Yazıklar Olsun! Bunun Hesabını Kim Verecek?

Aşağıdaki fotoğrafları son Karaman gezimde, Kılbasan köyünde çektim. Burası Kılbasan Kapalı Spor Salonu. Rahmetli Fikret Ünlü’nün çabasıyla yaptırılmış bir büyük yatırım. Bu ülkenin kıt kaynaklarından aktarılan, her kuruşunda her vatandaşın hakkı olan paralarla yaptırılmış. Köylünün doğrudan bir kuruşluk katkısı yok. Tamamı devlet yatırımı.

Kapalı spor salonunda olması gereken ne varsa hepsi yapılmış. Soyunma odaları, duş, tribün, kalorifer, elektronik bilbord ve skor sayaçlarına kadar her şey düşünülmüş. Milli servet. Yapımında milyonlar harcanmış.

Bir bakın şu yapılana Allah aşkına! Bu ne vicdansızlık? Bu ne rezalet? Kılbasan’dan biri yüksek sesle bağırsa Karaman’dan duyulur. Kılbasan Karaman’a o kadar yakın. Nasıl göz yumuldu? Nasıl kimsenin haberi olmadı? Bu yatırımın sahibi yok mu? Köyün muhtarı, duyarlı bir vatandaş haber vermedi mi?

Spor salonunun kapısının girişinde ağaç kök salmış, boy atmış ve büyümüş. Demir kapıyla beton eşik arasında bir ağaç! Sahipsizliğin ve bakımsızlığın kanıtı. Camlar kırık, klimalar sökük, kalorifer kazanı patlatılmış, yakıtı etrafa sıvanmış. Zift gibi, çıkmayan bir yapışkana dönüşmüş. Tribünlerin ahşap koltukları yağmurdan, kardan ve güvercin pisliğinden çürümüş. Potalarla çatının her yeri kuş yuvası. Güvercinler, kargalar istila etmiş. Zeminde ve tribünde öbek öbek kuş pislikleri, çer çöp. Spor Salonu dev bir kuş kafesi olmuş. Skor tabelaları, bilboard ekranı parçalanmış, kapılar sökülmüş, lavabolar ve fayanslar kırık. İçeride uzun süre kalamadım. İğrenç bir koku, dayanılır gibi değil. Daha fazlasını yazarak moralinizi iyice bozmak istemem.

Bir vatandaş olduğunuzu düşünün. Evinizin camını biri kırmış, biri kapıya zarar vermiş. Ne yaparsınız? Bunu yapanı bulur ve hakkınızı aramaz mısınız? Bu spor salonu kimin? Buranın hesabını kim soracak? Hesap kimden sorulacak? Burası bir küçük köy. Bir büyük kentin varoş semti değil. Kılbasan yerleşimi afet bölgesi ilan edilerek kaderine terk edilmiş de değil.

Yazık! Kendisine emanet edilen yatırıma sahip çıkmayanlara, yatırımdan sorumlu yetkililere, göre göre yıkıma aldırmayanlara ve tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan parayla yaptırılan bu yatırımın kıymetini bilmeyen kim varsa! Bir vatandaş olarak hiçbirine hakkımı helâl etmiyorum.

Kılbasan’da yaşanan bu rezaletin, bu kaderine terk edilmişliğin Karaman’da bir örneği var mı? Türkiye’de bir örneği var mı? Burada spor yapmış, spor yapan çocuğunu izlemiş bir vatandaş yok mu? Köylü yatırımın değerinden bu kadar habersiz mi? O köyde sporla ilgilenen bir genç bile olsa, spor salonu bu hale düşmezdi. Türk Cumhuriyetlerine gidenler görmüştür. Sovyetler döneminde küçük yerleşimlerde 50-60 yıl önce yaptırılan kültür merkezleri, konser, tiyatro ve spor salonları hâlâ kullanılıyor. Kapısına kilit vurulanı yok, üstelik bakımları yapılıyor.

Vaktim olsaydı, köyde biraz kalabilseydim kapalı spor salonunun ilk açıldığı yıllara ait fotoğraflarını bulur ve onları da paylaşırdım. Biliyorum, yüreğim dayanmazdı. Ama mukayese için bir fotoğraf gerekirdi. Valilikte olabilir.

Sayın Vali Tuncay Akkoyun, Kapalı Spor Salonundan Gençlik Spor İl Müdürlüğü sorumluymuş. Yıllar önce buraya bir görevli gönderilmesi istenmiş. Bu istek yerine getirilmemiş. Spor salonunu yaptıran devlet, burada bir personel istihdam edememiş.

Olanlar bu yüzden olmuş. Daha doğrusu her şeyin başlangıcı, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünden Kılbasan’a bir eleman gönderilmemesiymiş. Bundan 5-6 yıl önce gurbetçi işçilerden bazıları kafa kafaya vermiş, spor salonunu temizlemeyi başarmışlar. Ancak kalorifer yakıtının bulaşığını çıkaramamışlar. Sonra bir daha kapısını açan olmamış.

Göz göre göre çürüyen bir tesis. Yıllardır atıl. Kullanımı için hiçbir çaba gösterilmemiş. Etkinlik yoksa, hoca yoksa spor salonunu kim ne yapsın? Cumhurbaşkanı’nın para arayışına çıktığı bir ülkenin har vurup harman savurmaya hakkı yok. Ha bir liralık zarar, ha milyarlık israf; ikisi de aynı kapıya çıkar.

Karaman’da spor denilince duyduğum tek söz, “Karamanspor 2. Lige çıktı” cümlesi. İnşallah başarılı olur, taraftarları sevindirir. Kılbasan’da spor salonu çürüyormuş, tesisler ne haldeymiş, futbol dışında sporun başka branşları da varmış, maalesef bunları dile getiren yok.

Yeni stat 27 Ağustos’ta oynanacak olan Menemenspor maçıyla açılacakmış. Bir servet harcandı. Karaman’ın en havalı ve en gösterişli yatırımı olduğunu söyleyebilirim. İnşaat aşamasında gezmiştim. İnşallah hayırlı olur, kıymeti bilinir. Karaman’ın yeni stadının benzeri Türkiye’de sayılıdır. Benim merak ettiğim, stada kimin isminin verileceği. Ne olur, bir siyasetçinin adı olmasın.

Not: Onu dinlediğim kadar başka bir şarkıcıyı dinlemedim. Tanıdığımda 35 yaşındaydım ve adı Sinéad O’Connor’dı, İrlandalıydı. Sesine hayrandım. Sesinin ona çocukluk cehenneminden çıkabilmesi için Tanrı’dan bahşedilmiş bir hediye olduğunu söylerdi. Önceki gün vefat etti. Müslüman olmuştu, 56 yaşındaydı ve adı Şüheda Sadakat’tı. “Kuran’ı Kerim’i okurken, aslında hayatım boyunca Müslüman olduğumu fark ettim. Müslümanlığa geçince kendimi evimde gibi hissettim” diyerek, duygularını paylaşmıştı.

Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.

Ahmet Tek