Bu ne sevgi ah! Kime nasip olur bu kadar yüreğe dokunmak, onlarca kalbi kazanmak. Karaman’da öyle güzel insanlar var ki, hiçbirimiz haklarını ödeyemeyiz. Ne yazık ki, onların büyük bölümünden haberimiz bile olmuyor.
Bu güzel insanlardan birini Karaman’dan ayrılırken tanıdım. Sevgi Evleri’nin babasıymış. Konya’nın Bozkır İlçesi’ne müdür olmuş. Onu uğurlamaya gelenler, etrafında bir sevgi halesi oluşturmuş. Kim bu adam, bu sevginin sebebi ne diye merak edince önümde hiç bilmediğim bir evrenin kapıları açıldı.
Bilemedim öyküye nereden, nasıl başlayacağımı… Bir sitenin beş yıllık öyküsü. Site diyorum ama sizin gözünüzün önüne getirdiğiniz sitelerden değil. Bu site Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı bir birimin adı. Bir başka ifadeyle devletin himayesindeki sevgi yuvaları. Burada devlet korumasındaki çocuklarımız kalıyor. Çocuk Evleri Sitesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sorumluluğu ve yükü en ağır birimi olarak bilinir.
Buraya beş yıl önce Sıddık Sünbüloğlu adlı bir memur atanır. Sıddık Sünbüloğlu, 1983 yılında Karaman’da doğmuş. Aslen Taşkaleli. Bifa İlkokulu, Piri Reis Ortaokulu ve Karaman Lisesi mezunu. 2001 yılında Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümüne girmiş, 2005 yılında mezun olmuş. Ardından Mİlli Eğitim Bakanlığınca Gaziantep’in Oğuzeli İlçesi Düvecik Köyü’ne öğretmen atanmış. Sonra Gaziantep Şehitkamil İlçesi’ndeki okullarda öğretmen ve yönetici olarak görev yapmış.
“Bir gün memleketime döneceğim.”
Sıddık Sünbüloğlu, aşkla şevkle görev yapmış. Ama aklının bir köşesinde hep “Bir gün memleketime, Karaman’a döneceğim” düşüncesini taşımış. Yıllar yılları kovalamış. Nasibinde, Gaziantep’te 13 yıl hizmet vermek varmış. 2015 yılının Öğretmenler Günü’nde babasını ve 2018 yılının Şubat ayında annesini kaybetmiş.
Anne ve baba kaybıyla birlikte içindeki Karaman ateşi biraz daha alevlenmiş. 2018’in Mart ayında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına geçiş için başvurmuş. Başvurusu kabul edilmiş, 2018 yılı Temmuz ayında Karaman Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde göreve başlamış.
Sıddık Sünbüloğlu’nun hayatında yeni bir sayfa açılmış. Aslında yeni bir dünyaya adım atmış. “Normal mesaiye bağlı, sabah 8, akşam 5 memurluğu bana uymaz” diyerek Çocuk Evleri Sitesi’ne geçmek istemiş. Dönemin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Servet Bey talebini uygun bulmuş ve Sıddık Sünbüloğlu Çocuk Evlerine görevlendirilmiş.
Dua Kapısı
Sıddık Sünbüloğlu’nun buradaki ilk işi, 7-12 yaş erkek çocuklarının sorumluluğu olmuş. İşini öyle çok sevmiş ki, “Anne ve babamın vefatıyla kapanan dua kapımı Allah burada tekrar açtı bana” diye hep şükretmiş.
Her gün bu anlayışla hizmet vermiş. Sonra idareciler ayrılınca, 2019 Mart ayında müdürlük görevi, vekâleten kendisine verilmiş Sıddık Sünbüloğlu, Bakanlığın açtığı görevde yükselme sınavını kazanınca Konya Bozkır Sosyal Hizmetler Müdürlüğü görevine atanmış.
Sünbüloğlu, evli ve iki erkek çocuk babası. “Bir kızımın olmasını çok istemiştim. Ama Allah bana nasip etmedi dediğim anda bu görevle birlikte öyle çok kızım oldu ki” diyor. Çünkü Kız Yetiştirme Yurdu’nun da sorumlusu olmuş.
Sıddık Hoca’nın bu sözü öylesine söylenmiş bir söz değil. Görev yaptığı dönemde nelerle karşılaşmış; bir kız babası değil, onlarca kızın babası olduğuna inanmış. Bayramlarda, özel günlerde, canları sıkıldığında, çözüm üretemediklerinde, bir konuda yardıma ihtiyaç duyduklarında, sevinçlerinde ve üzüntülerinde arayan onlarca kız ve kızlarının üzerine titreyen bir baba. Karaman’daki beş yılın bereketi bu olmuş.
Onlarca Çocuğu Olan Bir Baba
Sıddık Sünbüloğlu, göreve başladığında, çocukların müdüre, “Müdür Baba” diye hitap ettiklerine tanık olmuş. Çocuklara, “Ben öğretmenim. Bana hocam diye hitap edin” demiş.
