bu arada, Ahmet Yılmaz’ın evrakının bakanlıkta özellikle bekletildiği, KMÜ’ye rektör atandıktan sonra, hastaneye de bir başka ismin başhekim atanarak, Ahmet Yılmaz’ın görevden alınmasına tepki gösterilmesinin önüne geçileceği iddiaları ortada. Başka iddialar da söz konusu.
Bu süreçte, başhekim yardımcıları Dr. Mehmet Serdar Şencan ve Dr. Ali Avcı ile Başhemşire Fatma Korkmaz istifa etmiş. İstifa eden doktorlar izin talebinde bulunmuş. Ancak izin istekleri kabul edilmeyince rapor almışlar.
Milletvekilleri açıklama yapamadı
Miş’li ifadeler kullanıyorum. Çünkü resmî bilgi yok. Bu durumun İl Sağlık Müdürlüğü’nün kriz yönetimini yürütememesinin sonucu olduğunu düşünüyorum. Bu süre zarfında, İl Sağlık Müdürlüğü’nden, Ak Partili yöneticilerden ve milletvekillerinden kamuoyuna açıklama yapılmadı. Oysa çok önemli bir konu. Şeffaf olunsa, vatandaşa doğru bilgi aktarılsa şehirdeki dedikodulara meydan verilmemiş olurdu.
Günlük 2 bin hasta için dizayn edilmiş bir binada günlük 7 bin kadar hasta bakıldığı bilinen bir gerçek. Başka sorunlar olduğu gibi…
Biraz geriye gidip hastanenin dünden bugüne geldiği noktaya bir göz atalım!
3,5 yıl önce asansörsüz bir hastaneydi. Asansörler yapıldı, zemin ve çatılar değişti, yeni yoğun bakım üniteleri açıldı, ameliyathane modernize edildi, yeni tıbbi cihazlar kazandırıldı. By-pass ameliyatı, çocuk kardiyolojisi işlemleri, kanser ameliyatları gibi ileri işlemler başlatıldı.
Hastane, KMÜ ile birleşme protokolü imzalanarak eğitim ve araştırma hastanesine dönüştü. Akademik kadro bir yandan eğitim verip bilimsel çalışma yaparken bir yandan da hastaya hizmet verdi. Bu zorlu süreç, sancısız ve sorunsuz geçti. Hekim kaybı en az olan hastaneler arasında yer aldı. Yaklaşık 100 olan uzman hekim sayısı bugün 65’i akademisyen, 200 doktora ulaştı. Pandemi dönemini yoğun hasta yüküne rağmen, en az sorunla atlattı.
Bunları, Başhekimin kişisel başarıları olarak göstermek niyetinde değilim. Ama mevcut yönetimin emeğini görmezden gelmek haksızlık olur. Milletvekili Recep Şeker, 2023 Bütçe Kanunu Teklifi’nin görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda, 11 Aralık 2022 tarihinde yaptığı konuşmada Karaman’daki sağlık hizmetlerine ilişkin bazı verileri paylaşırken, bu hakkı teslim etti.
Milletvekili Şeker, Karaman’’ın AK Parti iktidarında sağlık hizmetlerinden nasibini aldığını belirtti. Şeker konuşmasının son bölümünde şunları söyledi: “Karaman için nüfusuna göre olması mümkün görünmeyen, Sayın Cumhurbaşkanımızın, ısrarlarımıza, Karaman sevdasına ve ilimize verdiği değere istinaden izin verdiği Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültelerinin kurulması ile Eğitim Araştırma Hastanemizde 56 profesör, doçent, öğretim görevlisi Karaman halkına hizmet etmekte. Artık Karaman’da açık kalp ameliyatları dahil, özellikli operasyonlar yapılabilmekte.”
Ak Parti iktidarının en önemli hizmet ve yeniliği sağlık alanında oldu. Karaman bu hizmetten en çok yararlanan iller arasında yer aldı. Pandemi sonrası Türkiye genelinde randevu problemleri arttı. Bu sorun Karaman’ı da etkiledi. Hâlâ giderilmiş değil. Buna rağmen Karaman’da hastalar mağduriyet yaşatılmadan muayene edildi, aciliyet sırasına göre hizmet sunuldu. Türkiye’de çok az hastanede görülebilen açık kapı uygulaması Karaman’da sağlandı. Acil servis düzenlemeleri ile bekleme süreleri azaltıldı. Acil yoğun bakım uygulaması sayesinde yoğun bakım sevkleri bir hayli düştü.
AK Parti Karaman İl Başkanı Abidin Çağlayan da, asansör sorununun çözüme kavuştuğunu belirttiği yazılı açıklamada, “Karaman Devlet Hastanesi’nin kronik sorunu olan asansör problemi böylelikle çözülmüş oldu. Bu güzel gelişmede emeği olan Sağlık Bakanımız Dr. Fahrettin Koca’ya, Karaman Milletvekillerimiz Dr. Recep Şeker ve Av. Selman Oğuzhan Eser’e, Karaman İl Sağlık Müdürümüz Dr. Adnan Kurşun’a, Başhekimimiz Uzm. Dr. Ahmet Yılmaz’a, hastane yönetimine ve emeği geçen herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullanmıştı.
