“Karaman Balı Dünya Birincisi” başlıklı yalan habere, yalan haberi üretenlere, yayıp duyuranlara, sosyal medyada paylaşanlara, özetle bu vebale ortak olanlara vah ki vah!. Birkaç gün önce bir yazıma başlık olarak seçtiğim Aşık Mahzuni Şerif’in şiirindeki gibi söylersek “yuh yuh, yuh yuh”
Karaman'ı tanımayan nasıl tanıtır?
Unutmak İhanettir!
Ne zaman kar yağsa kestane kebap kokusunu duyarım. Közde dış kabukları kavrulmuş, koyu kahve tüylü zarının arasından kendini sunmaya hazır bembeyaz bir lezzet topundan tüten kendine özgü sert karamela kokulu kış nimeti… Üniversite yıllarımın cep sobası, parkamın yanıksı kokusu, kitap paramın haramisi…Ankara’ya 2021’in ilk karı Ocak ayının 13’ünde geldi. Lapa lapa yağan kar içimizi ısıttı. Kar yağışını ne çok özlemişim. Müzik açtım, çay bardağım hep dolu, gözlerimi kardan alamadım. ODTÜ kampüsünün çam ormanı karşımda. Yemyeşil giysi, birkaç saatte yerini beyaz gelinliğe bıraktı. Sonra kar dindi, ormanın üstüne sis tabakası indi. Anılar salıncağında gittim geldim. Ama kestane kebap, her anımın önüne geçmeyi başardı. …Türkiye’nin en doğusunda liseyi bitirdi. Üç ayrı kentte, üç ayrı üniversitenin, üç ayrı bölümünde birer yıl okudu. Dördüncü yıl, Türkiye’nin en batısındaki kentin üniversitesine, farklı bir bölüme kayıt yaptırdı. İstediği bölümü nihayet bulmuştu.
Ne Çekmişsin Garip Yunus
“Ete kemiğe büründümYunus diye göründüm.”
Mezardan Çıkarıp Kafatasını Ölçtüler
YUNUS EMRE DİYE BİR İSKELETİ MEZARDAN ÇIKARIP KAFATASINI ÖLÇTÜLER…
Şeyh Uçmaz Müritleri Uçurur
“Saat 13.00’te gayet açık olan havada birdenbire değişiklik görüldü. Mihalıççık istikametindeki dağlarda bulutlar peyda oldu. Yakındaki dağlara düşen doludan birbirlerine çarpan kemiklerin çıkardığı seslere benzer sesler duyulmağa başladı. Bu senfoni bir müddet devam etti. Hepimiz bir ürperti içinde bunu dinledik. İskelet tamamen toprak üzerine çıkmış, yanları da açılmış olduğu bir sırada üzerimize doğru bir bulut geldi ve gülsuyu serper gibi hafif bir yağışla kemikleri yıkadı. Bizi fazla ıslatmadan, tertemiz yıkanmış olan kemikleri de çamur etmeden kesildi.”
Takvim Yapraklarında Karaman
Allahım! Senin en güzel, en cömert, en fedakar, en vefalı kulların sanatçılar olmalı. Yarattığın ne varsa, onların en güzel ve en derin halini onlar görüyor. Sanki eşyanın hikmetine erenler gibi, erik dalında üzüm yiyenler misali…
Ciğeri Beş Para Etmezler ve Üç Kuruşluk Adamlar
Kocası şehit olan kadına taziyeye gelen komşuları, “Şimdi ne yapacaksın, ne yiyip içeceksin? Sana kim bakacak?” diye sormuşlar. O da cevap vermiş: “Niye üzülüyorsunuz ki? Rızkı yiyen öldü, veren değil!”
Yunus Emre Karamanlı mı?
Bir süredir Yunus Emre hakkında yazıyorum. 2021 Yunus Emre’yi Anma Yılı olarak kutlanacağı için bu yazılara devam edeceğim. Araya başka konular girse de yıl boyunca Yunus Emre yazılarına öncelik vereceğimi belirtmek isterim.
Danışman Hesaba Çekerse!- SİTEMLİ YAZI (2)
Bu yazıda Karaman’ın AK Parti’den seçilen iki milletvekili yer alacak.Recep Şeker: Sempatik biri. Tanışmıyoruz. Birkaç kez kendisiyle ilgili yazdım. Kişiliğine değil, açıklamalarına ilişkin görüşlerimi ifade ettim. Başka türlüsü zaten mümkün değil. Fotoğraflarına baktığımda sevecen, cana yakın ve sempatik biri olarak görüyorum. Bir vakit aradı, konuştuk. Gerçekten sempatik, candan biriymiş. Aramızda sır kalacak muhabbet geçti. İçten, samimi… Telefon numaralarını verdi. Bir gün aradım. Ameliyat olmuş, geçmiş olsun diyeceğim. Niye aradıysam?Telefona danışmanı olduğunu belirten bezgin ve yorgun sesli biri çıktı. “Kimsin” dedi. “Neden arıyorsun” dedi. “Ne iş yapıyorsun” dedi. “Ne söyleyeceksin” dedi. İçimden “Aman Allahım! Az sonra ahiret sualleri başlayacak” dedim. Hiç hazır değilim. Burada mola vermek istiyorum. Sayın Erdoğan’ın basın danışmanlığı görevini yapmak üzere Başbakanlığa davet edildim. Sayın Erdoğan’ın makamdaki ilk günleri, başbakanlığının ilk ayları. Makam odasında görüştük. Benden beklentilerini sordum. Görüşmenin sonunda Başbakanlık’ta Basın Danışmanı olarak göreve başladım. Başbakanlık Basın Bürosu’nda çalışan personelle tanıştırıldım.O günlerde Devlet Planlama Teşkilatı olarak kullanılan ve Başbakan’ın da bir çalışma ofisinin bulunduğu Necatibey’deki çok katlı binanın bir katının neredeyse tamamını çalışma ofisi olarak bana tahsis ettiler. Başbakanlık binasında ise yeni bir yer bulununcaya kadar Sayın Nabi Avcı ve Hüseyin Besli odalarını kullanmama izin verdiler. Daha çok o dönemin başdanışmanı olan Prof. Dr. Nabi Avcı’ya ait odayı kullandım.
Acil Müşteri Aranıyor!
Karaman’dan bir mektup aldım. Bu mektup benden önce size ulaşmış olabilir. Çünkü herkese gönderilmiş, herkesin okuması isteniyor. Belki de son mektup bana geldi.