Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nden güzel haberler duyacağım günler olacak mı acaba? KMÜ müdürü için güzel işler yapıyor diyen birileri çıkacak mı acaba? Güzel işler olsa da onları yazsam. Ama yok.
Bir süredir KMÜ’de olup bitenler hakkında yazmıyordum. Fiyaskoyla biten Yunus Emre ve Türkçe yılının ardından düzenlenen ve Karaman protokolünün itibar etmediği övünme ve ödül törenini bile görmezden geldim. O kadar çok malzemeye rağmen.
Karaman sessiz, suskun. Bu demek değil ki her şey süt liman. Oysa kaynama derinden devam ediyor. Düdüklü tencere gibi, ha patladı ha patlayacak.
KMÜ müdürü ile husumetim olduğunu söyleyenler varmış. Bu kanaat nasıl doğmuşsa? Tanışmıyoruz, hiç görüşmedik. Üniversite ile ilişkim yok, bir yakınım da üniversitede değil. Onlara ürün satacak biri de değilim. İlahiyat’a, olmadı Eğitim Fakültesi’ne aldırmak istediğim bir evladım da yok. Ne husumetim olacak ki? Gazeteciyim, haber değeri olduğuna inandığım konuyu yazarım. Hak mücadelesinden gayrı derdim olamaz.
Bakın şimdi, öyle bir konu önüme geldi, KMÜ ile ilgili bir süre yazı yazmama kararımdan caymak zorunda kaldım. Daha önce başka kaynaklar aynı konuyu iletmişlerdi. İnanmamıştım, “Mümkün değil, böyle bir şey olamaz. Kimse böyle bir işi yapmaya cesaret ve tenezzül etmez” demiştim.
Türk Iş’e bağlı Tez Koop İş Sendikası’ndan bir ileti aldım. Tez Koop İş, 31 Ocak 2021 tarihli ve 31381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlık verilerine göre 10 No’lu ‘Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar İşkolu’nun en büyük sendikasıdır. Üye sayısı Karaman nüfusunun yarısına yakındır, 107 bin 823 kişidir. Ayrıca ülkemizin beşinci ve Türk-İş’in ikinci büyük sendikasıdır.
Tez Koop İş Sendikası’nın KMÜ’de 187 üyesi varmış. Üyelerden Ankara’ya bir süredir şikayetler gitmeye başlamış. Bugün bunlardan birini yazacağım. Birçoğunuz benim gibi, “Bunlar doğru olabilir mi?” diye soracaktır.
Şikayet edilen birim, rektörlük. Şikayetçi, A. A adlı sendikalı bir üniversite çalışanı kadın işçi adına Tez Koop İş Sendikası. İddiaya göre, kadın işçi A. A. rektör Namık Ak’ın konutunda, yani ailesiyle yaşadığı konutta onların kişisel işlerini yapmakla görevlendirilmiş.
A. A. detaylarını burada yazmak istemediğim şekilde işler yapmak zorunda bırakılmış. Sendika rektörlüğe konuyu iletmiş. 31.01.2022 tarih ve 06.02/25 sayılı yazı üzerine, A. A. çalıştırılmakta olduğu kişisel işlerden alınmış.
Olay burada bitmiş mi? Hayır! Sendikanın iddiasına göre, A. A’nın yerine aynı kişisel işleri yapması için bu kez M. Ö. adlı kadın işçi görevlendirilmiş.
Sendikanın, rektörlüğe gönderdiği yazıda, şu ifadelere yer verilmiş:
“A. A’nın yerine ona yaptırılan kişisel işlerde başka bir üyemiz çalıştırılsın demedik. Buna göre M. Ö. daha önceki görev yerine geçirilmeli, görev tanımına uygun bir işte çalıştırılmaya devam edilmelidir. Üyemizin huzuru, moral, motivasyonu ve iş barışı bozulmamalıdır. 4-D statüsünde çalışan hiçbir Tez-Koop-İş Sendikası üyesi kamu işçisi rektörün konutu da olsa hiçbir kişisel işte kesinlikle çalıştırılamaz. İşçinin görev tanımı ve kamusal alan dışında işçiye hiçbir yerde, hiçbir iş yaptırılamaz.
Tekrar etmek gerekirse Anayasamızın 18. Maddesinde ‘Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır’ ifadesi yer almaktadır.
