Şimdilerde kullanılmasa da Türkçedeki “kalubeladan beri” deyimi sizce de çok tatlı değil mi? Derinliği olan bir ifade. Ayrıca şiirsel. Çok uzun zamandır tanışık olduğunu belirtmek isteyenler ”kalubeladan beri” deyimini kullanır.
Bazı kişiler de daha önce hiç görmediği birini sanki uzun yıllardır tanışıyormuş hissine kapılır. Bazı mutasavvıflara göre bunun nedeni ‘Kalubela’dan ruhların tanışmış olmasıdır.
Ünlü Alman filozof Arthur Schopenhauer, başucu kitaplarımdan “Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar” adlı eserinde “Akraba ruhlar uzaktan selamlaşırlar” diye yazmış.
CHP Karaman Belediye Başkan adayı Recep Sertçelik, benim Kalubela’dan tanıştığım ve ruhumun merhabalaştığı insanlardan. Oysa tanışmıyoruz, hiç karşılaşmadık. Adını ilk kez adaylığı açıklanınca duydum. Benden birkaç yaş küçük olsa da aynı kuşağın çocuğuyuz.
Recep Sertçelik Ortaobalı. İlkokulu köyünde, orta öğrenimini Karaman’da, yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. Üç çocuğunun babası, Necmiye Hanım’ın eşi, öğretmen, idareci, çiftçi, iş insanı. Karaman Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğünden emekli.
Can yoldaşını Ardahan’da buldu
Recep Sertçelik, 1987 yılında Ardahan’da Endüstri Meslek Lisesinde öğretmenliğe başladı. Orada Necmiye Hanımla tanışıp evlendi. Kendi ifadesiyle, Ardahan “can yoldaşını”, “hayattaki en büyük şansını” bulduğu yer oldu. Buradan anlayın ki hâlâ âşık. Aşk adamı, gönül adamı, aile babası…Ardahan’dan sonra Ilgın’a ve ardından Karaman’a atandı. Karaman Mesleki Eğitim Merkezi’nin 15 yıl müdürlüğünü yaptı. Demek ki liyakatli bir idareciymiş. Ak Partili siyasetçiler onu görevden aldırıp kendi adamımız diye başkasını getirmemişler. İyiler iyidir. İster idareci ister siyasetçi olsun.
Recep Sertçelik 2014 yılında emekli oldu. Kendi evlerini yapmak için başladıkları inşaat işini ilerletti ve müteahhitliğe başladı. Bir yandan da Ortaoba’da baba mesleği çiftçilikle uğraştı.
Çok yönlü, dost canlısı, sevecen, enerjik, başarılı ve hayata pozitif bakan biri. İletişimi çok iyi. Sevmeyeni yok denir ya, Recep Sertçelik onlardan biri.
Düzgün ve dosdoğru…
Ona bir hadsiz çıkıp, geçmişinde şuyu var, buyu var diyemez. Çamur atılacak, atılsa da üzerinde iz kalacak biri değil. Alnı açık, yüzü ak. Kime sorduysam “düzgün ve dosdoğru insan” cevabını duydum. “Bırak canım, o da adam mı?” diye ağzını yayıp iftira atan biri olmadı.
Karaman’da tanıyanlar ona Recep Hoca diyor. Milli Eğitim’de 27 yıl başarılı bir grafik çizdiği dikkate alınırsa hocalık ona anasının ak sütü gibi helal olmalı.
Recep Hoca, yakın çevresi ve dostları tarafından işini zevkle, özenle, hakkıyla yapan biri olarak tanınıyor. Recep Hoca kendini anlatırken “çalışmak, üretmek, artık değer yaratmak benim yaşam felsefemdir. Her yaptığım işte ilkem kazanmaktır” demiş.
