Halk TV’nin Asker’i ile Karamanoğlu Mehmet

“ Karaman sevdalısı”birini sorsalar, ilk aklıma gelen isim Yaşar Evcen olur. Karaman’da 1989-1999 yılları arasında belediye başkanlığı yaptı. Karaman’ın il olma sürecinin yakın tanıklarından. Vefası, samimiyeti, cömertliği, nezaketi onun öne çıkan insani özellikleri.

Yaşar Evcen adı, Karaman’da hürmet ve referans vesilesi. Yaşar Evcen’in Karaman’da kültür ve sanatla ilgili etkinlikler yapılması için çırpındığını ve her fedakârlığa hazır olduğunu bilenlerdenim.

Yaşar Evcen, Karaman’ın ağabeylerinden. Özverili, üzerine düşenden fazlasını yüklenen ve bundan yakınmayan biri. Örneğin, Halk TV’de Karaman’ın tanıtımına yönelik canlı yayın için yaptıkları…

Yaşar Evcen’in amacı ve beklentisi ne kadar içten ve iyi niyetli ise, Halk TV’nin “Görkemli Hatıralar” adlı programında izlediklerim bir o kadar berbattı.Halk TV’nin Asker’i dersine çalışmadan gelmiş. Belki de çalışıp gelmiştir ve kapasitesi o kadardır. Kendisini ilk kez ekranda izliyorum. Karaman’la ilgili olmasa bir dakika bile sabır gösteremeyeceğim biri. Karaman’a yakışmayan, Karaman’ı tanıtmaktan uzak bir program izletti. Görkeminden vazgeçtik, 3 saatlik yayın süresince bir hatıra bile dinleyemedik. Kazım Karabekir’den, Rauf Denktaş’tan bir anekdot olsun aktarılmadı.

Canlı yayın için Tartan Konağı seçilmiş. İçini göstermedikten sonra ne gerek vardı. Kuru bir bahçe, yeşillik yok. Birkaç çam getirilebilirdi. Demek ki bahçe bakımı çok önemliymiş. Kimin sorumluluğunda ise bahara düzenleseler iyi olur. Arka fonda bayrak yok, Atatürk yok, Mehmet Bey yok. Boş duvar görüntüsü. Konak hakkında bilgi de verilmedi. Konağın son sakinlerinden Remzi Tartan, uzaktan çekimleri seyretmekle yetindi. Cumhuriyet Parkı tercih edilebilirdi. Şehrin kalbi konumunda olması avantajdı.

Yaşar Evcen ortada, bir yanında Osman Nuri Koçak, bir yanında Mestan Karabacak. Önde, satıcısı namaza gitmiş, 4 elma kasası. Altına sehpa koymak bile kimsenin aklına gelmemiş. Başka ürün getirip, görüntüyü cazipleştirmenin akla gelmediği gibi.

Programı Facebook üzerinden izlemek için tıklayın..

Divle peynirsiz, bulgursuz, ekşi karasız, yoğurtsuz, bisküvisiz Karaman mı olur? Ya elmayı koymayın, ya diğerlerini unutmayın. Foto Renk Mustafa Koçak bundan daha iyisini kotarırdı. Kimseden de para istemezdi.

Halk TV’nin Asker’i bol bol siyaset yaptı, kendince Ak Parti’ye geçirdi. Yetmedi, kitabının tanıtımını yaptı, patronuna selam gönderdi, İrfan Değirmenci’nin istifasını uzun uzun anlattı. İrfan Değirmenci’nin Karamanlı olduğunu mu zannediyor diye aklıma geldi. Karaman kelimesinden çok Kürşat dedi. Cümle kurmakta her zorlandığında Kürşat’a seslendi. Anladım ki Kürşat onun can simidi…

Kendisini TRT’de işe aldıran kişi olduğu için Fikret Ünlü’yü övmelere doyamadı. Yunus Emre’ye ayrılan süreden daha fazla Fikret Ünlü güzellemesi yapıldı. Bir ara şaşırıp Fikret Ünlü’nün mezarı diyeceği yerde türbesi dedi. Mehmet Beyi de karıştırdı.

Galatasaray, Fikret Ünlü sayesinde Avrupa Şampiyonu olmuş (!)Milli Takım yine Fikret Ünlü sayesinde Dünya Üçüncüsü olmuş (!) Futbol topu Ak Parti döneminde değil, Fikret Ünlü’nün Gençlik ve Spor Bakanlığı döneminde Türkiye’ye gelmiş (!) Yaşar Evcen hatırlamasa, Işın Çelebi’yi herkes unutmuş. Fikret Ünlü’ye takılıp kalırsanız öyle olur.

Cem Karaca’yı dinletti, Musa Eroğlu’nu, Barış Manço’yu, Mustafa Sağyaşar’ı, Zeki Müren’i dinletti. Ne alakaysa Ataol Behramoğlu’nu canlı yayına aldı. Karaman’ın tanıtımı, dil konusuna kitlendi. Burada da bir çıkmaz sokağa sapıldı. Mestan Karabacak bir şeyler anlatmaya çalıştı. Görüntüsü ekrana bile getirilmedi.

Prof. Dr. İdris Nebi Uysal gibi Yunus Emre ve Türkçe uzmanını konuk olarak çağırmak kimsenin aklına gelmez mi? Yusuf Yıldırım’ı ne çabuk gözden çıkardınız? Karaman’dan görkemli hatıralar anlatacak yetkinlikte birini bulamadınız mı?

Halk TV’nin Asker’i Yunus Emre’den bir dize bile okumadı veya okuyamadı. Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanını okurken kekeledi, bitiremedi. İmdadına Yaşar Evcen yetişti. Yunus’tan şiirler okudu.

