Güle Güle Güzel Müdürüm

Ayçiçeklerinin kehribar karışımlı reçine kokuları ile çeşit çeşit meyve aromalarını yaz sıcağıyla göğsünde emziren Tekirdağ’da, Marmara Denizi’nden yayılan nem ve esinti eşliğinde, kitap yığınları arasında sörf yapıyorum. Kitapların sayfalarını karalıyorum, notlar alıyorum, dikkatimi çeken ifadelerin altlarını kırmızı kalemle çiziyorum.

Kendimi bildim bileli okurum. İşim önce okumak, sonra yazmaktı. Emekli olunca yazmayı azalttım. Arada bir yazıyorum. Ne zaman yazmaya başlasam, aklım okuyacağım kitaplara gidiyor. Okuyacağım öyle çok kitap var ki, ömür azalıyor, kitaplar çoğalıyor.

Yazıyorsam, bir anlamı var. Benim için özel bir durum. Okumaya ayıracağım değerli saatlerimden fedakârlık etmek zorunda kalıyorum. Okuma önceliğim. Yazmaktan da vazgeçemiyorum.

Bir vakitler ev arkadaşlığı da yaptığım bir dost sormuştu,
“Niye yazıyorsun” diye. “Bırakamıyorum, bağımlıyım” diyememiştim.

Geçen hafta, 16 Temmuz’da, 12 ilin milli eğitim müdürlerinin değiştiği haberi medyada yer aldı. Bu illerden biri Karaman’dı. Görevden alınan İl Milli Eğitim Müdürü ise Mehmet Çalışkan’dı.

Karaman’da ilk tanıştığım İl Müdürü Burhan Yemiş (eski Kültür ve Turizm Müdürü) ve Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan’dı. Her ikisini de gıyaben tanıyor ve yaptıkları işleri görüp seviniyordum. İki idealist öğretmenle, iki gönüldaşımla bir süre sonra yüz yüze tanışmak da nasip oldu.

Burhan Yemiş Kültür Müdürlüğünü erken bıraktı, istifa etti. Mehmet Çalışkan, 2019 yılının Ekim ayında başladığı Karaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü görevini yedi yıl onurla, başarıyla ve yüz akıyla noktaladı.

Karaman’da Siyahser Sultan Camisi’ni biliyor musunuz? Ya Siyahser’in ne demek olduğunu, Siyahser Sultan’ın kim olduğunu? Siyah kara, ser baş demek. Siyahser Karabaş demek.

Siyahser Sultan, asıl adıyla Karabaş Veli (Alâeddin Ali), 15. yüzyılda Karaman’da yaşamış bir mutasavvıf ve İslam alimidir. İri cüsseli, esmer tenli olması ve her zaman siyah kıyafetler giymesinden dolayı “Siyahser” (Kara Baş) olarak anılmıştır. Adına yaptırılan külliye, Karaman’ın simgesel tarihi yapılarından biridir.

Giriş kapısında Sultan II. Abdülhamid döneminde yapılmış bir onarım tuğrası bulunur. (Burası inanılmaz güzel bir yapı. Arka bölüm, adeta halı müzesi. Gezmenizi öneririm.)

Mehmet Çalışkan, Karaman’ın has evladıdır. Tekke doğumlu, doğduğu ev halen ayakta. Evin sahibi o dönem fırıncılık yapan ve Siyahser Kur’an kursunun yapımında emeği olan rahmetli Hacı İbrahim Hakkı amcadır.

Göbek adını da o koymuş. Ev, camininin yanında olduğu için “Siyahser” olsun demiş.

Mehmet Çalışkan’ın çocukluğunun bir bölümü Karaman’da, bir bölümü Karapınara’a bağlı Hasanoba’da geçti. Dedesi Gamenili. İlkokulu Hasanoba ‘da bitirdi. Bir yıl Siyahser Kur’an Kursuna devam etti. Karapınar İmam Hatip Ortaokulundan sonra Karaman İmam Hatip Lisesinden mezun oldu. Erciyes Üniversitesi Tarih bölümünden lisans diploması aldı.

Konya ve Diyarbakır’da öğretmen olarak görev yaptı. 2005 yılında Karaman’a atandı. Tam 21 yıldır Karaman’da… Anne ve babası ile kardeşlerinin bir kısmı da Karaman’da yaşıyor.

Üniversite yıllarında yoğun tarih okumaları yapan Mehmet Çalışkan, son 15 yılda eğitimin yönetim kısmında yoğunlaştığı için eğitim, hikâye ve psikoloji okumalarına ağırlık vermiş. Başucu kitapları arasında Nurettin Topçu’nun eserleri gelir. Kemal Sayar, Abdullah Harmancı ve Tuncay Günaydın sevdiği yazarlar arasında.

