Vali Bey, Böyle de Yapılmaz ki!

Belçikalı karikatürist Morris tarafından çizilen ve Türkiye’de de bir dönem büyük okur kitlesine sahip olan Red Kit adlı çizgi romanın hastasıydım. Karakterlerin renkliliği ve zenginliği bir yana müthiş esprili bir dili vardı. Daltonları, Rin Tin Tin’i ve Düldül’ü unutmak ne mümkün! Red Kit, Vahşi Batı’nın en hızlı silah çeken yalnız kovboyuydu. Silahını gölgesinden hızlı çekerdi. Red Kit’in maceralarından birinin adı “Gölgesinden Hızlı Silah Çeken Kovboy”du.

Millet Bahçesi’nin İçine Etmişler!

Güzel Türkçemizin zenginliğinin farkına varırsanız, ondan sonuna kadar yararlanırsınız. Her duruma cuk oturacak deyim ve atasözlerimizin çeşitliliğine kurban olayım!Başlıkta kullandığım “İçine etmek” deyimi Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük’te “bozup berbat etmek” anlamında yer almış.

Karaman’ın Saray’ı ve Aktekke’de Derin Sohbet

Karaman’a yedi aydır gidemedim diye üzülürken, Mevlâm bir kapı açtı, düştüm yollara. Son on beş günümün yedisini Karaman’da geçirdim. Karaman adeta mıknatıs; beni kendine çekiyor.“Kişi yaşlandıkça yüreğindeki memleket özlemi artar” diye bir cümle okumuştum. Kim iddia etmişse galiba doğru söylemiş. Üstad Bekir Sıtkı Erdoğan misâli, “Karaman’a hasretliğim üzüle üzüle bitmiyor”, her gezimin ardından “Velhasıl şu Karaman, yazıla yazıla bitmiyor.”

Kitaplarla Yaşamak

“Okumak zorundayım. Bu kitapları okumadan bu dünyadan gitmek istemiyorum” diye hayıflandığım günlerin sayısı artıyor. Okumak istediğim kitaplar için on ömürlük süre daha verilse yine yetmeyeceğini biliyorum. Kitaplardan bir dünya kurdum. Robinson Crusoe’un ıssız adasından farksız. (Daniel Defoe’nun 1719 yılında ilk basımı yapılan kitabının orijinal adı: York’lu Bir Denizcinin, Kendi Kaleminden, Deniz Kazası ile Düştüğü Amerika Sahillerindeki Oroonoque Nehri Ağzındaki Issız Bir Adada 28 Yılını Geçirirken Yaşadığı Serüvenler ve Korsanlar Tarafından Kurtarılması.) Kitaplardan kurulu dünyamda, Robenson Crusoe gibi, en az 28 yıl yaşamak isterdim.

Karaman’a Devlet Baba Gelmiş!

Benim kişisel tarihimde Karaman’da isimleri altın harflerle yazılacak üç kişi vardır. Biri atamayla gelen Vali Hakkı Teke, diğeri halkın seçtiği Belediye Başkanı Kâmil Uğurlu. Üçüncü isim ise Karaman’ın il olmasını sağlayan, Organize Sanayi Bölgesi’ni kente kazandıran Işın Çelebi.

Karaman’da Etliekmek Mekânımı Buldum

Yemeğini ve yemek yiyeceği mekânı kulağıyla seçenler takımında yer almışsanız, bu yazıyı okumak zorunda değilsiniz. Kulağıyla yemek yiyenlerin önerilerini ne zaman dikkate almışsam hayal kırıklığı yaşamışımdır. Damak tadı gelişmiş tanıdıklarımdan başkasına itibar etmeyeli yıllar oldu.

