Masterchef ve Kel Mahmut’lu Rüya

Karaman Belediyesi, öyle bir tanıtım hamlesi yaptı ki, günlerdir dillerden düşmüyor. Evet! Masterchef’i kastediyorum. Masterchef’i seyrederken, benim gibi Karaman dışında yaşayanlar keyiften dört köşe olurken, meğer program şehir içinde daha etkili olmuş.

Masterchef programı herkesin dilinde, sohbetlerin ilk konusu olmayı sürdürüyormuş. Daha çok tartışılacak gibi…

İlk yazımda da belirtmiştim; Her etkinliğe, her güzel işe karşı olan, yapılan her işe bir kusur bulan insanlara yüz vermeyelim demiştim. Onlar yumurtadan kesilmiş tavuk gibi, tünedikleri yerden bıkbık’larına devam etsinler. Nitekim ediyorlar. Azlar, çok geveze oldukları için çokmuş algısı yaratıyorlar.

Neyse… Masterchef’in ardından programın Karaman’daki renkli yansımaları bana kadar ulaştı. “Masterchef’te Karaman Rüzgârı Esti” başlıklı makalemde, “Kel Mahmut’u (Mahmut Büyükyağcı) ilk kez bu kadar ciddi ve ilk kez takım elbiseli gördüm.” diye yazmıştım.

Meğer bu durum sadece benim dikkatimi çekmemiş. Karaman’dan bir dostumun gönderdiği mesajı okuyunca, Kel Mahmut’u gündeme taşıyanlar çoğaldı. Kel Mahmut dikkat çeken bir karakterdir. Üstelik Kel Mahmut’un bulunduğu her yer daha dikkat çekici hale gelir. Masterchef de öyle olmuş.

Bana ulaşan mesajda, Masterchef’in Karaman’ın en renkli yüzlerinden üç rahmetli güzel insanın hayırla yad edilmesine vesile olduğunu fark edince mutluluğum bir kat daha arttı.

Bir dönemin popüler insanlarının başında gelirlerdi: Kürt Yakup (Yakup Beler), Matbaacı Hüseyin (Hüseyin Ölmez) ve Deli Zeynel. (Zeynel Erdal)

Kürt Yakup, ömrünü inşaatlarda geçirdi. Çok çalışırdı. Allah rahmet eylesin. Erken yaşta kanserden vefat etti. Karaman’da herkes tanır ve severdi. Kürttü ama MHP’nin ve ülkücü hareketin tavizsiz savunucusuydu. İnançlı ve samimi bir müslümandı. Koluna sıcak simitleri sıralayıp Pala’nın kahvesine oturur, ikramda bulunmadığı kimse kalmazdı.

Matbaacı Hüseyin, Allah vergisi bir espri kabiliyetine sahipti. Espri zekanın göstergesi denir. Hüseyin’in zekası, yaptığı şakalar ve espriler dikkate alınırsa Einstein’dan fazla olmalı… Yakın çevresindekilere, dostlarına ve komşularına yaptığı şakaları bilmeyen çok azdır. Meslek hastalığının pençesine düştü. Gün gün eridi ve ailesi ona bebek gibi baktı. Allah rahmet eylesin.

Deli Zeynel, Kürt Yakup’tan ve Matbaacı Hüseyin’den farklıydı. Deliliği, taşkın ruh halindendi. Hiperaktif bir yapısı vardı. Çok değişik işler yaptı. Uzun yıllar Dağ Restoranı işletti. İlkokul arkadaşımdı. Kardeşi Abidin’le de okudum. Zeynel de kanserdi. Vefatından önce görüşme fırsatım oldu. Eski Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu yakınlarıydı. Tedavisiyle yakından ilgilendi. Ama fayda etmedi. Allah rahmet eylesin.

Bilmeyenler için kısaca tanıtmaya çalıştığım bu üç kişi, 1970’lerden 2000’lere, Karaman’da herkesin tanıdığı, isimleri anıldığında tebessüm ettikleri insanlardı. İnşallah bir gün birileri bu üç güzel insanın roman gibi olan hayatlarından kısacık bile olsa bazı bölümlerini yazar. Onların, Karaman için hatırlanmaya değer insanlar olduğuna inanıyorum.

