Karaman’ı Dehşete Düşüren İddialar: Silahlı Baskın, Tehdit, Darp, Hediye, Çiçek ve Çikolata…

Yerel seçimlere sayılı gün kaldı. Adaylar son kozlarını ortaya koymak için gece gündüz sahada. Vaatlerin bini bir para. Bunlara önceki seçimlerden şerbetliyiz. Birçok vaadi dinleriz, işimize geleni sahiplenir, işimize gelmeyeni duymazdan geliriz.

Seçimlerin arefesinde, Karaman’da hiç tanık olmadığımız korkunç iddialar ortaya atıldı. Karaman Belediyesi’ne yönelik iddiada, silahlı baskın, tehdit, darp, makamda şok ses kaydı gibi, Hollywood’a özgü mafya filmlerinde duyduğumuz kelimeler havada uçuştu.

Bu iddiaları ortaya atan sokak dedikoducuları değil, Ak Parti’nin İl Başkanı oldu. Ardından da Ak Parti’nin Belediye Başkan adayı Mevlüt Akgün. İkisi de hukukçu. Konuyu ciddiye almasalar birilerini zan altında bırakıp itham etmezler. İki isimde siyasette tecrübeli. Yaş tahtaya basacak toylardan değil.

Ramazan’ın bereketinden, feyzinden söz etmek yerine maalesef başka konuları yazmak zorunda kalıyorum. Affınıza sığınıyorum.

Ak Parti İl Başkanının adını, mesleğini, Mevlüt Akgün ve Abidin Çağlayan’ın birlikte çalıştığı dönemde yanlarında staj yaptığını, bir de Karamanlı olmadığını biliyorum. Hakkında başkaca bilgim yok. Ne kendisini gördüm ne sesini duydum. Aramızda ünsiyet de yok tanışıklık da.

Gazetecilerle mesafesini koruyan ya da gazetecilerle ilişki kurmaktan kaçınan biri olmalı. Siyasetçi bayramı, seyranı, iyi günü, kötü günü bilir. Göstermelik de olsa ilişki kurar. Bu arkadaşta bunlar varsa da ben görmedim. Kendi adıma söylüyorum. Başkalarıyla farklı bir yol tutturmuş olabilir.

Hz. Mevlâna’nın “İnsanları iyi tanıyın. Her insanı fena bilip kötülemeyin. Her insanı da iyi bilip övmeyin” sözü, yazılarımda yol göstericimdir.

İslam düşünürü Şeyhü’l Ekber Muhyiddin İbnü’l-Arabî‘nin “Davranış dili, söz dilinden daha açıktır” sözü de kulağımda küpedir.

(Geçenlerde “Karaman’da saltanat çuluna bağdaş kuran kim olursa olsun, pohpohlanmayı , methedilmeyi, övülmeyi, göklere çıkartılmayı bekliyor. Eleştiriden muaf tutulmak istiyorlar. Bu doğal. Herkes övülmekten mutluluk duyar” diye yazmıştım.

Sonra, 22 yıllık Ak Parti iktidarında, Ak Parti Karaman il başkanlığı yapanlardan birini bile tanımadığımı, il binalarına gitmediğimi, çaylarını içmediğimi, hiçbir Ak Partili belediye başkanını makamında ziyaret etmediğimi açıklamıştım.

Trol sürüleri, özellikle ‘soloşlar’; akıllarının ermediği her eleştirimde beni bir yerle bağlantılı göstermeye bayıldıkları için bu satırları yazmıştım. Ne yapsın zavallılar! Beyinleri o kadarına kifayet ediyor.)

Ünsiyet kurmadığım, hiç karşılaşmadığım Ak Parti’nin ‘Ordulu’ Karaman İl Başkanı Murat Öztürk, durdu durdu, kimsenin beklemediği bir vakitte, Karaman’ı dehşete düşürecek, gözleri fal taşı gibi açtıracak bir dizi iddiayı dile getirdi. “İttifakmış, büyük ortağın takımındanmış” demedi, kimsenin gözünün yaşına bakmadan, elinde avucunda ne varsa ortalığa döktü.

İktidar partisinin il başkanının açıklamalarını yerel medyadan öğrendim. Yerel medyada yer alan haberleri yalanlamadığına göre, doğru kabul ettim.

Aynı iddiaları, Mevlüt Akgün de dillendirdi. Akgün, Ethem Büyükköse’nin Karaman’da bir ilk olan ve gençlerin taramalı sorularına muhatap olmaktan çekinmeyen başkan adaylarını ringe çıkarmak için kurguladığı “Sorgu” programının ilk konuğuydu. Akgün de Karaman’da baskı, tehdit, korku, silah kelimelerini kullandı.

Önce AK Parti İl Başkanı Murat Öztürk’ün açıklamalarının satır başlarını hatırlayalım:

