Taşkale’yi Viraneye Çevirenlere Yazıklar Olsun

Atatürk’ün Ata Yurduymuş!
Taşkale’yi Viraneye Çevirenlere Yazıklar Olsun

Tahıl ambarları, Manazan’ı, İncesu mağarası, Koca deresi ve topografik yapısı ile Türkiye’nin en güzel coğrafi bölgelerinin başında gelen Taşkale, Karaman’a değil de bir başka ile bağlı olsaydı, dünyanın göz bebeği haline gelirdi. Taşkale’nin adını bilmeyen kalmazdı. Taşkale, herkesin görmek için can attığı otantik bir mekan olarak dikkati çekerdi.

*Taşkale tahıl ambarları panoramik görünüm

Taşkale, Karaman’a Allah’ın bir lütfudur. Torosların bağrında, her güzelliği bünyesinde toplamış bir tabiat harikasıdır. İncesu Mağarası bölgenin en değerli oluşumudur. Tahıl ambarları ve Manazan’ı ile bir medeniyet mirasıdır.

Taşkale, savaştan çıkmadı. Doğu ve Güneydoğu’daki bazı köy ve beldeler gibi terör nedeniyle boşalmadı. Deprem, sel ve yangın benzeri bir afet yaşamadı. Taşkale, yıllardır bombalarla yerle bir edilen Suriye’deki kasabalarla aynı kaderi paylaşmış gibi; harabe, virane, bakımsız, yolları delik deşik… Elektriği de olmasa, zannedersin ortaçağ kalıntısı…

Taşkale’nin viraneye dönüşmesine göz yumanlara ve bu yok oluşa aldırış etmeyenlere yazıklar olsun! Bir tabiat ve medeniyet mirası bu kadar mı sahipsiz olur? Atatürk’ün ata yurdu diye övünenler! Karaman’a yolu düşen ağır misafirlerini Taşkale’ye götüren yöneticiler! Taşkale’den çıkıp büyük kentlerde iş güç sahibi olmuş Taşkaleliler! Gerçekten Taşkale’den haberdar mısınız?

Ne mi olmuş, Taşkale’ye? Yanıtı o kadar uzun ki… Bir rapor hazırlayacak olsam, onlarca sayfaya sığmaz, Taşkale’nin başına gelenler ve halen yaşadıkları… Taşkale’nin hali, bugünün gerçeği ama bugünün sebep olduğu bir durum değil. Mazisi 50 yıl kadar geriye gider. Yani yıkıma, yok oluşa katkı verenler hiç az değildir.

Taşkale’nin şanssızlığı Karaman’ın bir parçası olmasıdır. Karaman, Taşkale’nin değerini fark etmemiştir, hatta hiç bilmemiştir. “Binbir Kilise’nin değeri biliniyor mu?” dediğinizi duyar gibiyim.

Ermenek’in kuş uçmaz, kervan geçmez yolları otobana dönüştü. Asfaltsız yer yok. Helâl olsun. Daha çok olsun, daha güzel olsun. Gözümüz kaldığı için söylüyor değilim. İmrenerek, örnek olması için söylüyorum. Oralar da Karaman’ın toprağı.

Taşkale, Yeşildere ve Kılbasan belediyelik hakkını kaybetti, köye dönüştü. Mevcut iş makineleri, ekipmanları ve mal varlıkları Özel İdare’ye devrolundu. İşte asıl yıkım veya çöküş o günden bu yana hızlandı.

Daha önceleri de gerekli özenden mahrum kalan Taşkale, eriyor. Hane hane eriyor. Bunu geçtiğimiz yıllarda uzun uzun yazmıştım. (05 Haziran 2020 tarihinde Cesede Bak Cesede! 13 Mart 2020 tarihinde yayınlanan Taşkale: Kayaların Sanata Dönüştüğü Coğrafya başlıklı yazılarımı karaman’dan.com’da okuyabilirsiniz.)

Atatürk’ün ata yurdu olarak kabul ettiği bir yerleşimin yol sorununu çözemeyen bir yönetim olur mu? İlk icraatı yol olan 20 yıllık iktidarın, Karaman’a hizmet için görevlendirdiği bürokratları yok mu? Ak Parti’nin il ve ilçe teşkilatlarında Taşkale’nin durumundan haberi olan bir Allah’ın kulu da çıkmaz mı?

Sekiz yıldır asfalt yenilenmemiş. Artık yama tutmuyormuş. Taşkale’nin yolları bozukmuş. Geçit vermeyecek kadar bozuk. Bir önceki köy muhtarı Mustafa Soyyiğit, yolların asfaltlanması için çalmadık kapı bırakmamış. Muhataplarının verdikleri yanıtları yazmaya utanıyorum. Bu duruma ben de şahit olmuştum. İncesu Mağarası’nı görmek için giderken, yolların halini görünce, bu işin müsebbipleri kimlerse onların kulaklarını çınlatmıştık.

