Karamanlı Ermiş!

Karaman’ın ak saçlı, ak sakallı, tatlı dilli, güler yüzlü, esprili ve taşı gediğine koyan hocası kimdir? Allah sağlık ve sıhhat versin, Karasakal namıyla ünlü Sayın Mehmet Ali Kırboğa’dır. Peki, Karaman’ın yaşayan “Ermiş”i kimdir?Karasakal Hoca’nın bir kerametini (!) Karamandancom’da sizlerle paylaşmıştım. Bu kez bir başka kerametini anlatacağımı bekleyenler hayal kırıklığı yaşayacaklar. Karasakal Hocam bir ermiş. Karaman’ın yaşayan ‘Ermiş’i. Sadece öngörüsü olan bir din adamı değil. Gerçekten ‘Ermiş’ TRT’nin izlenme rekorları kuran Kırmızı Oda dizisinin Boncuk’undan başkasının göremediği ‘Ermişler’ ile karıştırmayın.Önce bir müjde vereyim, sonra Karasakal Hoca’ya neden ‘ermiş’ dediğimi anlatayım. Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, 21 Aralık 2020 tarihinde bir yazılı açıklama yaptı. Tv haber kanalları ve gazetelerin büyük bölümü bu açıklamayı, müjde olarak duyurdu. Biliyorsunuz, “müjde yalaması” olduk. Her gün bir müjde alıyoruz. Aynı müjdeyi herkes sırayla bir daha müjdeliyor. Bizim müjdeden mahrum kalmamıza kimsenin yüreği dayanmıyor.Bu yazım, Karaman’dancom’da yayınlanıncaya kadar aşağıda okuyacağınız müjdeyi ezberlemiş olacaksınız. EPDK Başkanı Yılmaz, açıklamasında Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hazırladıklarını ve bu yönetmeliği önümüzdeki günlerde karara bağlayacaklarını bildirdi. Bu yönetmelikte çok önemli yenilikler getirdiklerine vurgu yapan Mustafa Yılmaz, açıklamasında şunlara yer verdi: “65 yaş üstü aboneler, engelli tüketiciler ve şehit aileleri ile muharip malul gazilerimizin borcundan ötürü elektriği üç ay boyunca kesilmeyecek. Tedarik şirketleri bu borcu dört aya kadar taksitlendirebilecek. Mağduriyet oluşmaması için cuma günleri, resmî ve dini bayramlar ile bu bayramların bir önceki gününde elektrik kesme işlemi yapılamayacak.” Günaydın, yeni farkına vardılar. Oysa vatandaş buna benzer bir konuyu yıllar önce dillendirmiş. Din adamlarının görüşlerine bile başvurmuş.Şimdi Karasakal Hoca’yı buraya alabiliriz. Bir vatandaş nereden duymuşsa duymuş, cuma günü ölen babasının kabir azabı görmeyeceğine inanmış. Babasının vefatından duyduğu üzüntüyü unutan genç, taziye için gelenleri “Mübarek günde gitti, kabir azabından kurtuldu” diye sevinerek karşılıyormuş. Bir arkadaşı itiraz etmiş, “Olur mu öyle şey. Allah ölüm gününde bile kullarından bazılarına torpil mi yapıyor yani” gibi şeyler söylemiş.

Yunus Emre Karaman’dan Göçtü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 1 Ocak 2009’da 200 TL’lik banknotları tedavüle sundu. Banknotların üzerinde dönemin Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ve yardımcısı Erdem Başçı’nın imzaları bulunuyor. Banknotlar piyasada ama Yılmaz ve Başçı artık Merkez Bankası’nda değiller.“200 TL’lik banknotla Karaman’ın ilgisi nedir?” diye sorarsanız, aralarında hiçbir ilgi yoktur, derim.“Bu yazıyı sonuna kadar okuyana Karamandancom’un hediyesi olarak 200 TL verilecek” desem, inanmayın. Bu yazıyı okumakla 200 TL almayacaksınız ama daha kıymetli bir bilgiden haberdar olacaksınız.Türkiye’de tedavülde olan en yüksek banknot 200 TL’lik banknottur. Bu banknot henüz çıkmadan TCMB 2006 yılında bir duyuru yaptı. Duyuruda, 200 TL’lik banknot çıkarılacağı ve bu banknotun arka yüzünde “Yunus Emre’nin temsili çizimine, anıt mezarına, dizelerde yer verdiği gül motifi, barışı ve kardeşliği simgeleyen güvercin motifi ile felsefesini en iyi vurgulayan ‘Sevelim Sevilelim’ dizelerine yer verileceği” açıklandı.“Mal sahibi mülk sahibiHani bunun ilk sahibi Mal da yalan mülk de yalan Var biraz da sen oyalan.”diyen Yunus Emre, kaderin cilvesine bakın ki, en büyük paramızın arka yüzünde taht kurdu.

Karaman’ın Yunus Emre Sınavı

İnsanlar gibi şehirlerin de şanslısı, şanssızı vardır. Karaman Türkiye’nin şanslı illerinin başında yer alır. Öyle çok şanslıdır ki bu şehir, çoğu kez şansının kapısına kadar geldiğinin farkına bile varmaz. Karaman’ın şanslı olduğu konuları bir başka yazıda tek tek anlatmak isterim. İl olması bile başlı başına bir şanstır.UNESCO 1991 yılını, doğumunun 700. yıldönümü nedeniyle Yunus Emre yılı ilan etti. Yunus Emre yılının kutlama merkezi Eskişehir oldu. Etkinlikler sayesinde Yunus Emre sevgisi kalplerde yeniden yeşerdi. Yunus’un gönüllerde yaktığı kandil, güneş olup insanlığı aydınlattı. Yunus Emre şiirleri okundu, bestelendi, hakkında yeni kitaplar yazıldı, sempozyumlar yapıldı. Porsuk Çayı’nın çamur aktığı, hava kirliliğinin hat safhada olduğu, cadde ve sokaklarının bakımsızlıktan döküldüğü Eskişehir, 1991 yılını Yunus Emre’ye yakışır şekilde değerlendirdi.O yıl yapılan etkinliklerin bir bölümüne tanığım. Eskişehir Yunus Emre’ye hürmetinin karşılığını ziyadesiyle aldı. Yunus Emre Eskişehir’e bereket getirdi. Odunpazarı’nın bugün bir cazibe merkezi olmasında en büyük pay Yunus Emre’nin diyebilirim.Tam 30 yıl olmuş. UNESCO, bir kez daha Yunus Emre Yılı düzenlenmesine izin vermiş. Bu ilk kez oluyor. Bir isim için Türkiye’ye ikinci kez, kutlama yapılmasına yönelik UNESCO’dan izin çıkmış, mali kaynak aktarılmış.

Bu Karamanlılar da Çok Oluyor!

Bir zamanlar bir jean (kot) reklamı vardı. New York’ta bir gökdelende ABD’li iki yönetici konuşuyordu. Reklam filminin sonundaki cümle şöyleydi:“Bu Türkler de çok oluyorlar artık”Reklamın finali ise “Çok Oluyoruz” sloganıydı.

Bavuldan Çıkan Bebek

Kuru gürültüyle görünür olmak, bağırıp çağırmakla güçlü görünmek isteyenlerin yaygarasından yılmış olmalıyım ki, sakin ve nezaketle konuşan, ses tonu yumuşacık birini duysam içim huzurla dolar.