Vali

“Beklentisi olmayanın hayal kırıklığı olmaz” sözü, kadim uygarlıklardan bize miras. Birçok bilge bu sözü bir düstur ve hayat felsefesi olarak benimsemiş.

Ben kişisel ilişkilerimde bu sözün ipine yapışmış biriyim. Ama konu toplumsal beklenti olunca işler değişiyor.

Her iktidardan, her yönetimden, her idareciden, bir görev ve makama seçilen herkesten beklentimiz oldu. Bunda şaşılacak durum yok.

Ne çok hayal kırıklıkları yaşadık. Ve bazen utandık bazen mahcup olduk.

Oysa Necip Fazıl ne güzel ifade etmiş:

“Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!”

Toplumsal hayal kırıklıklarımızdan utanacak olan biz değiliz.

  • Umut bağladıklarımız utansın.
  • Güvenimizi hiç edenler utansın.
  • Görevlerinin gereğini yapmayanlar utansın.
  • Verdikleri sözleri tutmayanlar utansın.

Vali Hayrettin Çiçek, Karaman’daki görevine 14 Ocak 2026 tarihinde başladı. Beş ayı geride bıraktı. Henüz çok yeni.

Vali Çiçekle tanışmadık. İcraatıyla ilgili tek kelime yazmadım. Valilik paylaşımlarını takip ediyorum. Vali Çiçek’le aynı okul mezunuyuz. Ben Ekonomi Fakültesi Ekonomi bölümünde okudum. Vali Çiçek, benden 27 yıl sonra Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme bölümünü bitirmiş.

Her yeni validen beklentimiz büyük oldu.

Hayal kırıklığımız da beklentilerimize paralel oldu.

Piri Reis Kültür Merkezinde, 26 Haziran Cuma akşamı, Karaman tarihinde bir ilk yaşandı. Bir şair ve onun bir şiir kitabı için özel bir gece düzenlendi. Şiir ve edebiyat tutkunları gecenin bereketinden nasiplendi.

Karaman tarihinde bir ilkti. Çünkü hem şaire, hem kitabına övgüler düzüldü. Şair ölü biri değildi. Davetliler arasındaydı. Biz güzel adamlarımızı, öldükten sonra severiz. Onlara övgümüz de ölümlerinden sonradır. Bu kez öyle olmadı.

Şair Turani’nin, “Bir Adam” adlı şiir kitabı için düzenlenen tanıtım gecesi ve şiir dinletisinde dostluk, sanat ve edebiyat aynı çatı altında buluştu.

Bu haberi kaçırmayın Sanat dünyası bu programda buluştu Devamını Oku

KOD Yayınevi tarafından organize edilen programda Âdem Kocatürk, Ali Öztürk, Osman Nuri Koçak, Ömer Karayumak ve Prof. Dr. İdris Nebi Uysal konuşmalarıyla geceye katkı sundu.

Vali Hayrettin Çiçek de gecenin konukları arasındaydı. Seçkin bir topluluğun içinde bulunmaktan mutlu olduğunu açıkça belli etti.

Övgü ve teşekkür insana özgü bir huy, hayvanlarda olmadığı biliniyor. (Huy, insanın yaradılış ve ruh özelliklerinin, eğilimlerinin ve içgüdülerinin bütünü, mizaç, tabiat demek.)

Gece, unuttuğumuz övgü ve teşekkürü yeniden hatırlattı.

Vali Çiçek, konuşmasında bu tür etkinliklere daha çok zemin hazırlamak gerektiğine dikkati çekti. Kültür Müdürlüğüne daha çok iş düştüğüne işaret etti.

Vali Çiçek, kısa, az ve öz konuştu.

İsmet Özel’in 1974 yılında yayımlanan ünlü Amentü şiirinden “Dilce susup / bedence konuşulan bir çağda” dizelerini cümlelerinin arasına ustaca yerleştirdi.

Vali Çiçek’in konuşması şiiri sevdiğinin, şiiri bildiğinin beyanıydı. İsmet Özel’in Karamanlı olduğunu söylesem herkes gibi Vali Çiçek de hayret edecektir. İsmet Özel’in eşi Karamanlı.

Şair, yazar, akademisyen, çevirmen, editör, radyo ve televizyon programı sunucusu Ahmet Murat Özel de Karamanlı.

Karaman’da en çok eksikliği hissedilen şey, kültür ve sanat etkinlikleri. Vali Hayrettin Çiçek bunu gözlemlemiş.

Milli şairimiz Bekir Sıtkı Erdoğan, Karaman’da defnedilmeyi vasiyet etmiş. Aile mezarlığı Karaman’da. Bu yıl Bekir Sıtkı Erdoğan’ın doğumunun 100. yılı. 24 Ağustos tarihi ise ölümünün 12. yıldönümü.

Karaman’da Bekir Sıtkı Erdoğan’ın adını taşıyan bir mekân olsa ve burası Şiir Dostları için tahsis edilse…

Bu haberi kaçırmayın Karaman Bu Evi Kurtaramaz mı? Devamını Oku

Bir önceki yazımda Muammer Baran’ın yaşadığı evin yıkılmaktan kurtarılıp Karaman Hafıza Müzesi ve Muammer Baran Evi olarak düzenlenmesini önermiştim. Maalesef bu işi gerçekleştirmeye muktedir olanlardan ses çıkmadı.

Dilce susup/bedence konuşulan bir çağda, beklentilerimizi tümüyle iptal mi edelim? Kalemimizi bir kenara mı bırakalım?

İsmet Özel’den şiir okuyan bir Vali’den benim toplumsal beklentim hep olacak. Hem de çok olacak.

İsmet Özel’in “Münacaat” şiirini hatırlamanın yeridir:

Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?