Taşkale çevresinde maden ruhsatı alarak traverten çıkaran 22 işletme varmış. Bunlardan 12’si faaliyet gösteriyormuş. 34 başvuru ise sırada bekliyormuş. Bu nasıl bir bekleyiş. Herkesin gözü Taşkale’nin taşında…Karaman’ın en büyük sorunu, maden ruhsatı alıp, traverten çıkartan taş ocakları desem, bana hak verir misiniz? Taşkale bu ocaklardan en çok mağdur olanıymış.

Taş ocakları, taşını, toprağını kazıp, toza dumana boğduğu yerleşimlere hiçbir katkı sağlamıyor. Elbette ülke ekonomisine katma değeri vardır. Maliyet hesabı yapılmış mıdır? Verdiği zarar, katma değerinin altında mı, üstünde mi? Bilmiyoruz. Köylerin, köylülerin ve taş ocaklarına yakın yerleşimler bırakın kazanç sağlamayı, onlar öyle büyük zararlara maruz kalıyorlar ki…

* Bir zamanlar halısı ile meşhur Taşkale’de halı dokuyan kadınlar

Taşkale’nin yollarının bu denli bozuk olmasının nedeni, ağır tonajlı traverten yüklü kamyonlarmış. Köylülere göre, kamyonlar geçerken evler bile sallanıyormuş. Yolların kenarındaki ihata duvarları göçüyormuş. Köy içindeki parke taşlar yerine asfalt yapılması gerekiyormuş. Orta Camii’nin önündeki çökük onarılmayı bekliyormuş.

Geçen yıl Taşkale Muhtarı Hasan Karaca’nın önce aile bireyleriyle başlattıkları kazma kürek elde, temel açıp ihata duvarı yapma eyleminden sınırlı sayıda kişinin haberi oldu. Unutulan imece sistemi, Türkiye’de yeniden Taşkale’de uygulandı. Bir köy halkı, el birliğiyle yapılmaz denileni yaptı.* Defalarca çekimlere, filmlere, kliplere konu olmuş Taşkale

Ağır tonajlı tırlara yol mu dayanır? Buna bir çözüm bulmak gerekmez miydi? Ruhsat verilince her iş seyrinde gidiyor zannedilmesin. Türkiye’nin kabuğu deliniyor, iflah olmaz biçimde oyuklar açılıyor. Sonra öylece terk ediliyor.

Taş ocaklarının olumsuz etkileri ve köydeki sosyal alt yapı yetersizlikleri yüzünden, bir dönemin koyun zengini Taşkale’de küçük baş hayvancılık bitme noktasına gelmiş. Buna bağlı olarak, süt ürünleri üretimi düşmüş. Daha kötüsü bir marka değeri olan, tescilli ürün olabilecek ünlü Taşkale halılarının dokunduğu tezgahlar da kaldırılmış. Köydeki halıcılık adına ne varsa çoktan kepenk kapatmış.

Her şehir, ölmüş zanaatlarını diriltmenin, el emeğinden para kazanmanın arayışı içindeyken Karaman, mevcutların ölümüne adeta göz yummuş. Taşkale halısı alacak olsanız, artık bulamayacaksınız. Yeni nesil Taşkale halısını hiç bilmeyecek.

Su ayrı bir sorun. Ve bu yıl Taşkale tarihinde ilk kez tanık olunan kuraklık yüzünden kaynak suları bitme noktasına gelmiş. Koca dere kurumuş. Yaz aylarında taş ocaklarına su verildiği için köyün yüksek kesimlerine su çıkmıyormuş. Köylü, durumu ilgililere ve CİMER’e iletmiş. Sonuç mu? Bekliyorlarmış. Çöplerin alınmasını bekledikleri gibi…

Taşkale’nin nüfusu 600’lere kadar düşmüş. Fırsatını bulan, ev kirası ödemeye gücü yeten Karaman’a kaçmış. Köyün sakinlerini tümüyle yaşlılar oluşturuyormuş. Gençler Taşkale’de kalmıyormuş. Kalmak için sebepleri yok ki…

Ana sınıfı ve ilkokul öğrencilerinin eğitimi için okul varmış. Köyün tek öğretmeni, lojman konusundaki anlaşmazlık sonucu ayrılmış. Köy öğretmensizmiş. Sağlık evi, ebe-hemşire bekliyormuş ama boşuna bekliyoruz diyenler çoğunluktaymış. Yeşildere Sağlık Ocağı’ndan haftanın bir günü gelen doktor ve hemşire, köyün derdine derman olmaya çalışıyormuş.

* Konuşan Kayalar

Bir önceki muhtar Mustafa Soyyiğit’in öncülüğüyle oluşturulan ve istenilen üye sayısına ulaşılan TOKİ konutlarından dört yıldır haber yokmuş. Yapılacağından umudu kesmişler.

