Tayland’da İki Karamanlı

Yeryüzünde her canlı bir vakte kadar ömür sürer. Doğan her canlı ölüme koşar. Rahmetli Abdurrahim Karakoç “Mihriban” şiirinde bunu “Her nesnenin bir bitimi var” ifadesiyle vurgulamış. Her insan ölümlüdür ama bazı insanların isimleri ve eserleri sahibinden asırlar sonra da hayat sürer.

Genç Kız Neden Özür Diledi?

Mübarek üç aylar, Receb ayının ilk günü olan 13 Şubat Cumartesi başlayacak. İlk cemre ise 19 Şubat’ta havaya düşecek. Bu yıl henüz kar görmedik. İnşallah bahara kadar toprak karla buluşur, ilkbahar yağışları da ülkeye ve Karaman’a bereket getirir. Bir yanda mübarek günler, bir yanda yağış umudu ve bahara sayılı günler kaldı.

KMÜ Türkiye’de Bir İlki Başlattı

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, Yunus Emre yılı kapsamında Türkiye’deki üniversiteler arasında bir ilke imza attı. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Dil ve Edebiyat Topluluğu’nun ortaklaşa düzenlediği “Yunus Emre Okumaları”nın ilki 13 Şubat 2021 Cumartesi günü yapıldı. Böylece KMÜ, Türkiye’de Yunus Emre okumaları yapan ilk üniversite oldu.

Kıymayın, Kıydırmayın!

Her insan ihtiyaçları için yılda 7 ağaç tüketirmiş. Bunu bilim insanları kâğıt, odun ve ağaç ürünlerinden yapılmış eşyaları dikkate alarak hesaplamışlar. Bu rakam dünya ortalaması; Türkiye’deki sayı için bir veri bulamadım.

Karaman: Türbesini Saklayan Şehir

Yunus Emre Camisi ve Yunus Emre Türbesi’ni yerin dibine batırmışlar. Kimler mi? Bunu bana sormayın. Bu ayıp Karaman halkının gözü önünde gerçekleşti. Herkes baktı ama kimse görmedi. “Ne yapıyorsunuz, ne oluyor?” diye soran, feryat edip bağıran bir Allah’ın kulu çıkmadı.

Yunus Emre Vefa Ödülleri Kimlere Verilsin?

Yunus Emre hakkında yazdığım yazılar, akademik araştırma yöntemlerinden bağımsız, bir köşe yazısı üslubuyla ele alınmıştır. Bu yazılarımda Yunus Emre’nin mezar yerinin Eskişehir Sarıköy kabul edilmesine ilişkin bazı bilgileri paylaştım. Bu yazıları dikkatli takip eden okuyucu, Yunus Emre’nin mezarının belirlenmesindeki çalışma ve yöntemlerin bilimsel yanının olmadığını fark etmiştir.Yine bu yazılarda, kafatası ölçümü gibi, 1940’ların ruhuna uygun arî ırk arayışlarına Türkiye’nin de kayıtsız kalmadığını, Yunus Emre, Mimar Sinan vb. Türk büyüklerinin bu uygulamalardan nasibini aldığını (!) vurgulamaya çalıştım.Yunus Emre’nin gerçek mezarı üzerinde görüş birliğine varılamayacağı aşikârdır. Yıllar önce bir makamın tercih edilerek “İşte Yunus’un mezarı burasıdır” şeklinde hüküm vermek ve bunun bir bilimsel çalışma sonucu ortaya çıkarıldığını savunmak bugün için geçersiz bir görüştür.Yunus Emre’nin mezar yerinin belirlenmesinde bilimsellik yoktur. Söz konusu olan, genel kabuldür. Karaman’ın kesinlikle katılmadığı ve kabullenmediği bir oldu bitti olayıdır. Bu oldu bitti tarzındaki yaklaşım 1940’lı yılların ruhuna uygun olabilir. Ama günümüzde buna itiraz etmenin ve yeni görüşler serdetmenin önünde engel yoktur. Yeni araştırmalar yapılması ve yeni verilerin ortaya konulması gerekir. Boş lâf ve hamaset söylemle “Yunus Emre Bizimdir” iddiasının Karaman’a getirisi yoktur, kahvehane lâkırdısı olmaktan öte anlam ifade etmez.