“Karaman Belediye Başkanlığına adayım” dediği gün yaptığı konuşmada, açıklamalarının içeriğini ve üslubunu beğendiğim için olmalı, Recep Hoca ile 40 yıldır tanışıyormuşum duygusuna kapıldım. “Kalubeladan ruhlarımız birbirini tanıyor” dedim.
CHP yönetiminin isabetli tercihi
Recep Hoca’nın aday olarak yaptığı ilk konuşmada söylediklerini not almıştım. “İnanmak başarmanın yarısıdır. Başarı, başaracağım diyenlerindir. İnanıyoruz,çok çalışacağız ve kazanan biz olacağız. Bundan hiç endişeniz olmasın. Ben kazanacağımıza yürekten İnanıyorum. İnanmadığım işi de asla yapmam” diyordu.
CHP yönetiminin Karaman’da aday belirlerken en isabetli kişiyi seçtiğinin kanıtı, Recep Hoca’nın şu sözleri:
“Bizim odak noktamız insan. İlkemiz; İnsana saygı, sevgi, hoşgörü ve kardeşlik.”
Recep Hoca, Selda Bağcan’ın seslendirdiği “Acıyı Bal Eyledik” şarkısından şu bölümü alıntıladı: “Hor baktık mı karıncaya,Kırdık mı kanadını serçenin,Vurduk mu karacanın yavrulusunu,Ya nasıl kıyarız insana?”
Recep Sertçelik, zorlu ve çekişmeli seçim kampanyası sürecinde kimseyi incitmeden, sevgi, saygı, hoşgörü ile çalışacaklarına vurgu yaparak şunları kaydetmişti:
İnsanlara nazik davranacağız. Çünkü; Karşılaştığımız, görüştüğümüz her insan kim bilir farkında olmadığımız ne zorluklarla boğuşuyor. Kim bilir yüreğinde ne acılar taşıyor. Bilin ki yanlışın en ağır olanı doğru insana yapılandır. Sonsuz bir sabırla ve inançla çalışacağız.Bazen su olacağız, sessiz ve sakin. Bazen sel olacağız öfkeli ve hırçın. Bazen mum alevi olacağız, sabırla tükenmeyi bekleyen.Bazen de volkan olacağız, önüne gelen her şeyi tüketen.Yani Sevgili Dostlar;Kimine su, kimine sel, kimine mum, kimine volkan olacağız. Ama asla kimseye kul olmayacağız.
Bu süreçte kadınlarımıza çok büyük görev düşmektedir. Hiçbir başarı yoktur ki kadın eli değmemiş olsun. Kadınlarımızın sorunlarını ve taleplerini iyi dinleyip çözüm üretmek için çalışacağız.
Çünkü; “Bu topraklarda önce kadınlar uyanır. Sonra Güneş doğar. Çünkü; Güneşi kadınlar doğurur.
Bu inançla her insanımıza dokunacağız. Ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle her insanımızla görüşüp onların sorunlarını dinleyip, taleplerini alacağız. Çözüm üreteceğiz.”
Karaman, mutlu kent olacak!
Recep Sertçelik seçimi kazanması halinde tarih ve kültür şehri olan Karaman’ı çağdaş, sosyal, yaşanılır bir kent yapacaklarını belirtti. Eşit, adil ve katılımcı bir belediyecilik örneği vereceklerini bildiren Sertçelik, şu taahhütlerde bulundu:
“İnsanlarımızın yüzü gülecek. Karaman mutlu insanların yaşadığı bir kent olacak.Ekonomik, sosyal ve kültürel projelerimizle insanlarımızın mutlu, huzurlu yaşamasını sağlayacağız. Kadınlarımıza yönelik projeler geliştireceğiz. Çocuklarımıza yönelik projeler geliştireceğiz. Engellilerimize engelsiz, kolay yaşanabilir bir kent sunacağız. Onlara yönelik sosyal, kültürel alanlar yaratacağız. Gençlerimize yönelik projeler geliştireceğiz.”
