Karaman’da 9 Mart 2024 Cumartesi günü saat 20.00’da Lütfi Elvan Kongre Merkezi’nde Vefa Konseri” var.
Karaman Anadolu Lisesi eski mezunlarının seslendireceği konseri, müzik öğretmeni Gönül Atalay yönetecek. Konser halka açık ve ücretsiz olacak. Bu konseri kaçırmayın!
Bu duyurudan sonra size Gönül Hoca’yı tanıtmak istiyorum. Adını ilk kez duydum. Gönül Atalay’ı tanımayan benim gibi yüzlerce kişi olduğunu düşündüm.
Gönül Hocamın adını Karaman Arşiv’de gördüm. Vefa Konseri için mesaj yazmış. Karaman Arşiv, bu iletiyi “Ögretmenimiz Gönül Atalay‘dan mesaj var” başlığıyla paylaşmış.
“Bunca yıllık mesleğimde bir ilki yaşayacağım. Bu seneye kadar çalıştırdığım korolardan seçme bir grupla bir konser düzenliyoruz. ‘Vefa’ koymuşlar konserin adını. Ne iyi etmişler; çünkü adı bile güçlü bir motivasyon sağladı bana. Ve ‘iyi ki’dedim, ‘iyi ki öğretmen olmuşum.’
Hepsi kocaman adamlar olmuşlar, iş güç, makam mevki sahibi olmuşlar. (Her ne kadar çalışırken zıpır liseliye dönüşseler de) İçine yürek ve emek katılmış zevkli bir çalışma süreci yaşadık. Aynı sıcaklığı sahneden de yayacaklarına eminim. Gelin siz de ısının.”
Öğrencileriyle gurur duyduğunu böyle tatlı tatlı dile getirmesinden, davetindeki nahifliğini yüreğimize nakşetmesinden adıyla müsemma bir kişi olduğunu anlamakta gecikmedim.
Sonra “Karamanlı Japonlar” başlıklı Karamandan.com’daki yazıma gönderdiği “Karaman için yaptığım besteleri bütün dünya dinliyor. Lakin ne yerel basında ne kamu kuruluşlarında değer görmedi maalesef” mesajını görünce, Gönül Atalay Hocamla tanışmak boynumuzun borcu oldu.
Gönül Atalay, 1996’dan beri müzik öğretmeni. 26 yıldır Karaman’da çalışıyor. Halen İrfan Ataseven Anadolu Lisesinde görevini sürdürüyor.
Öğretmenliğe başladığından bu yana her yıl sonu bir konser çıkarmış. Bazı seneler konsere paralel olarak il programları yapmış. Şu ana kadar emek verdiği beş öğrencisini konservatuvara hazırlayıp göndermiş. Bu öğrencilerinden ikisi akademik çalışma yapıyormuş.
Gönül Hoca kelimenin gerçek anlamıyla öğretmen. Mezun ettiği öğrencilerini bile takip ettiğine göre, bu tanımlamayı hak ediyor. O, işini yaparken, öğrencileriyle ilgilenirken yorulmayı bilmeyen, onlarla gurur duyan bir öğretmen.
Gönül Atalay’ın hayatında müziğin yeri bir başka. İki kez ulusal çapta liseler arası müzik yarışmasına (Fizy ve İpana) grup ve solist hazırlamış. Grubu, Fizy’de finale kalmış.
KMÜ ve TRT işbirliğiyle düzenlenen ses yarışmasına da öğrenci hazırlamış ve derece almışlar. Yine Gençlik Merkezinin hazırladığı ses yarışmalarına katılmışlar. Buradan da derece ile ayrılmışlar.
Gönül Hocamın müzik tutkusu toprağından, suyundan. Ozanların yetiştiği Taşkale’de doğmuş. Taşkale’ye borçlu olduğunu düşünmüş, vefa örneği göstermiş; Taşkale’de söylenen ve literatüre girmemiş türkülerle ilgili bir TÜBİTAK projesi yapmış.
Gönül Atalay, Karaman’da müzik denilince akla gelen ilk isimmiş. Elbette müzikle ilgili olanlar için. Etem Büyükköse’nin çektiği “Buğdayın Hikayesi” belgeselinin müziğini yapmış.
Bestelerinden biri Halk müziği sanatçısı Nazlı Öksüz tarafından seslendirilmiş.
