Dalgınlık ve dağınıklık bir kusur mu yoksa Allah’ın kuluna güzel ikramı mı? Bu soruyu kendime yıllardır sorarım ve inanın yanıtını verebilmiş değilim. Bazen kusur görürüm; düzeltmek için kılımı bile kıpırdatmam. Bazen ikram görürüm; üzerinde fazla düşünmeden gülümser geçerim. Dalgınlığıma ortak olanım yok ama dağınıklığımı yüksünmeden, söylenmeden üstlenen biri var, Allah’a şükür.
Allah fakir kulunu sevindirmek istediği zaman önce eşeğini kaybettirir, sonra buldururmuş. Hz. Mevlana’nın Mesnevi’de örnek verdiği bu söz. atasözü olarak günümüze kadar gelmiş. Yoksul değilim, hiç eşeğim de olmadı. Fakat bir köşede unuttuğum o kadar çok şey olur ki, onları bulduğumda, eşeğini bulmuş fukaradan daha çok sevinirim.
Ramazan öncesi, yıllardır kullandığım cüzdanımın içindekileri çalışma masamın üzerine boşalttım. Neler çıktı neler… Çıkan kâğıt parçaları içinde bir küçücük pusula elime geçti ki, sanki servet bulmuş gibi mutlu oldum. Liramızı tuş eden dolar veya euro çıksa o kadar sevinir miydim, bilmiyorum. 36 kelimelik bir pusula, bir not neden sevindirir ki?
Çok yıl oldu. İş insanı Yılmaz Babaoğlu ile röportaj yapmak üzere Ankara’dan Karaman’a gittim. Bifa’da uzun uzun sohbet ettik. Yılmaz Babaoğlu’nun biricik oğlu Necati Babaoğlu bizi hiç yalnız bırakmadı. Yıllar sonra karşılaşmış olsak da güler yüzlü ve sevecen tavrını koruduğunu görmek beni gönendirmişti. Rahmetli Yılmaz Babaoğlu ile yapılan son röportaj olacağını nereden bilelim.
Öyle oldu ve o son röportaj hem Ankaramander’in dergisinde hem Karamandan.com sitesinde ve daha sonra birçok platformda kullanıldı. Binlerce okura ulaştı. Yılmaz Babaoğlu için “Karaman’ın Çınarı” benzetmesini yapmıştım. Bu söz çok tuttu ve Yılmaz Babaoğlu ile özdeşleşti. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
Cüzdanımdan çıkan servet, işte o gün Bifa’da bana Necati Babaoğlu’nun on kadar kitabın ardından verdiği nottu. Dostlarına, sevdiklerine ve yakın hissettiklerine hediye olarak verdiği bir reçeteymiş. Verirken tebessüm etti, “Bağışıklığımızı korumamız gerekir” dedi. Oysa ufukta korana belasından bir emare yoktu. Avuç içime aldığım notu bir çırpıda okudum.
Şöyle yazıyordu:
“Bağışıklıklık Konusu:
Bağışıklık insanın bedensel ve ruhsal iyilik halidir. İlaçla, otla, vitaminle kazanılmaz.
Ruhsal yapın sağlıklı olacak, dengeli besleneceksin,
Sürekli hareket halinde olup, yaşama daima gülen yüzle bakacaksın,
Mesele bu kadar basit,
Ama başarabilen için, sevgiler.”
Bu güzel hediye için içtenlikle gülümsedim ve teşekkür ettim. Necati Babaoğlu, “Cüzdanının bir köşesinde dursun. Aklına geldikçe göz atarsın. Bağışıklığımızı korumak zorundayız” demişti.
Öyle yaptım. Minicik kâğıt parçasını ikiye katlayıp cüzdanıma koydum. Karaman’da uzun kalmadım, hemen Ankara’ya döndüm. Ve o güzel armağan, cüzdanımın bölmelerinden birinin ardına saklanmış. Arada bir her köşesini karıştırdığım cüzdanımda kendini öylesine saklamış ki, yıllardır benimle dünya turu yapmış.
Necati Babaoğlu’nun armağanı “Bağışıklık Reçetesi”ni bir daha okudum. Baktım ki, önerilen ne varsa ben onları yapanlardanım. Bedensel ve ruhsal iyilik halimi korumaya gayret ederim. En önemlisi yaşama daima gülen yüzle ve pozitif bakarım. Mesele bu kadar basit, zorlaştıran bizleriz.
Bu olayı, dağınıklığımın ve dalgınlığımın örneklerinden biri olarak anlatmakla birlikte, Necati Babaoğlu’nun hayat felsefesi diye değerlendirilebilecek “Bağışıklık Konusu”ndan sizleri de haberdar etmek istedim. Bu yazıyı Ramazan ayı için yayınlamayı düşünürken, “KARAMAN’IN ÖNCÜ KURULUŞU 60 YAŞINDA” başlıklı haberle karşılaştım.
BİFA 60. yılını kutlamış. Dile kolay! Karaman’da 60 yıllık bir köklü kuruluş olmak ne demek! Necati Babaoğlu ve ailesi, 60. yıl kutlaması nedeniyle çalışanlarıyla bir otelde yemek daveti için bir araya gelmişler. BİFA çalışanları, Necati Babaoğlu ve ailesi tarafından otelin kapısında karşılanmışlar.
Yönetim Kurulu Başkanı Necati Babaoğlu, BİFA’yı 60. yılına taşıyan çalışanlarıyla bir arada olduğu için mutluluk duyduğunu belirterek, “Bizleri bugünlere taşıyan güç, özverili çalışanlarımızın yani sizlerin mutluluğunu hissetmektir” demiş.
Daha çok üreten ve ülkeye katma değer yaratan yenilikleri sunmak amacıyla BİFA’nın kurucusu merhum Yılmaz Babaoğlu’nu anarak sözlerine devam eden Necati Babaoğlu, onun miras bıraktığı “sonsuz sorumluluk anlayışı”yla çalışmaya devam edeceklerini vurgulamış.
Yönetim Kurulu Üyesi Nazlı Babaoğlu da BİFA ailesinin bir üyesi olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirmiş. Nazlı Babaoğlu, elde edilen başarının ekip arkadaşlarının enerjisi ve emeğiyle gerçekleştiğini ifade ederek, “60 yıllık geçmişiyle BİFA’nın topluma fayda sağlayacak tüm sorumluluklarının bilincinde olduklarını ve bu bilinçle büyümeye devam edeceklerini” kaydetmiş.
Necati Babaoğlu tarafından 60. yıl pastası kesilmiş. Nice 60 yıllara…
Kurumların ve kuruluşların da bağışıklık sistemleri vardır. BİFA’nın bağışıklığını koruması, Karaman’ın sağlığı için gereklidir. İnşallah BİFA gibi köklü ve uzun ömürlü kuruluşlarımızın sayısı artar. Babaoğlu ailesi gibi Karaman’ın değerlerine sahip çıkan ve binlerce işçiye istihdam imkanı sunarak, ülke ekonomisine katkı sağlayan iş insanlarımızın başarılarıyla gurur duyarız. Allah onların sayısını artırsın, hepimizin bağışıklığını korusun.
Not: ABD’deki Princeton Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, dağınıklığın yapılması gereken işlere odaklanmayı zorlaştırabileceğini ortaya koymuş. Dağınıklık beynin görsel korteksinin, yapılması gerekenler karşısında verimini düşürüyormuş.