Bu Karamanlılar da Çok Oluyor!

Bir zamanlar bir jean (kot) reklamı vardı. New York’ta bir gökdelende ABD’li iki yönetici konuşuyordu. Reklam filminin sonundaki cümle şöyleydi:

“Bu Türkler de çok oluyorlar artık”

Reklamın finali ise “Çok Oluyoruz” sloganıydı.

Gerçekten o yıllarda Türkler çok oluyordu. Ekonomide şahlanış, demokratik açılımlar, markalarımızın ve müteahhit firmalarımızın uluslararası başarıları, vesayet rejimine karşı çıkış, AB normlarına uyum çabaları dünyanın takdirini kazanıyordu.

Daha sonra olanlar oldu. Bunların ne olduğunu sizler daha iyi biliyorsunuz. O günler geride kaldı. Özel sektör bile o coşkulu günlerin heyecanından uzak düştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karaman Olağan İl Kongresi’ne canlı bağlantıyla katıldığı konuşmada, “Ekonomi, hukuk ve demokraside yepyeni bir seferberlik başlatıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı sözleri defalarca tekrarladı. Damat Berat Albayrak’ın istifasıyla boşalan koltuğa, Karamandan.com’da 7 Ekim 2020’de yayınlanan “Lütfi Elvan ve Onursal Doktora” başlıklı yazımda “O bir joker ve Karamanlı” diye tarif ettiğim Lütfi Elvan oturdu.

Seferberlik, ülke çapında girişilen savaş hazırlığı manasında değil, bir alanda yapılan geniş çaplı çalışma ve işlerin bütünü anlamında kullanılıyor olmalı.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, göreve atandığı günden bu yana temaslarını sürdürüyor. Hukuk ve demokraside seferberlikten murat edilenin ne olduğu hakkında herkesin bir kanaati var. Ama ekonomide seferberlikten ne kastedildiğini ben kendi adıma bilmiyorum.

Sayın Elvan, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile TÜSİAD, TOBB ve bazı işveren örgütleriyle görüşmeler yaptı. Görüşmeler devam ediyor.

Hepimizin Gözü Elvan’da

Reform kelimesinin kullanıla kullanıla yalama olması yetmezmiş gibi, Türkiye’nin büyüme oranları, yatırım ve istihdam alanları, ekonomik istikrarın sağlanması, döviz kurları başta olmak üzere başat sorunlarla ilgili çözüm önerileri neler olacak, bekleyip göreceğiz.

Pandeminin etkisiyle daralan ekonomi, sıcak para akışının uzun süredir gelmeyişi, işsiz sayısının 10 milyona yaklaşması, enflasyonun zirve yapması, döviz rezervinin suyunu çekmesi, paranın pul olması, faizlerin yeniden yükselmesi gibi olumsuzluklar Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ve ekibinin handikapları olarak gösterilebilir.

Sayın Elvan’ın başarısı, Türkiye’nin üretim çarklarının yeniden hız kazanmasını sağlayacak ve bu ülkenin her bireyinin gelirinin artmasına vesile olacaktır.

Sayın Lütfi Elvan’ın birikimi ve vizyonu herkesçe malum. Sayın Elvan’ın önemli işler başarabilme kapasitesi olduğu noktasında kamuoyunda genel iyimserlik var.

Sayın Elvan, Ak Parti’nin gülen yüzü, güven veren ismi. Daha önceki görevlerinde adına toz kondurmadı. Konuşmaları hamasetten ve seçmenin gönlünü okşamak için söylenmiş cilalı laflardan uzak. Son açıklamaları umut verici. İnşallah hareket alanı sınırlanmaz, eli kolu bağlanmaz.

Sayın Elvan hiçbir şey yapamasa bile bir gazetecinin dövizdeki yükselişe ilişkin sorusuna “Sen maaşını dolarla mı alıyorsun?” demez. Hele hele “Biz dolarla uğraşmıyoruz. İstesek doları düşürürüz” cümlesini asla kullanmaz. Bakanın özgüveni, ülkedeki güven ortamının önüne geçmesin diyelim.