Ne yazık ki, “Kimse kendi memleketinde peygamber olmaz” atasözünün gerçekliği bir kez daha kendini göstermiş. Gönül Atasoy’un Yunus Emre şiirlerinden bestelediği bir eseri “Bir Sakiden İçtim Şarap”, İngiltere’de Türklerden oluşan bir müzik grubunun repertuvarına girmiş ve konserlerde söylenmiş. Karaman’da ne duyan olmuş, ne duyduğunu anlatan biri çıkmış. Yerel medyanın hiç mi hiç haberi olmamış.
Gönül Hoca, kimseye gönül koymamış, küsmemiş, kızmamış. Karaman’ın tanıtımına katkı olsun diye “Karaman’ın Koyunu” adlı, sözleri meslektaşı Hasan Büyükköse’ye ait beste yapmış.
Klip, 2021 Yunus Emre Yılı için yapılmış bir projenin ürünüymüş. Z kuşağına Yunus’u ve evrensel felsefesini, onların sevdiği tarz bir müzikle tanıtmayı amaçlıyormuş. Projeye Belediye ve Valilik de destek vermiş.
Belediye aynı proje kapsamında Yunus şiirleri dinletisi istemiş. Günlerce çalışmışlar, emek vermişler ve dört dörtlük bir hazırlık sürecinden sonra çekimler yapılmış.
Peki, sonra ne olduğunu tahmin edebilir misiniz? “Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu” sözü Yunus Emre çalışmasını 12’den vurmuş. Anlayacağınız o çekimler yayımlanmamış.
Emeğe mi acırsınız, masrafa mı, Gönül Hoca’nın yüreğinin sızladığına mı, sanata değer verilmemesine mi?
Klipte çalıp söyleyenlerin biri hariç hepsi Gönül Atalay’ın eski ve yeni öğrencileriymiş. Bayan solist de kendi kızıymış. Sanatçı annenin bir de sanatçı kızı olduğunu böylece öğrendim.
Klipte rol alan gençler Etem Büyükköse ve Ali Duru, yabancılar şubeyle irtibata geçip ayarlamışlar ve organize etmişler. Sanatçılar paradan puldan anlamazlar (!) Gönül Atalay, “Klibin maddi yüküyle ilgili bir bilgim yok. O kısım benim dışımda gelişti” diyor.
Sanatçılar en çok neye üzülür? Sanatçıları en çok ne yıpratır? Ben söyleyim, ilgililer bir kenara not alsın:
“Yapılan çalışmaların, söz verildiği halde kurum ve kuruluş yöneticileri tarafından sahiplenilmemesi. Sanatçının emeğinin farkına varılmaması. Teşekkür etme nezaketinin gösterilmemesi. Sanatçıyı alkış doyurur.”Aslında yapılması gereken zor değilmiş; dijital platformlarda yayılmasını sağlamakmış. Gönül Hoca’nın korkusu yanlış anlaşılmak. “Benim maddi bir beklentim de olmadı. Sadece cebimden para harcamak istemedim. Çünkü tek maaşlı bir öğretmenim” diyor.
Klipteki parça için “sapkın müzik” ifadesi bile kullanılmış. Sanat, sonsuzluğa kanat açan bir varlık. Öyle basit ve çirkin sıfatlarla mahkum edilmeye uygun değil.
Gönül Atalay’ın bir sırrını öğrendim. “İki kişinin bildiği sır değil” demişler. Ben de o sırrı faş etmeliyim ki, Gönül Hocamın bir güzel yanını duymuş olun.
Gönül Hoca, koro ve ekibini oluştururken özellikle sorunlu öğrencilere öncelik veriyormuş. Eğer birazcık enstrüman veya ses yeteneği varsa onları alıp yetiştirmeye çalışıyormuş. Her korosunda parçalanmış aile çocukları yer almış. Bunlardan üçü konservatuvara gitmiş.
Yarın, Lütfi Elvan Kongre Merkezinde düzenlenecek olan Vefa Konseri’nin Şefi işte size tanıtmaya çalıştığım Gönül Atalay.
Böyle kıymetli bir hocayı sahnede görmenizi ve alkışlamanızı öneririm. Karaman’da olsam, bu konseri kaçırmazdım. Gönül Hocama teşekkür ederdim. Ankara’dan alkışlar gönderiyorum. Eminim Karaman’a ulaşır.