Kankası Burhan Yemiş’in önerdiği filmleri kaçırmaz. Özellikle İkinci Düya Savaşını anlatan filmlere ilgisi vardır.

Mehmet Çalışkan, ortaokul ve lise yıllarında sporla yakından ilgilenmiş. İyi bir voleybolcuymuş. Boyunun kısalığından dolayı Milli Takım kamplarının kapısından dönmüş. Benim tanıdığım Mehmet Çalışkan, soyadı gibi biriydi. İzin kullanmaya fırsat bulamadı. Hafta sonu tatili yapamadı. Değer miydi? Elbette. İyi bir kadroyla çalıştı. Karaman’ı eğitimde ilk beşe taşımayı başardılar. Mehmet Çalışkan döneminin en belirgin özelliklerinden biri, bilimsel düşüncenin eğitim sisteminin merkezine yerleştirilmesi oldu. Bu anlayış doğrultusunda TÜBİTAK programlarında kapsamlı çalışmalar yürütüldü. Bir dönem yalnızca birkaç proje ile temsil edilen Karaman, bugün Türkiye’nin farklı bilim organizasyonlarında adından söz ettiren illerden biri hâline geldi.

alt=”Güle Güle Güzel Müdürüm”>

Karaman, 2025 yılında TÜBİTAK’ın tüm proje çağrılarına ilk kez eksiksiz başvuru yapan iller arasında yer aldı. TÜBİTAK 2204 Lise Araştırma Projeleri Konya Bölge Finali’nin ilk kez Karaman’da düzenlenmesi ise şehrin bilim altyapısının ulaştığı seviyenin önemli göstergelerinden biri oldu.

Eğitimde ikinci büyük dönüşüm ise teknoloji alanında yaşandı. Robotik kodlama atölyeleri, yapay zekâ uygulamaları, sanal gerçeklik laboratuvarları, astronomi merkezleri ve STEM eğitimleriyle öğrenciler yalnızca teknolojiyi kullanan değil; geliştiren bireyler olarak yetiştirilmeye başlandı.

İmaret Ortaokulunda kurulan Takiyüddin Uzayevi, atıl durumdaki bir yapının bilim merkezine dönüştürülebileceğini gösteren örnek projelerden biri oldu. Yapay zekâ ve sanal gerçeklik destekli astronomi atölyeleri, teknoloji eğitimini okul sınırlarının ötesine taşıdı. Öğrenciler gökyüzünü yalnızca kitaplardan değil, dijital simülasyonlarla keşfetme imkânı buldu.

Yedi yıllık süreçte Karaman’ın TEKNOFEST başarı grafiği de dikkat çekici biçimde yükseldi. Başlangıçta sınırlı sayıda projeyle katılım sağlanırken, sonraki yıllarda yüzlerce öğrenci teknoloji yarışmalarında yer aldı. Dünya ikincilikleri, Türkiye dereceleri ve final başarıları Karaman’ı millî teknoloji hamlesinin önemli aktörlerinden biri hâline getirdi.

Vali Ali Akan İlkokulu öğrencilerinin “AYAS” projesiyle uluslararası başarı elde etmesi, Temizel Ünlü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin İHA yarışmalarındaki dereceleri ve birçok öğrencinin teknoloji odaklı yarışmalarda ödüller kazanması bunun somut örnekleri oldu.

Mehmet Çalışkan döneminde mesleki eğitim yalnızca diploma veren kurumlar olmaktan çıkarılarak üretim yapan, sektörle bütünleşen ve istihdama katkı sağlayan yapılar hâline getirildi.

Organize Sanayi Bölgesi ile kurulan iş birlikleri sayesinde öğrenciler gerçek üretim ortamlarında eğitim almaya başladı. Makine üretim tesislerinde oluşturulan eğitim birimleri, öğretmenlerin sektör deneyimlerini artırmaya yönelik protokoller ve “Zanaat Atölyeleri” uygulamaları sayesinde öğrenciler henüz ortaokul çağında mesleklerle tanışma fırsatı buldu.

Nefise Sultan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde kurulan glütensiz ürün üretim atölyesi ise mesleki eğitimin sosyal faydaya dönüşmesinin örneklerinden biri olarak öne çıktı.

Karaman eğitiminde uluslararasılaşma da bu dönemin önemli başlıklarından biri oldu. İl Millî Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Birimi tarafından hazırlanan projelerle Avrupa Birliği fonlarından önemli hibeler alınırken, Erasmus+ projeleri sayesinde öğretmen ve öğrenciler uluslararası eğitim ağlarına dâhil edildi. Aynı dönemde kabul edilen iki büyük Avrupa Birliği projesiyle milyon avroluk destek sağlanması, Karaman’ın proje üretme kapasitesini uluslararası ölçekte de ortaya koydu.