Öfkeden, kavgadan, nefretten uzak bir söylem. Recep Hoca, Karaman siyasetine yumuşak, nahif üslubuyla şimdiden damgasını vurdu. Yunus Emre’nin memleketinde, Yunus misali hoşgörünün sözcülüğüne soyundu. Nezaket timsali oldu.
Sahici biri…
Seçilirse aynı yumuşak ve nezaketli üslubun belediyede de hayat bulacağına inanıyorum. Zira Recep Hoca’nın söylemleri sahici. Rol yapmıyor, seçmene şirinlik olsun diye maske takmıyor. O, ne ise öyle davranıyor. Kendinde olanı sergiliyor. Siyasetin samimi yüzü olarak gördüğüm insanlardan biri olduğunu söyleyebilirim.
Karaman’da belediye başkanlığı için aday olan 18 kişi varmış. Seçim sürecinde bunlardan birini “Ağır abi” diye seçmem istense tercihim Recep Hoca olurdu. Ağır abiliğinin tasvip etmediğim tek yanı, öne çıkmak istemiyormuş gibi pozisyon alması. “Fazla mütevazı olma gerçek sanırlar” sözünü hatırlatmak isterim. Fazla sessizlik de birikimsizlik olarak algılanabilir. Siyaset denge sanatıdır.
Recep Sertçelik ailesi bir büyük acı yaşamış. Duyduğumda yüreğim yanmıştı. Adaylığı açıklanınca bu olayı yazmak istedim. Recep Hoca ince düşünceli. Sertçelik ailesinin yüreğindeki yangın hâlâ ilk günkü gibi sıcaklığını korurken, bu trajik olayın yazılmasını istemedi. Ayrıca duygu sömürüsü yapıyormuş gibi yanlış anlaşılmalara yol açacağından endişe etti. Ben de öyle olsun dedim.
Candan Erçetin, sözleri ve bestesi kendine ait Kırık Kalpler Durağı’nda ne diyordu:
“Kırık kalpler durağında inecek var
Eteğindeki taşları dökecek var.”
Trajik olayı belki seçimden sonra yazarım. Sertçelik ailesi izin verirse.
CHP Karaman’da neden oy artıramaz?
Recep Hoca ile “akraba ruhlar” olduğumuza inanıyorum ve buradan selamlarımı gönderiyorum. CHP’nin Karaman’da oy oranı belli. Türkiye ortalamasının altında. Yıllardır böyle. Sebebini araştırmak CHP yönetimine düşer.
Benim bildiklerim de var ve bunları yazmak içimden gelmiyor. İp ucu vermek gerekirse “Soloşlar” derim. Ya da cahil bağnazlar. Sosyal medyada maymunluk yapanlar. Edep yoksunları. Sinek küçüktür ama mide bulandırır.
CHP’nin Karaman’da oyunu artırması, malum sebepleri ortadan kaldırmadıkça mümkün gözükmüyor. Genel seçimde bir milletvekili çıkarmalarını, MHP içindeki anlaşmazlığa borçlular.
İsmail Atakan Ünver, ikinci kez seçilmişse bilmeli ki CHP’den başkasına oy vermeyen kemik seçmenin, Ak Parti karşıtlarının ve siyasetteki dönemsel çekişmenin sayesindedir. Kişisel olarak partisine oy kazandırdığını düşünmüyorum. Recep Hoca’nın kişisel özelliklerinin ve çok seviliyor olmasının getireceği oy sayısını 31 Mart akşamı hep birlikte göreceğiz.
Recep Sertçelik’in projelerine sıra gelmedi. Su konusundaki çözüm önerilerine de. Bir sonraki yazıda devam edeceğiz inşallah. Yolu açık olsun.
Günün Sözü: Yanlışın en ağır olanı, söz verdiğin insanları hayal kırıklığına uğratmaktır. Ya söz verme ya verdiğin sözü tut. Allah’ın emri: Yalan söz söylemekten kaçının. (Hac Suresi, Ayet 30)