Hollanda, Batı Avrupa’da yer alan ve Hollanda Krallığı’nı meydana getiren dört ülkenin en büyüğüdür. İstanbul kadar nüfusa, Konya kadar toprağa sahiptir. Nüfusun yaklaşık yüzde 3’ü Türk’tür. Kişi başına düşen milli geliri 60 bin dolardan fazladır ki, bu bizden 8 kat büyüklüğü ifade eder. Ülke topraklarının büyük bölümü deniz seviyesinin altındadır.
Hollanda’ya Heykeli Dikilen Karamanlının Öyküsü
Şakşakçılar
İyi ki sözlükler var. İlkokul öğretmenime şükran borçluyum. Bana kitap okumayı da sözlüğe bakmayı da o öğretti. Cumhuriyet İlkokulunda bize beş yıl emek veren rahmetli Ahmet Duru’nun sözlük mirasını korumakla yetinmedim, yıllar içinde sayılarını çoğalttım. Kitaplığımda çeşit çeşit sözlük var, baş ucu kitaplarımın arasında da… Bilgisayar ve cep telefonumda ise TDK ve Kubbealtı Lugatının uygulamaları…
Karaman’ın ‘Gurur’u
Karaman’ın aydınlık yüzlü gençleri var. Bu gençlerden bir bölümü benim okuyucularım. Öyle gurur duyuyorum, öyle keyif alıyorum ki, “yazma isteğimin sebebi daha çok bu gençlerdir” diyorum.
Ermenek Helvası da Coğrafi İşaret Aldı
Karaman’ın, Divle obruk tulum peyniri ve ekşikara üzümünün ardından üçüncü coğrafi işaretli ürünü Ermenek helvası oldu.
Karaman’da Vampir mi Var, Güvenlik Zaafı mı?
Karaman, esnafı başta olmak halkın büyük çoğunluğunun umursamadığı, belki duymadığı bir “vampir” olayı ile yatıp kalkmaya başladı. Bizim kuşak “Karaman evliya yatağı” lafları ile büyüdü. Bu yaşıma kadar evliyanın canlısını görmedim. “Yatağın sahibi benim” diyen biriyle de tanışmadım. Evliya diye adı anılanların hepsi yüzlerce yıl önce ölmüş kişilerdi. İnanç yönünden ölülerle tanışacak düzeye ulaşan biri olamadım (!) Ölüler, beni tanışacak kadar kendilerine yakın görmediler.
Kont Drakula ve Patavatsızlık
Türlü, sevdiğim yemekler arasında yer almaz. Tabağımdaki bir yiyeceğin yanına bir başka yiyeceği koymayı da sevmem. Yalınlık şiarımdır. Yazılarımda da bu alışkanlığımın izleri vardır. Ne anlatacaksam, sadece o konuyu yazarım. Okuyucuyu bunaltmak istemem. Sevmediğim bir şeyi başkasına ikram etmem.
Siyahi Kelebek
Mucize organ beyin, ırmak akarken bizden izin istemeye gerek duymadan su stokları yapmış olmalı. Beynin mucizeliğine örnek isterseniz, anılar dediğimiz hafıza barajlarına bakabilirsiniz. Bu barajları kim inşa etmiş, nasıl çalışıyor?
Dünya Refah Liginde Kaçıncıyız?
Türkiye Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi C Grubu 1’de oynadığı 6 maçta 13 puan topladı. Grup birincisi oldu. Kimseye yaranamadı. Futbolseverler sevinmek şöyle dursun, küplere bindiler. Çünkü Karaman’ın nüfusunun beşte birine sahip, adı bilinmeyen bir ada ülkesine 2-1 yenildi. Milli Takım bu karşılaşmadan önce Lüksemburg’la oynadığı maçı da kazanamamış, 3-3 berabere kalmıştı.
Yeni Gözlerle Tarihe Tanıklık Etmek
Ahmet Kaya’nın “Bir Veda Havası” şarkısında “hoşça kal iki gözüm” diye seslendirdiği dizenin, gün gelip yakama yapışacağını düşünmüş değildim. Hayat her anıyla sınav; çalışmadığın, atladığın yerlerden seçilmiş kazık sorularla çıkar karşına. Benim için böyle oldu. Gözlerim pes etti, az daha farkına varmasam, hoşça kal diyeceklermiş.
Ekmek, Peynir, Üzüm
Sıcacık çıtır ekmek, tam yağlı tulum peyniri ve bir salkım üzüm. Bunlar benim güz güzellerim. Bu üçlüyü hiçbir yemeğe satmam, birbirinden ayırmaya kıyamam.