Karaman’dan. com’da, “Hayalet Afiş / Üçüncü Valiyi Gören Afiş” başlığıyla yayınlanan habere rağmen, şehrin en hareketli noktasında dev billboardta unutulan “Hayat Eve Sığar HES Kodu Nasıl Alınır” yazılı bilgilendirme afişi hâlâ yerli yerinde duruyor.
Haberi görmeyenler için önce kısa bir hatırlatma yapalım. Karaman’da Alparslan Türkeş Bulvarı / İmam-ı Azam Camii kavşağında bir billboard var. Bilblboardta Vali Alpaslan Işık döneminde, üzerinde Karaman Valiliği logosu bulunan “Hayat Eve Sığar HES Kodu Nasıl Alınır” yazılı bilgilendirme afişi asılı. Pandemi yasakları biteli iki yıl kadar oluyor. HES uygulaması ise 17 ay önce kaldırıldı. Buna rağmen, ihmal mi, vurdumduymazlık mı, neme lazımcılık mı, bilboardtaki afişi kaldırmaya kimsenin eli varmamış.
Dünkü yazıdan sonra afiş apar topar kaldırılır diye tahmin ediyordum. Karaman beni yine yanılttı. Afiş yerli yerinde duruyor. Dördüncü valiyi görecek gibi.
Bir dost, Koca Ragıp Paşa’nın bir hikayesini gönderdi. Kıssadan hisse misali…
Koca Ragıp Paşa, (d.1698 – ö. 1763) Osmanlı devlet adamı, sadrazam, diplomat, şair, kütüphaneci, çevirmendir. Servetini kültür yatırımlarına harcamıştır. Koca Ragıb Paşa, kitaplara düşkünlüğüyle bilinir ve bugün İstanbul’da kendi adını taşıyan bir kütüphane vardır.
Koca Ragıp Paşa kütüphanesine; sadece kitapların temizliğini yapması için bir hizmetli görevlendirir. Bir kaç hafta sonra kütüphanesine uğrayan Paşa, rafların ve kitapların toz içinde olduğunu görürce
görevliye:
“Aferin evladım, çok emin bir adammışsın. Senin kadar güvenilir bir adamı ilk defa görüyorum. Baksana, sana teslim edilen kitaplara elini bile sürmemişsin” der.
Karamanımızın medarı iftiharı güzel hocalarımızdan biri de şu mesajı gönderdi:
“Üstadım, vurdumduymazlığın daniskası bu konu. Ben de görürüm aylardır. Fakat bizde düz vatandaş, böyle yarı resmi işlere pek bulaşmak istemez. Azarlanmaktan korkar. Şimdi bu sizin yazıdan sonra yarına kalkar diye düşünüyorum.”
Bir kıymetli hocamız ise “uyandırmaya devam” demiş. Bir hayli geri dönüş oldu. Sadece konunun muhatapları ortada gözükmedi. Onların yazıyı gördüklerini de sanmam.
Bir gurbetçimiz de şu yazıyı gönderdi:
“Hollanda’da işsizlik ödeneği alabilmeniz için Arbeid Bureau (İş ve İşçi Bulma Kurumu) nun “İş arayanlar” birimine başvurunuz şarttır.
Bu kurum, mesleğinize, diplomanıza, tecrübenize.. vesaire bakarak sizi ya bir yerde istihdam ederek maaşınızı ödeyecektir, yahut sizi bir iş yerine göndererek orada işbaşı yapmanızı sağlamak durumundadır.
Eğer bunu sağlayamazsa işsizlik ödeneği alabilmeniz için sizi Social Dienst (Sosyal Yardım Kurumu) na yönlendirir ve düzenli olarak asgari ücret üzerinden ödenek alırsınız…
Hollanda’nın eski sömürgelerinden Surinam (Güney Amerika ülkesi) asıllı bir kadın, İş ve İşçi Bulma Kurumu’na gider, iş arayanlar birimine yazılacaktır.
Görevli personel mesleğini sorar. Surinamlı “Ben muz toplayıcısıyım” diye cevap verir.
(Çalışmaya niyeti yoktur ve amacı işsizlik ödeneği alabilme hakkına sahip olmaktır.)
“Ama Hollanda’da muz üretimi yok ki, toplayıcısına nasıl iş bulabilelim, nasıl iş verebilelim” diye memur sorunca bizimki cevabı yapıştırır.
-Zararı yok efendim, benim vaktim çok, Hollanda’da muz yetişinceye, yetiştirilinceye kadar bekleyebilirim…”
Bir arkadaş aradı, “Var mısın iddiaya” dedi. Ne iddiası diye sordum. “Afiş dördüncü valiyi görecek. Kimse ellemeyecek. Var mısın iddiaya” diye sordu.
Benden yanıt bekliyor. Ne dersiniz, iddiaya gireyim mi?