Bütün üyelerimizin ivedi olarak özel ve kişiye hizmet eden tarzda işlerden el çektirilerek görev tanımı içinde üniversite bünyesinde ve kamusal alanda hizmet verecek şekilde, Anayasamıza, 4857 Sayılı İş Kanununa ve toplu iş sözleşmemize uygun şekilde çalıştırılmasını tekraren talep ediyoruz. Konu ile ilgili ısrarınızın devam etmesi halinde uygulama yasal mercilere intikal ettirileceği gibi Sendikamızın Genel Merkezine iletilerek, YÖK başta olmak üzere yüksek makamlara bildirilmesi hususu şubemiz tarafından sağlanacaktır.”
Bu yazı rektörlüğe gönderildi. Sonucunu bekleyip göreceğiz. “E, ne var bunda? İş iştir. Ne emredilirse o iş yapılır mı diyeceğiz?” Üniversitede bir yönetici kafasına göre iş buyurabilir mi? Üniversite personeli veya kamu işçisi rektörün evinin, eşinin, aile fertlerinin emrine tahsis edilebilir mi? Kamu görevlisi şahsi işlerde çalıştırılır mı? Üniversite idaresi iş tanımı, iş hukuku, iş güvencesi vb. işçi haklarını kapsayan yasalardan ve uygulamalardan habersiz olabilir mi?
Haraptar Köyünün Züğürt ağasının maraba düzeni 20. yüzyılda kaldı. 21. yüzyıldayız. Hayvancılık yapanlar bile çoban olarak tuttukları kaçak Afganlara başka iş buyurmuyor. Çobanlığını iyi yapmasını istiyor.
Üniversite çatısı altında özlük hakları yasalarla koruma altına alınmış işçilere angarya yüklemek olacak şey mi? Angarya ve angaryacı kelimelerinin anlamını merak eden varsa Kubbealtı Sözlüğünü öneririm.
Şimdi gelelim işin iç yüzüne; Tez-Koop-İş Sendikası Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Mustafa ÖZGEN, KMÜ ile ilgili şikayetleri anlattı.
Özgen, A.A’nın 696 Sayılı KHK ile kadroya geçtiğini ve 4-D statüsü ile çalışan bir kamu işçisi olduğunu belirtti. Özgen, kendilerine A. A’ya Rektör Namık Ak’ın ikametgâhında kişisel ve özel işler yaptırıldığı, ayrıca …. hastası olan kayınpederine baktırıldığı bilgisinin iletildiğini ifade etti.
Özgen, Rektörlüğe yazı göndererek sendika üyesi işçinin görev tanımı kapsamında ve kamusal alanda çalıştırılmasını talep ettiklerini bildirdi. Özgen, “Yazımızın akabinde A. A, Rektörlük kampüsü içerinde görev tanımına uygun bir işe çekildi.” dedi.
Mustafa Özgen, bu kez aynı statüde M.Ö. adlı kadın işçinin bizzat Rektör Namık Ak tarafından evinde A. A’ya yaptırılan işleri yapmak üzere görevlendirildiğini kaydetti.
Özgen, “Bu işi yapmaktan imtina eden M. Ö. yıllık izninin bir bölümünü kullandı. Şimdi de psikolojisi bozulmuş, rahatsızlanmış ve rapor almıştır.” dedi.
Namık Ak’la aramda husumet olduğu yalanıyla yazılarımı itibarsızlaştırmaya çalışan ahlaksızlar! Husumet bu olayların neresine sığar? Edebiniz olsa suskun kalmayı tercih ederdiniz. Siz de utanma da yok? Yazıklar olsun.
Not 1- Hasta hakları ihlali gibi çok önemli bir eylemden söz ediliyor. Bu konu mahkemeye intikal ederse hiç şaşırmam.
Not 2- KMÜ’de personele whatsapp’tan “selam” talimatı verilmiş. Sendikacılar kimin tarafından yazıldığı belirtilmeyen talimata öfkeli. “Üniversite mi, kışla mı?” diyerek, tepki gösteriyorlar. Bu konu bir başka güne kalsın.
Not 3- DHA Karaman muhabiri Muammer Şen, Namık Ak’a “göreve geldiğiniz günden bu yana 1 yıl geçti. Yaptığınız en önemli üç proje nedir?” diye sormuş. Ak’ın söylediklerinden bir şey anlamadım. Sayıları bile birbirine karıştırdı. Bir de gazeteciler için “Sizler bizim kalemimizsiniz” demez mi? Hiçbir gazeteci sizin kaleminiz olamaz. Var diyorsanız, onlar bizim kastettiğimiz anlamdaki gazetecilerden değildir. Bunları da ayrıca değerlendireceğim.
Ahmet Tek