Karaman'ın Koyun Çobanları

Yeryüzü ayağımızın altına serilmiş. (*) Değer biçilemeyen bir halı. Renkli, canlı, bereketli, verimli bir halı, adeta uçsuz bucaksız… Her canlıya yuva olan bir büyük halı. Onun sırtında dolaşıp çıkınındakilerden, bize ikram ettiklerinden yiyoruz. Farkında mıyız?

ÇOBAN HACELİ’NİN KÖPEKLERİ (1)

Karamanlıya “K” harfiyle başlayan üç kelime söyle demişler, o da cevap vermiş: Goyun, guzu, geçi… Nerelisin diye sormuşlar, “Garamanlıyım” demiş. Ne içersin dediklerinde keyiflenmiş ve sandalyenin arkasına yaslanıp “Kazoz” demiş.

Canhasan’ın İki Fedaisi

Bugün sizlere Karaman’ın iki fedaisini tanıtmaya çalışacağım. Onlar hem bilim insanı hem fedai hem sevdalı. Fedailikleri de sevdaları da Karaman’a dair ve Karaman’dan… Biri İngiliz, biri bu ülkede dünyaya gelmiş bir arkeolog.

Çark Döndü mü İnsan Mutlu Olur

Karaman’dan.com’un en güzel işlerinden biri Berat Fevzi Karaden’in hazırlayıp sunduğu “Andaç” programıdır. Programı başından bu yana hiç kaçırmadım. Ulusal tv kanallarında gösterilecek nitelikte ve belgesel formatında bir program.

Karaman’ın en iyi içme suyu nerede?

BİR ŞİSE SU 60 BİN DOLARAbıhayat olsa bu suyu satın almaya gücü yetmeyecek milyonlarca insan var. Bir litre bile değil, bir litrenin dörtte üçü, 750 ml’lik su 60 bin dolardan satılıyormuş. İster inanın ister inanmayın. Bu suyu Karaman’da alacak birilerinin çıkacağını da sanmıyorum.

Cüzdanımdan çıkan servet ve Bifa'lı kutlama

Dalgınlık ve dağınıklık bir kusur mu yoksa Allah’ın kuluna güzel ikramı mı? Bu soruyu kendime yıllardır sorarım ve inanın yanıtını verebilmiş değilim. Bazen kusur görürüm; düzeltmek için kılımı bile kıpırdatmam. Bazen ikram görürüm; üzerinde fazla düşünmeden gülümser geçerim. Dalgınlığıma ortak olanım yok ama dağınıklığımı yüksünmeden, söylenmeden üstlenen biri var, Allah’a şükür.

Şekerci Dede

Okuyacağınız öykü gerçektir. Bir güzel adamın, Şekerci Dede lakabını alarak ahiret yurduna göç eden bir faninin yaşamından kesitler içeren bir öyküdür anlatacağım.

Karaman'ın en zarif abisi

Başlık, Ahmet Ümit’in “Beyoğlu’nun En Güzel Abisi” adlı romanından yürütmüşüm gibi oldu. Olmasın, hiç ilgisi yok. Ahmet Ümit henüz yazar değilken, başı kitaplara gömülü okumalar yaparken ben başlıktaki tanımlamayı çoktan icat etmiştim (!) Karaman’ın ez zarif abisini anlatmadan önce bir kıssaya yer vermek istiyorum.