Halk TV’nin Asker’i, Karamanoğlu Mehmet Bey’in adını ilk kez duymuş olmalı; Karamanoğlu Mehmet, Karamanoğlu Mehmet diye diye devam etti.

Elma tanıtımına bile izin vermedi, kimseyi konuşturmadı. Programın konuk sanatçılarının yüzleri, ekranda çok az görüldü.

Cemal Yıldız, Ali Aksoy ve Mesut Türkmen’in icralarına doyamadık, yüzlerini ise hiç göremedik. Taşkale ekibi ise gölgede kaldı. Meğer Karaman’da ne kıymetlerimiz varmış, benim haberim olmamış. Program bu sanatçıları tanımama vesile oldu.

Ekranda sürekli aynı görüntüler döndü durdu. Karadağ’ın yılkı atları, Taşkale’nin tahıl ambarları, Ermenek Turkuaz Gölü, Fikret Ünlü, Bekir Sıtkı Erdoğan’ın fotoğraflarını bin kez izlemek zorunda kaldık.

Ne Karadağ’ı ne Hacıbaba Dağı’nı gördük. Hem İmaret hem Aktekke es geçildi. Bir kez olsun Canhasan’dan bahsedilmez mi? Çöl Kraliçesi Gertrude Bell’in Karadağ’da kazı yaptığı dile getirilerek merak uyandırmak gerekmez mi?

Nerde hızlı tren, nerde Zeyve, nerde Gazi Kültür Merkezi, ozanlarımız, yazarlarımız, Karasakal hocamız?

Karaman’ın çarşısından, pazarından, bağından, bahçesinden tek görüntü verilmedi. 260 bin nüfuslu şehir sanki enkazda kaybolmuş gibi bir insan portresi bile gösterilmedi. İnsanların terk ettiği yerlere yıkıntı veya harabe adı verilir. Karaman harabe değil, yaşayan bir şehir.

Laf bulmakta zorlanan Halk TV’nin Asker’i, elmanın ortadan kesilip yıldız çıkarılması numarasını iki kez tekrarladı. İlk kez gören çocukların çok hoşuna gitmiştir. İyi numaraydı (!) Ziraat Odası Başkanı sözünü tamamlayamadan köşesine postalandı. Elma deseni derken de, elma çeşitlerini sayarken de seyircinin anlamayacağı bir dil kullanmasa daha iyi olurdu.

Halk TV’nin Asker’i, 4 kasa elmayı deprem bölgesine götürmek için izin istedi. Hatay’a gideceklerini, araçlarının boş olduğunu söylerken yüzü bile kızarmadı. Depremzedelere eli boş gittiklerini itiraf etti. Sonra depremzedelerin sıkıntılarının giderilmediğinden şikayet etmekten çekinmedi.

Buna rağmen bizden biri çıkıp, “Siz zahmet etmeyin. Biz bir tır elma göndeririz. Bu kadar elma 10 aileye yetmez. Sizden önce Hatay’a ulaştırırız. Bu şehir, deprem bölgesine konvoy konvoy yardım yağdırdı. Hala yardım gönderiyoruz. Karı koca aşçı çift, depremin ikinci gününden itibaren depremzedelere iki ay yemek yaptı” diyemedi.

Halk TV canlı yayınının alt yazıları da bir âlemdi. “Burası Datça Değil Karaman” yazısını kim uydurdu? Datça ile Karaman ne alaka? “Burası Karaman’ın Maldivler’i” yazısı bir başka acayiplikti. Siz Maldivler’i gördünüz mü?Neresi Maldivler’e benziyor? Ucuz sloganlar, bayatlamış laflar.

Programın en komik yanı, “Karaman ildir. Karaman, Konya’nın ilçesi değildir. Konya Karaman mı?” cümlelerinin sıklıkla tekrarlanmasıydı. Artık herkes Karaman’ın il olduğunu öğrendi(!), artık kimse “Konya Karaman mı?” sorusunu sormayacak (!)

Bu kadar uzun programın hiç mi güzel yanı yoktu? Olmaz olur mu? Kadınlarımız batırık yaptılar, artık yemek kime nasip olduysa. Sanatçılarımız da süperdi. Yüzlerini göremesek de…

Programın en okkalı, en baba, en kral lafı Osman Nuri Koçak’tan geldi. “Türkçe andımız” komedisinin üstüne bir kalın örtü seren cümlesi bir harikaydı: “Yunus Emre Karamanlı’nın kalbinde yaşıyor. Mezarı 45 yerde olmuş ne çıkar.” İşte sözün bittiği yer. Yunus Emre Karamanlı’nın gönlünde yaşıyor.

Sahi, Halk TV’nin Asker’i Karaman’a ait hangi akılda kalıcı sözü söyledi? Karaman’ın tanıtımına katkı olabilecek bir cümlesi oldu mu? Kullanılan fotoğraflar bile Karaman’dan, bir Karaman aşığından son anda temin edilen görsellerdi.

Karaman sevdalısı Yaşar Evcen; emeksiz hiçbir ürünün getirisi olmaz. Samimiyetsizlikten fayda gelmez. Siz iyi niyetliydiniz. Her zaman öylesiniz. Çok para ödemişsiniz. Paranızın gitmesinden çok, işin özensizliğine üzüldüğümü bilmenizi isterim. Önceden haberim olsaydı, o parayla daha iyi işler yapılacağını söylerdim.

Not: Yaşar Evren’le ilgili yazılarıma Karamandan.com arşivinden ulaşabilirsiniz.
Önemli Not: Halk TV’nin Asker’i, Yahya Kemal’in “Türkçe ağzımda annemin ak sütü gibidir” cümlesini yanlış söyledi. Üstelik bu sözün Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya ait olduğunu ifade etti. Bu yanlışı düzelten de olmadı.

Ahmet Tek