Bakan Lütfi Elvan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) tarafından düzenlenen Uluslararası Yatırımcılar Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, çok ilginç görüşleri dile getirdi ve “Türkiye’yi yatırımlarda cazibe merkezi yapmak adına ekonomi ve hukuk alanında yeni bir seferberlik başlattık” dedi.

Melih Gökçek’in Ankara’ya miras bıraktığı şişme dinocanların havası, Ak Partili başka belediyelerde de inmeye başlarsa, ballı maaş listeleri çarşaf çarşaf açıklanırsa, Sayın Lütfi Elvan’ın her çabası boşa çıkacaktır.

Ak Partililerin dillerinden düşürmediği, hamasetin mottosu “İtibardan tasarruf olmaz” sözünün, israfın ana nedenlerinden olduğu unutulmasın.

Sayın Elvan, bu sözü tedavülden kaldırabilirse en hayırlı işi yapmış olur. Kaynakların hor kullanılması, her tür israfa lakayt kalınması toplumsal vicdanın kaldıramadığı yüklerdendir.

Nazmi Irgat 7 Milyonun Temsicisi

Asgari Ücret Komisyonu 2021 yılında uygulanacak yeni asgari ücret rakamının belirlenmesi için ilk toplantısını yaptı.

Asgari Ücret Komisyonu’nda işçi, işveren ve hükümetten beşer kişi olmak üzere 15 kişi yer alıyor. Bu komisyonda işçi temsilcileri arasındaki en etkili isim bir Karamanlı.

Teksif Sendikası Genel Başkanı ve Türk İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, pandemi nedeniyle çevrimiçi yapılan ilk toplantıda yer aldı.

7 milyon işçiyi doğrudan ilgilendiren asgari ücret halen net 2 bin 324 lira 70 kuruş. Asgari Ücret Komisyonu’nun en kıdemli temsilcisi olan Nazmi Irgat’ın tavrı ve yaklaşımı, yeni yıl için belirlenecek asgari ücrette önemli rol oynayacak.

Nazmi Irgat, 1953’de Karaman’ın Hamidiye Köyü’nde doğdu. 1974’te Karaman Endüstri Meslek Lisesi’ni bitirdi. Aynı yıl Karaman Sümerbank Pamuklu Sanayi Müessesesi’nde çalışmaya başladı. Antalya Meslek Yüksek Okulu Makine Bölümü’nden 1980’de mezun oldu. 1983’de Teksif Sendikası Karaman Şube Başkanı seçildi. 1995 yılında Teksif Sendikası Genel Başkan Yardımcısı seçildi. 17. Genel Kurul’da Genel Başkan oldu. Daha sonra Türk İş yönetimine girdi.

Nazmi Irgat 37 yıldır sendikal faaliyetin içinde. Hep yönetici olarak gördük onu. Türkiye’de bu kadar uzun ömürlü ve adı şaibeye karışmamış sendika lideri duydunuz mu?

Emek mücadelesinin ağır başlı ve hedef odaklı lideri olan Nazmi Irgat, medyada çok görünür olmasa da derinden ve inceden başarılı işlere imza atıyor.

Çekirdekten bürokrat ve çekirdekten sendikacı iki hemşerimize Allah kolaylık versin. Onların başarısı bize gurur verir.

Türkiye’nin kaderinde etkili olan iki Karamanlı, herkes için geçim mücadelesinin yeni umudu. En önemlisi bu güzel ülkenin güzel insanlarının yüzlerinin gülmesi için yola çıkmış olmaları. Bizler şahidiz ki onlar iyi niyetli. Yolları açık olsun.

“Bu Karamanlılar da Çok Oluyorlar Artık”

Çok olalım, daha çok olalım.

Ahmet Tek