Öküz Olmak İsteyen Kurbağa

Dünyada yaşıyoruz, cennette değil. Irklar, ülkeler ve insanlar çeşit çeşit. İyiler de var, kötüler de. İyilik de var kötülük de. Her şeyi yaratan, her şeyin sahibi böyle istemiş. İnsanı farklı kılmış, ona ayrıca akıl ve irade bağışlamış. Aklın kullanılmasını zorunlu tutmuş.

Karaman’dan Film Gibi Bir Dostluk ve Paylaşım Öyküsü

“Paylaşmak Güzeldir.” Bu ifade, beş yaşındaki oğlum Hasan Sadi’nin dilinden düşürmediği sözdür. Abur cubura her çocuk bayılır. Bizimkiler de öyle. Şimdi her market, her AVM, her park abur cubur dolu. Birinden kaçsak diğerine yakalanıyoruz. Abur cubursuz gün geçmiyor. Çocukların bayıldığı abur cuburları bir türlü sevemedim. Benim çocukluğumun atıştırmalıklarına benzer yanları yok. Hasan Sadi, ne aldırdıysa mutlaka bana tattıracak. Bunu huy edindi. Elindeki yiyeceği uzatır, kibarca reddederim. “Ben abur cubur sevmem ki” derim. Israr eder ve son kozunu kullanır:

Diyarbakır Baklavası ve Karamanlı Arif Çavuş

1970’li yıllarda Ankara’daki üniversite öğrenciliğim döneminde bir arkadaşımın maruz kaldığı çirkinliği anlatmıştım. Hatırlayın, bitiremediği kabak tatlısından arta kalanı hemşehrisi ve ev arkadaşına yedirmek yerine çöpe gitsin isteyen bir üniversite öğrencisinin hamlığını ve hödüklüğünü yazmıştım. Uç örnek. Böylesi az bulunur diyebilirsiniz. Olay, hem Karamanlı iki arkadaş arasında geçtiği hem de çok aykırı bir durum olduğu için aklımda detaylarıyla ve dün olmuş gibi kalmış.

Şakir’e Çay Yok!

Çiçek Abbas, Sinan Çetin’in yönetmenliğini yaptığı ve baş rollerinde Şener Şen, İlyas Salman ve Pembe Mutlu’nun yer aldığı, 1982 yapımı bir komedi – drama filmidir. Yeşilçam klasiklerindendir. Replikleri hafızalarımızdan çıkmayan filmdir. İlyas Salman’ın oynadığı Çiçek Abbas’ın, Şener Şen’in canlandırdığı Şakir’e, mahalle kahvesinde söylediği “Herkese benden çay, Şakir’e yok” dediği sahneyi unutmak mümkün mü?