-“Karaman Belediyesi son günlerde devamlı olarak silahlı baskın, tehditler ve belediye içinde suç sayılan fiillerin devamlı konuşulduğu bir yer haline geldi.””Halk içinde belediye yönetiminin sadece hediye, çiçek ve çikolata dağıtımı yaparak hizmet ettiği, popülist davrandığı, Karaman için kalıcı hiçbir projesinin olmadığı bilinci varken, bunun dışında organize ve bilinçli şekilde baskı ve tehditlerle iş yapan, gazetecileri dövdüren, darp eden grupların olduğu mahkeme dosyalarına yansımıştı.”-“Tüm bunlar yetmezmiş gibi, gazetecilerin evini kurşunlayan, hatta en son yapılan parktaki genç bir çocuğun cinayet olayında, belediye aracında bu silahın taşınması herkes tarafından bilinmekte ve resmi kayıtlara geçtiği ifade edilmektedir.”-“Son olarak ise şimdi “Makamda Şok Ses Kaydı” başlıklı haber içinde, Belediye Başkan Yardımcısı olduğu iddia edilen kişinin konuşmalarında; “Silahla evin kurşunlanması ve bazı kişilerin darp edilmesi olayıyla ilgili” konuşmaların geçmesi dehşet vericidir.”-“Öncelikle Karaman halkı bu tip yapılanmalara, resmi makamlarda bu tip davranışlara hiçbir zaman müsaade etmez.”-“Karaman, bir sevgi, huzur ve kardeşlik şehridir. Bu tip olaylarla anılması ve bunun içinde Belediye Yönetiminin isminin geçmesi ve buna karşı, hiçbir yetkilinin ise ağzını dahi açmaması kabul edilemez.”-“Karaman Belediye tarihinde Yaşar Evcen, Halil İbrahim Gülcan ve AK Parti Belediye Başkanlarımızın hiçbir döneminde böyle çirkin olaylar hiçbir zaman yaşanmamıştır.”-“Biz bu konuda yetkili makamların kararlarını takip edeceğiz. Seçim sürecinde de her bir vatandaşımız hür iradesini yansıtacaktır.”-“Bizler vatandaşımızı huzursuz eden her türlü davranışın karşısında olacağız.”-“Karaman bir bütün olarak tüm bu toplum barışını tehdit eden olumsuz davranışlardan açık şekilde rahatsız olmuştur.”-“Hiçbir parti ayrımı yapmaksızın kanun dışı eylemleri güçlü bir şekilde kınıyor ve kabul etmiyoruz.”

İl başkanının açıklaması “Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” cümlesiyle bitiyor. Allah aşkına! Bu iddiaların neresi saygıyı hak ediyor. Bu iddiaların binde biri bile doğruysa “Karaman ölmüş de selasını verecek birini bekliyor”demekten başka söz bulamıyorum.

Kullanılan kelimelerin bazılarını cımbızla çekip çıkartınca mafya filmlerindeki sözcüklerden farklı olmadığını söylemek, açıklamayı abartmak sayılır mı?

Silahlı Baskın, Baskı, Tehdit, Darp, Hediye, Çiçek ve Çikolata…Gazetecilerin evlerinin kurşunlanması, yeni açılan parkta bir çocuğun cinayete kurban gitmesi, belediye aracında taşınan silah, makamda şok ses kaydı, kanun dışı eylemler…

Bu sözcükleri işitmediniz mi? Tüyleriniz ürpermedi mi? Ben yazarken elim titredi. Korkudan değil, gelinen noktadan. Sinirden, öfkeden!

Bir senarist bile bunca sözcükle senaryo yazmaktan çekinir. Seyirciye bu kadar yüklenilmeyeceğini bilir. Bunlar senaryo ise izleyeceğimiz film hepimizi korkutur. Birçok sahnesi sansürlenir, RTÜK harekete geçer.

Ak Parti il başkanı senaryo yazıp seçmeni korkutmak istemiş olabilir mi? Murat Öztürk’ün amacının bu olmadığı malum. Ya söylediklerinin bir bölümü gerçekse?

Murat Öztürk, halk arasında fısıltıyla dalga dalga yayılan iddiaları gündeme getirdi. Demek ki bıçak kemiğe dayandı. Bugüne kadar MHP’li belediye yönetimine eleştiri getirdiklerini duymamıştım.

Öztürk, bazı olayları üstü örtülü biçimde anlatmayı tercih etmiş. Daha açık konuşsaydı diyebilirsiniz. O söyleyeceğini söyledi, mesajları yerine ulaştı.

Karaman FK Başkanı Süleyman Han’ın, “Ölüm tehditi aldım” diye feryat etmesinin üzerinden bir hafta geçti. Hatırlayalım, Süleyman Han ne demişti:

“Ölüm tehditi aldık. Zaten stattan kovulurken ölüm tehditi aldık. Belki bunlar suç duyurusu bile olabilir. Bunları bütün kamuoyu biliyor. Videosu duruyor.”Ardından rest çekmişti: “Şimdiki belediye seçilirse biz devam etmeme kararı alırız. Başka arkadaşlar, başka yönetim gelir. Karaman’da futbolu bırakırım.”

Karaman FK Başkanı’nın bu sözleri, bazı kesimler tarafından, seçim öncesi algı oluşturmaya yönelik olarak değerlendirildi. Bir soruşturma açıldığına ilişkin bilgi de gelmedi.

Süleyman Han’ın, pimini çekip attığı el bombası ortada dururken, İl Başkanı Öztürk’ün ve ardından Mevlüt Akgün’ün söylediklerini bakalım kimler duyacak ve gereğini kimler yapacak?

Sandık her şeyin ilacı olacak mı? Seçimden sonra Karaman’da sular durulacak mı? Gerginlikler sona erecek mi? Her şey güllük gülistanlık olarak yansıtılmaya devam edilecek mi? Bekleyip, göreceğiz.

Murat Öztürk’ün dediği gibi; “Öncelikle Karaman halkı bu tip yapılanmalara, resmi makamlar da bu tip davranışlara hiçbir zaman müsaade etmez.”

Karaman huzur kenti olsun, huzurlu kent olsun. Yunus Emre’nin yurdu “Karaman, sevgi, huzur ve kardeşlik şehridir.” Karaman’a kavga, gürültü, kanun dışı eylem, barışı tehdit eden olumsuz sözcükler yakışmıyor. Bu mafyavari davranış iddiaları ise hiç yakışmıyor.

Günün Sözü: Hatanın olmadığını söyleyen, hatayı doğrunun parçası sayar. (Muhyiddin İbnü’l-Arabî)

Ahmet Tek