Her şey bir yana, ziyarete gelenler için tuvalet yok. Bir soluklanalım, bir bardak çay içelim, koyun yoğurdundan bir tas ayran tadalım diye zinhar aklınızın ucundan geçirmeyin. Yok öyle şeyler. Yolu olmayan bir köyün neyi olacak ki?

Karaman’da “küçük yerin sorunu büyük olurmuş” Bunu da öğrendim. Yazının büyük bölümünü, Taşkalelilerin aktardıkları üzerinden oluşturdum. Bu yüzden duyulan geçmiş zaman kipini (miş, muş) kullandım.

*İncesu Mağarası

Karaman’da sorunu çözmek yerine, duymazlıktan gelmek, aldırış etmemek, yokmuş gibi davranmak ortak eylem planı olarak uygulanıyor.

Akıl alır gibi değil ama bu uygulamaya muhalefetin temsilcileri de katılmış durumda. Yönetime gelseler bugünkülerden ne farkları olacak? Heyecanı olmayan bürokratın, yaşadığı şehri sevmeyen yöneticinin, sorunlara kayıtsız muhalefetin hizmet için yanıp tutuşacağına inanıyor musunuz?

İsmail Hacı Türbesi’nin 5 kilometrelik yolu için kaç kez yazdım. Hakeza Yunus Emre Anıt Ağaçları için de öyle… Kimsenin sesi soluğu çıkmadı, bir açıklama yapma gereği duyan olmadı. Mevcut yönetim sessiz, iş yapma niyetinde değiller ki böyle davranıyor olmalılar. Peki muhalefetin sessizliğine ne demeli? Biliyorum, Taşkale konusunda da aynısı olacak. Maalesef yine kimsenin kılı kıpırdamayacak.

*Papazın Bağı

Taşkale bir bütün olarak, hepi topu 450-500 evden oluşan bir yerleşim yeri. İstenseydi “müze köy” olarak değerlendirmek mümkündü. Dokusu bozulmadan evler onarılır, çevre düzenlenir, köy mamur hale getirilirdi.

Türkiye’de örnekleri öyle çok ki… Bursa Cumalıkızık, Karabük Yörük Köyü, İzmir Şirince ve Çanakkale Yeşilyurt güzel örneklerden birkaçıdır. Bu köyler Türkiye’dedir. Ama burası Karaman. Tapucak projesini bile bitiremeyen şehir…

Şimdi herkese soruyorum; İçiniz sızlamıyor mu? Üzüldüğünüz olmuyor mu? Şu fotoğraflara bakar mısınız? Burası Halep’te bombalanmış, yakılmış, yıkılmış, bir canlı sesine hasret köye benzemiyor mu? Bu ülke kendi değerlerine nasıl sahip çıkacak? Kimlerle çıkacak?

*Manazan Mağaraları

Yerli ve milli derken, dünyaya miras bırakacağımız bir büyük köy, Türkiye’nin en güzel yerleşimlerinden biri olan Taşkale güneşin altındaki kardan adam gibi eriyor. Kardan adamdan geriye buruşuk bir havuç ve iki kömür parçası kalır. Taşkale’den geriye o kadarı bile kalmayacak.

Bilmem hatırlayan var mıdır? Karaman’da ilk eylemi gerçekleştiren yerleşim yeri Taşkale’dir. Taşkaleliler, 1965 seçimlerinde köylerine siyasetçileri sokmamışlardır. Bir gün belki bu eylemin öyküsünü de paylaşırım.

Taşkale üzerine yazdığım bir yazıdan bir paragraf:
Pamukkale’nin travertenleri, Kapadokya’nın Peri bacaları varsa, Karaman’ın Taşkale’si var. Taşın hem sığınak olduğu hem sanata dönüştüğü bir yer adıdır Taşkale. Torosların uzantısı bir coğrafyanın güzellikleri vardır Taşkale’de. Sizi kızıl, kahverengi kayalar selamlar uzaktan. Volkanik kayalar, yağmurdan, rüzgardan şekil değiştirmiş, yeni biçimler almıştır. Bulutlara bakıp benzettiğiniz şeyler neyse, sizi selamlayan kayalar da öyle. Neye benzetmek isterseniz ona dönüşen sihirli kayalardır onlar.

Karaman Eski Valilerinden Hasan Basri Güzeloğlu Taşkale’de

Notlar:

– Yeşildere-Taşkale arasındaki bölge, Yeşildere Vadisi olarak II. Derece Doğal Sit Alanı, Manazan, Taş Ambarlar ve Taşkale Arkeolojik ve Kentsel Sit Alanı olarak tescil edilmiştir.

– Taşkale Muhtarı Hasan Karaca ile yaptığım sohbeti bir başka yazıda değerlendireceğim. Muhtar Karaca’nın Taşkale’yi kurtarma eylem planını, Taşkale Müzesi projesini ve daha çok şeyi önümüzdeki günlerde paylaşmak umuduyla…

AHMET TEK

Fotoğraflar; Karamandan.com arşivindendir.