Karaman Mübarek Şehir; Bir Sempozyum Bin Bereket

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) kuruluşundan 17 yıl sonra bir ilki gerçekleştirdi. Beylikten Günümüze Karaman / I. Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Sempozyumu yapıldı.Bir sempozyum bin berekete vesile oldu. Her gidişimde bana cömert yüzünü gösteren Karaman, bu kez, on yıl yazsam yetecek, dağ kadar malzemeyi önüme yığdı.Bu haberi kaçırmayın Karaman’da Tarihi Sempozyum Başladı Devamını Oku Sempozyum, KMÜ Ömer Halis Konferans Salonunda, 28 Kasım 2024 tarihinde geniş katılımla başladı.Bilim ve hakem kurulu tarafından kabul edilen 134 bildiri, üç gün boyunca 30 ayrı oturumda sunuldu.Sempozyuma 180 akademisyen katıldı, üç özel oturum yapıldı.Katılımcılar arasında sektör temsilcileri, bürokratlar, STK temsilcileri ve basın emekçileri vardı.Sempozyumun mimarı Prof. Dr. Ercan Oktay hoca ve ekibiydi. KMÜ denilince benim aklıma gelen ilk isim Ercan Oktay olur. Ercan Hoca Karaman’ın mütevazı bilgesidir, üniversitenin aysbergidir. Görgülü, kibar adamdır. Tek üzüntüm, onu geç tanımaktır, uzun uzun hasbihal edememiş olmaktır.Sempozyumun açılış konuşmacılarından olan Karaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Gökhan Alkan’la konferans salonunda tanıştım. Karaman’ın geleceğine önemli katkı sağlayacak donanımlı ve nezaketli bir genç. Karaman’ın güzel abilerinden Eyüp Bağcı’nın yeğeniymiş. Konuşmasının içeriği doluydu. Kısa konuşmasında bizlere Karaman’daki ekonomik devinimi kuşbakışı izletti. Alkan’ı dinlerken, bir kuş gibiydim. Karaman’ın zenginliğini ve potansiyelini kanatlarımın altında hissettim. Gökhan kardeşim için, inşallah geleceğin yatırımcı bakanlarından biri olur diye dua ettim. Karaman’ın da, ülkemizin de ihtiyacı liyakatli ve edepli insan. Mustafa Gökhan Alkan’ı bu profile uygun gördüm.KMÜ Rektörü Mehmet Gavgalı her zamanki gibi güler yüzlüydü, candandı. Sempozyum süresince konuklarıyla yakından ilgilendi. YÖK’ün Niğde’deki toplantısına katılıp sempozyumun Grand Karaman Otel’deki yemeğine bile yetişti. Davetlilerle yakından ilgilendi, Karaman Bilim ve Sanat Merkezi öğretmen ve öğrencilerine hediyeler takdim etti. Ercan Oktay hoca başta olmak üzere ekibiyle gurur duyduğu her halinden belliydi.Karaman Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’yi hem ilk kez gördüm hem ilk kez dinledim. Vali Çiçekli’nin enerjisi ve coşkusu salonu sardı. O bir hitabet ustası, müthiş hatip. Karaman’ı ezberlemiş, adeta yutmuş. İki ay önce gelmiş gibi değil, sanki kırk yıldır Karaman çalışan bir uzman. Samimiyet timsali. Eleştiri kültürünü içselleştirmiş. Özgüveni, tecrübesi, bilgi birikimi gördüğüm ilk hasletleri. Her yerde. Sanki klonlanmış. Bir güne bin işi sığdıran bir baba figürü. Vali Çiçekli Karaman için aranan kanmış. Şehrin beklediği Godot’ymuş. Az sonracı değil, hemen şimdici. Açılıştaki refleksi, Karaman tarihine bir ilk olarak geçti.

Karaman’da Kalpleri Kitapla Buluşanlar Kulübü

Karaman’da beni mutlu eden eylemlerin başında “kitap” sözcüğüyle bağlantılı çabalar gelir. Kitap yazanlar, kitap alanlar, kitap hediye edenler ve en çok kitap okuyanlar. Çağdaş ülkelerde hızla yaygınlaşan etkinlik, birlikte kitap okuma gruplarının buluşmalarıdır. Karaman’da da bir Kitap Okuma Kulübü var. Hem toplantılarını izliyorum hem okudukları kitapları. Yolları açık olsun. Bu kulübün öncülerine, katılımcılarına verilecek her ödül az gelir.