Seçimler için geri sayım çoktan başladı. Buna rağmen Karaman’da her gün yaklaşık 5 binin üzerinde hastaya sağlık hizmeti veren bir kurumda yönetim krizi çıkarmak bana mantıklı gelmedi. Ak Parti il yönetimi, “Tekere çomak sokmak” deyimini duymamış olabilir mi? Sözlükte “Kendi ayağına sıkmak” ne demek, bakmalarını öneririm. Ak Parti, Karaman’da belediye başkanlığını taktik hata ve kriz sonucu kaybettiğini ne çabuk unuttu. Bugün o koltukta bir başkası değil, Mahmut Sami Şahin oturacaktı. Kaybeden kim oldu? Mahmut Sami Şahin mi? Şahin, önce KOP’un sonra TSE’nin başına geçti. Her iki kuruluşun Türkiye için ne ifade ettiğini bilmeyeniniz var mı?
Ahmet Yılmaz, yeni başlatılan ‘tomografi anjiyo’ (sanal kalp anjiyosu) işlemini bile duyurmaya fırsat bulamamış diye bir de müjde verelim (!) Konya dahil olmak üzere kamuda yapılmayan çocuk kardiyolojisi işlemlerinin Karaman Eğitim Araştırma Hastanesi’nde yapıldığını bilmem, duydunuz mu?
Başhekimin sözleşmesinin bakanlıkta bekletilmesi ve hastaneyle ilgili olumsuz dedikodular çıkarılmasına bazı kesimlerden tepki geldi. Karaman Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Öngay, 268 muhtar adına Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya seslendi. Öngay, mesajında, Ahmet Yılmaz’ı başhekim olarak görmek istediklerini ifade etti.
Karaman’da herkesin dilinde olan ve bir haftadır gündemden düşmeyen hastane bilmecesinden sadece iktidar ortakları ile muhalefet partilerinin il yöneticilerinin haberi yok galiba.
CHP ve İyi Parti başta olmak üzere, muhalefetteki siyasi partilerin yönetimlerinden her hangi bir eleştiri gelmedi. Her konuda olduğu gibi bu konuda da sessizliği tercih ettiler. Oysa hastane konusu her yönüyle ele alınıp değerlendirilecek bir konu. Hastane ve sağlık, bir şehrin eğitimle birlikte en önemli ve öncelikli meselesidir. Derin mevzudur ve sessizliğe bürünerek geçiştirilemez.
Karaman’da Sağlık Müdürlüğü ile hastaneye ilişkin iddialardan bazılarını paylaşmak istiyorum:
- Artan hekim sayısı sebebiyle oluşan sekreter açığı 2 yıldır giderilememiş, İl Sağlık Müdürlüğü çözüm üretememiş. İddiaya göre, kadrosu hastanede olan birçok kalifiye sekreter ve personel, ihtiyaca rağmen Sağlık Müdürlüğü bünyesine çekilmiş.
- Yine önemli bir sayıda güvenlik personeli, teknik atölye personeli, hemşire ve sekreter esas hizmet makamı olan hastaneden Sağlık Müdürlüğü’ne alınmış.
- Engelli kadrosu ile alınan personelin az engelli olanları İl Sağlık Müdürlüğü’ne, ağır engelli olanları hastaneye verilmiş. Hasta yoğunluğunda artan sıralar ve temizlik zaafının nedenlerinden biri buymuş.
- Hastanenin İdari ve Mali İşler Müdürlüğü makamına 1 yıldır atama yapılmamış. 6 aydır 1 başhekim yardımcılığı kadrosu da boşmuş. Hastane yönetiminin bu konudaki girişimleri sonuçsuz kalmış.
Ayrıca, Aksaray, Niğde, Ordu gibi eşdeğer illerin yönetim kadrosu ile Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kadrolarının mukayese edilmesini önerenler oldu. Karaman’ın, eksik kadroya rağmen çok yüklü bir tempo ile çalıştığı iddia edildi.
Bu iddialara İl Sağlık Müdürlüğü’nün açıklaması olacaktır. Daha fazla gecikmeden basın duyurusu yapılırsa, Karaman’daki puslu hava dağılır, herkes gerçekleri öğrenir.
SORUNLAR AŞILAMAYACAK KADAR MI?
Gerçekten Karaman’da hastanede sorunlar aşılamayacak kadar mı? Hastane, beklenen sağlık hizmetini veremiyor mu? Hastalara kaba davrananlar oluyor mu? Temizlik hizmetleri yetersiz mi? Bunların çözümü için neler yapılıyor? Yeni bir başhekim atanmasıyla her şey düzene mi girecek?
Sağlıkta sözleşmeli yöneticilik sisteminin işleyişinden, taşeron işçilerine, KPSS’siz personel alımına, temizlikten, idari personelin tutum ve davranışlarına kadar onlarca sorun dile getirilebilir. Hastanelerde doktor ve sağlık personelinin iş yükünün ağırlığı herkesçe malum. Ama idari hizmetlerde ve temizlik işlerinde yükün büyük bölümünü çalışanların bir kısmının üstlendiği ifade ediliyor. Hizmetli sayısının yetersizliği ise başlı başına sorun.
Üç yıl önce yazdığım yazıdan bir cümle: İnşallah siyaset hastaneden, hastane yönetiminden uzak durur.
Cemalnur Sargut’un sözü ile veda edelim: Kula canını versen, kul razı olmaz!
Not: KMÜ’ye rektör atamasının bugünlerde yapılacağı duyumunu aldım. Rektörlük makamı için Karaman’da tanınan bir değerli hocanın adı geçiyor. İnşallah üniversite ve Karaman için hayırlı olur.