Kürt Yakup, Matbaacı Hüseyin ve Deli Zeynel’i en iyi tanıyan, onlarla ilgili olayları, şakaları sanki yeni olmuş gibi, kendine özgü konuşması, jest ve mimikleriyle anlatan tek kişi, Kel Mahmut’tur. Kel Mahmut Karaman’da herkesin tanıdığı ve selam vermeden geçmediği tek kişidir. Karaman’ın yaşayan en renkli ve esprili kişisidir. Okumayanlar için hatırlatmak isterim. Karaman’dan.com’da 2 Mart 2020’de yayınlanan “Kel Mahmut’un Berberi” başlıklı yazımda, Mahmut Büyükyağcı’yı tanıtmaya çalıştım.

Kel Mahmut’u, Masterchef programında jüri üyesi olarak görenlerin boş durmayacağını herkes tahmin etmiştir. Kel Mahmut’un jüri üyeliği Karaman Tarihi’ ne altın harflerle yazılacaktır. Kel Mahmut’un jüri üyeliğini gurmelikle eş değer görenlerin eleştirilerinin arkası kesilmeyecektir.

Hüseyin Ölmez’in kardeşi, Karaman’ın değerli iş insanlarından sevgili Celalettin Ölmez, sosyal medya hesabından şöyle yazmış: “Karaman’ın tanıtımında Masterchef programı mükemmel oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Masterchef jürisinde yer alan Türk Hava Kurumu Başkanı Mahmut Büyükyağcı, programa renk kattı.

Yalnız gece rüyamda rahmetliler; abim Hüseyin Ölmez’i, Kürt Yakup Beler’i, Deli Zeynel Erdal’ı gördüm. Dediler ki:

-Bizim yokluğumuzda Kel Mahmut modernleşmiş. Takım elbise, kravat yakışmış. Jüri üyeliğinde yemek tadımında bir güzel karnını doyurdu. Afiyet olsun. Kel Mahmut, bizler olmayınca meydan sana kaldı. Ne zaman sen gurme oldun? Bu keyfi yaşa bakalım.

Aynı ekip, birkaç kez, Kel Mahmut’a haber de gönderdi: “Seni bekliyoruz. Acele et. Daha fazla oyalanma” demişler. Kel Mahmut, dostlarının çağrısını “daha erken” diyerek, geri çevirmiş. Allah ona uzun ömür versin.

Hayat pahalılığı, işsizlik, kuraklık, salgın hastalık ve politik çekişmelerin gerginleştirdiği, gülmeyi unutturduğu bir ortamda, bu tür şakalar bir şehri tebessüm ettirmeye yeter.

Demek ki, Masterchef, sadece bir tv programı, sadece yemek yarışması ve bir oyundan ibaret değilmiş. Daha fazlasıymış.

Bir kesim var ki, Masterchef Karaman programını “Toklar Sofrası” olarak eleştirmiş. Bu konuda görüşlerini paylaşanlar oldu. Karaman cömert şehirdir. Şimdi Karaman Belediyesi’nden beklenen büyük bir “Halil İbrahim Sofrası” kurmak olmalı. Guinness Dünya Rekorları’na girecek çapta mükellef bir sofra donatılmalı. Şeref konukları, fakir fukara, garip gureba baş köşeye oturtulmalı. Böyle bir projeye destek vermeyecek tek insan çıkmaz.

Karaman, bir yemek veya bulgur festivalinden önce, Halil İbrahim Sofrası ile bir ilki gerçekleştirip, diğer illere örnek olabilir. Böyle bir etkinliğin yansıması ve etkisi yurt dışına kadar uzanır. Ben önermiş olayım.

AHMET TEK

KEL MAHMUT’UN KONUŞTUĞU BÖLÜMÜ AŞAĞIDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