- KOP İDARESİ KARAMAN’DA DA YUNUS EMRE KAMPI AÇMAYA HAZIR…
“Karaman Valiliği, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile iş birliği yaparak, “Türkçenin Başkenti Karaman“da “Yunus Emre Yazarlık Okulu” projesini hayata geçirecek. Yunus Emre Yazarlık Kampı, Karadağ‘da gerçekleştirilecek.” cümlesinin yer aldığı “Karadağ’da Kamp” başlıklı ironik makalem, Karaman Valiliği hariç, büyük kesimin dikkatini çekti. Yazıyı okuyanlar hatırlayacaktır; KOP Bölge Kalkınma İdaresinin iş birliği yaptığı valilik, Karaman değil Aksaray, kamp kurulacak bölge Karadağ değil Ihlara Vadisi’ydi.
Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi anma etkinlikleri birkaç yıldır, adeta askıya alınmış gibi, çelenk koyma ve şablon mesajlarla kutlanır oldu. İki yıldır salgın var, bu gerçeği elbette göz ardı etmek olmaz. Ama mümkün olan etkinlikleri yapmamayı da salgın maskesi ile perdelemek beceriksizlik veya yükümlülükten kaçınmak anlamına gelir. UNESCO, 2021’i “Yunus Emre Yılı” olarak ilan etti. UNESCO bu kararı, 2019’da aldı. Yunus Emre’nin, ölümünün 700. yıldönümü vesilesiyle ülke genelinde birçok etkinliklerle anılacağı belliydi.
Karaman, Yunus Emre yılı etkinlikleri için bir komite kurdu, iş birliği yapacağı kuruluşları belirledi. Tam bu sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “2021, Yunus Emre ve Türkçe Yılı olarak kutlanacak” genelgesi yayımlandı. Karaman’ın, 2021’i dolu dolu Yunus Emre ile geçireceğini beklerken hayal kırıklığı yaşayanlardan oldum.
Türkiye’de Yunus Emre ile ilgili yapılanlara bakıyorum ve Karaman’la mukayese ediyorum, daha doğrusu edemiyorum. Belediyenin attığı bazı adımlarla Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde özverili bazı hocaların kişisel çabaları da olmasa, Karaman Yunus Emre yılından habersiz denilebilir. Karaman Valiliği, Yunus Emre ve Türk Dili etkinliklerinden azade kılınmış gibi, bir kenara çekildi. Oysa birçok proje gündeme getirilmiş, etkinlikler için takvim çalışması yapılmaya başlanmıştı. Sonra derin bir uyku dönemi başladı. Vali Mehmet Alpaslan Işık’tan bir açıklama gelmedi, valilik basın bürosu tek satır bilgi paylaşmadı. Karaman’da yerel basın konuyu gündemine almadan ardında bıraktı. Karaman Gündem’de Profesör Dr. İdris Nebi Uysal, İmaret Haber’de Dr. Tufan Sarıtaş’ın güzel yazıları ve 25. yaşına giren KARKEV’in Karamannâme dergisinin Yunus Emre ve Türk Dili dosyası hariç, konu üzerine okunacak metin göremedim.
“Karadağ’da Kamp” yazısının çıktığı gün KOP İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin’den kısacık ama içeriği zengin bir mesaj aldım. “Karaman’dan da talep gelirse Yunus Emre Şiir Kampı yaparız, neden olmasın.” diyordu. KOP’un başında Karaman için güzel fikirleri olan ve Karaman sevdalısı, işinin ehli, liyakatli bir yöneticinin olması ne büyük şans. Tabii Karaman değerlendirmesini bilirse, ideolojik ve karşıtlık gözlüğünü takarak bakmazsa. Hemşehrimiz olarak bağrına basmak yerine, “bu belediye başkan adayı olmuştu” diyerek, ilk günden kılıç çekenleri unutmadım. Sanki adaylık bir göreve engelmiş gibi… Belki bilinçli bir adımdı. Olumsuz algı oluşturulmak istenmişti. Karaman’ın ne çıkarı olacaksa?
Bir de cahiller kategorisi var. Cahillerin sözlerini anmaya bile değmez. Cehalet her şeyi ve herkesi kirletir. Cehalet, eğitimsizlik değil, zekâ eksikliğidir. Cehalet, kötü niyetin yuvasıdır. Cahiller, okuyan, sorgulayan ve düşünen insanları anlayamazlar. Anlamadıklarını da anlamadıkları için sevmezler. Cahilin en acınacak yanı, gerçek peşinde koşanların, araştırıp sorgulayanların aslında kendileri için de uğraştıklarından gafil olmalarıdır.
Bu dönemde, Karaman’a sahip çıkacak, Karaman’a katkı sağlayacak birkaç kişi varsa o isimlerden biri KOP İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin’dir. Gayret katsayısı yüksek insanlar vardır. Şahin, o insanlardandır.
Yöneticilerle makam sahipleri eleştiriyi ve mizahı sevmez. Makam sahipleri eleştirinin veya mizahın kendisine yönelik olduğu kanısına varırsa bu sevmeme hali şekil değiştirir. Gücüne göre, elinden ne gelirse onunla karşılık vermekten çekinmez. Bu iş can yakmaya kadar gider. Fikir özgürlüğünün kabul görmediği toplumlarda eleştiri ve mizahın sivri ucu, kaynağına zehirli bir ok olarak dönebilir. Eleştiri kültüründen nasipsiz olan toplumun bireyleri de çoğu kez kraldan fazla kralcı olur. İnsan yaptığı işin efendisi olmalı. Kendisine iş veren veya iş buyuran kişinin kölesi olmak dönemi modern insanın geride bıraktığı yüklerinden biridir.
Dönelim yine Karaman’a ve Yunus Emre yılına. KOP Başkanı Şahin’in önerisinin üzerine “balıklama atlama”nın vaktidir. Bir haftalık Yunus Emre okumaları, Yunus Emre üzerine denemeler, Yunus Emre çizimleri vb onlarca içerikten biri seçilerek, bir Yunus Emre kampı açılabilir. Karadağ olmasına gerek de yoktur. Karaman’da 100-150 genci ağırlayacak mekânlar mevcuttur. Karaman uygun değilse, rotayı çevirin Ermenek’e. Bakın nasıl sahiplenirler!
Yeter ki Karaman istesin! Yeter ki bu organizasyonu yapmaya niyetli bir ekip olsun. Yapılamayacak iş yoktur.