Karaman’da bilimsel gelişmeler kadar kültürel mirasın yaşatılması da önemsendi. Gazi Kültür ve Sanat Merkezi’nin yeniden düzenlenmesi, dijital altyapıyla güçlendirilmesi, mobil uygulama ve web sitesiyle desteklenmesi sayesinde şehir hafızasını geleceğe taşıyan örnek bir kültür projesi hayata geçirildi.

  • -Ramazan ve Hayat Projesi,
  • -Çocuk İftarları,
  • -Şehidimi Tanıyorum Anısını Yaşatıyorum Projesi,
  • -English Fest,
  • -Genç Sadâ yarışmaları ve benzeri etkinliklerle öğrencilerin yalnızca akademik değil; kültürel, sosyal ve manevi gelişimleri de desteklendi.

Mesleki yarışmalarda, Karaman eğitim tarihinde ilk defa Türkiye birincilikleri alındı.

  • -İmam Hatip Ortaokullar Ezanı Güzel Okuma Türkiye Birinciliği,
  • -İmam Hatip Lisesi Güzel Hutbe Okuma Türkiye İkinciliği,
  • -Liseler Arası Kur’anı Kerim’i Güzel Okuma Türkiye birinciliği bunlardan bazılarıdır.

alt=”Güle Güle Güzel Müdürüm”>

Yedi yıl boyunca Karamanlı öğrenciler bilim, spor, sanat ve kültür alanlarında Türkiye ve dünya çapında önemli dereceler elde etti. TÜBİTAK Türkiye ikincilikleri, dünya judo üçüncülüğü, futsal finalleri, tenis şampiyonlukları, bilek güreşi dereceleri, Kur’an-ı Kerim okuma ve ezan yarışmalarındaki Türkiye birincilikleri, TEKNOFEST başarıları ve uluslararası olimpiyat madalyaları, eğitimde oluşturulan güçlü ekosistemin sonuçları olarak öne çıktı.

Pandemi döneminde uzaktan eğitimin sürdürülebilirliği için yürütülen çalışmaların ardından, 6 Şubat depremleri sonrasında da Karaman eğitim camiası örnek bir dayanışma sergiledi.

Psikososyal destek ekipleri deprem bölgesine gönderildi, öğretmenler gönüllü olarak sahada görev aldı, öğrenciler için sosyal ve bilimsel etkinlikler düzenlendi. Eğitim, yalnızca okul binalarında verilen bir hizmet değil; toplumsal dayanışmanın da en güçlü unsurlarından biri olarak değerlendirildi.

Yedi yıl boyunca yürütülen çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde, Mehmet Çalışkan döneminin yalnızca idari faaliyetlerden ibaret olmadığı görülür.

Bu süreçte Karaman’da eğitim; bilim üreten, proje geliştiren, uluslararası iş birlikleri kuran, teknolojiyi merkeze alan, mesleki eğitimi sektörle buluşturan, kültürel değerlerini yaşatan ve her öğrencinin potansiyeline ulaşmasını hedefleyen bütüncül bir anlayışla şekillenmiştir.

Bugün Karaman’da elde edilen birçok başarı; okul koridorlarında başlayan hayallerin laboratuvarlarda, atölyelerde, spor salonlarında, kültür merkezlerinde ve uluslararası platformlarda gerçeğe dönüşmesinin hikâyesidir. Ve bu hikâye, yalnızca geride bırakılan yedi yılın değil; geleceğe bırakılan güçlü bir eğitim mirasının da adıdır.

alt=”Güle Güle Güzel Müdürüm”>

Her fırsatta eğitimi ve eğitimcileri gömmeyi marifet sanan ve büyük bölümü okuma yazmanın abecesinde olan güruh hariç Mehmet Çalışkan’a teşekkür etmek bir gönül borcudur.

Mehmet Hocam, sizler fedakâr bir neslin örnek temsilcisi oldunuz. Güzel işler yaptığınıza inanıyorum. Güle güle gidiniz. Siz benim hafızamda en güzel gülümseyen, dağarcığında “olmaz” kelimesine yer vermeyen nezaketli bir yönetici ve bir kardeş olarak yaşayacaksınız.

Makamlar gelip geçici. Kalıcı olan hizmet ve nezaket. Yeni Milli Eğitim Müdürü Sadun Kılınç’a Karaman’a hoş geldiniz der, görevinde başarılar dilerim.