İkinci yılın ardından Sıddık Hoca ile çocuklar arasında öyle bir bağ kurulmuş ki, artık o “Müdür Baba” değil, sadece “Baba” olarak hitap edilen birine dönüşmüş.
Çocukların ‘Baba’ ve ‘Babam’ demesinden, aranarak halinin hatırının sorulmasından ve ‘iyi ki sizi tanımışız’ sözlerinden daha büyük mutluluk olur mu? Sıddık Sünbüloğlu, görev yeri değişikliğini duyan çocuklardan ‘keşke kalsaydınız, siz orda olmalıydınız’ diyen birçok mesaj almış.
Ağlatan Olay
Sıddık Sünbüloğlu yakınlarda küçük bir sağlık sorunu yaşamış. Hastaneye yatırılmış. Ciddi bir durum yok düşüncesiyle hastanede olduğunu kimseyle paylaşmamış. Nasıl olmuşsa, durumunu kızlarından biri duymuş. Telefonla arayıp, ağlamaklı bir ses tonuyla “babam nasılsın?” diye sormuş. Ama panik halindeymiş. Kızının korktuğunu fark eden Sıddık Hoca, ciddi bir durum olmadığını uzun uzun anlatarak kızını ikna etmiş ve sakinleştirmiş.
Telefonu kapattıktan sonra Sıddık Hoca’nın ruh halini bir düşünün. Nasıl duygulanmasın; kan bağı olmayan biri sizi arıyor, sizin için endişe duyuyor, paniklemiş. Bu duyguyu başka hangi meslek mensubunun yaşama ihtimali var? Hangi işi yaparsanız yapın, nerede çalışırsanız çalışın, bu olaydan daha kıymetli bir geri dönüşü nasıl sağlarsınız? Sıddık Sünbüloğlu, böyle bir işte çalıştığı için hem ağlamış hem şükretmiş.
Sıddık Sünbüloğlu, çocuklarla onlarca farklı etkinlik yapmış, onları gezilere götürmüş. Gezileri arasında Anıtkabir de var, Türkiye Büyük Millet Meclisi de…
Sıddık Hoca, bir gün Karaman’da çalışmak nasibinde varsa yine Çocuk Evleri Sitesi’nde görev almak istediğini belirtiyor. Çünkü yapmayı tasarladığı birçok işin yarım kaldığını düşünüyor. Buranın manevi lezzetini ve çalışmanın hazzını hiçbir yerde bulamadığını ifade ediyor.
Ayrılık, Yaman Ayrılık
Sıddık Sünbüloğlu’nun sosyal medya paylaşımı da okunmaya değer. Sünbüloğlu, “Allahım maksadım sensin, rızanı dilerim” diyerek yola çıktığımız Karaman Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü görevimiz bugün itibariye sona ermiştir” diye başladığı veda mesajında şunları yazmış:
“Beş yıl boyumca birlikte yol yürüyüp yaşadığım bütün çocuklarımın gözlerinden öpüyorum. Allah yollarını ve bahtlarını açık etsin.
Bazen ne kadar uzağa gidersen git, kalbin bıraktığın yerdedir. Benim de yüreğim burada kalacak. Nereye gidersem gideyim her zaman Karaman Çocuk Evlerinin yanında olacağım.”
Sıddık Sünbüloğlu veda mesajında teşekkürü de unutmamış: Milletvekillerine, özellikle Selman Oğuzhan Eser’e, il müdürlerine, il müdür yardımcılarına, STK’lara ve başkanlarına, çocuklara her türlü desteği sağlayan Karaman halkına ve gurbetçi hemşerilerine, KMÜ Rektörlüğüne ve Eğitim Fakültesi akademisyen ve öğrencilerine, Emniyet ve Çocuk Şube personellerine, mesai arkadaşlarına, ‘işin mutfağında çalışan görünmez kahramanlar olarak nitelendirdiği’ bakıcı annelere hem teşekkür etmiş hem helallik istemiş.
Kalbi Karaman’da…
Sıddık Hoca son cümlesini “Ahdımız, yine yeniden Çocuk Evleri’nde buluşmak olsun.
Bu günü sabırsızlıkla bekleyeceğim. Kalbim Karaman’da ve Çocuk Evleri Sitesi’nde kaldı.” diyerek tamamlamış.
Ben Sıddık Sünbüloğlu’nu, Karaman’a veda ettiği gün, ona gösterilen sevgi seli fotoğraflarından tanıdım. Allah yolunu açık etsin. Devletin şefkati Sıddık Hocaların emeğinden, yüreğinden ve sevgisinden beslenir. Sıddık Hocalarımızın sayıları artarsa devletin de şefkatle sarılacağı çocuklarımızın sayısı artacaktır.
Sıddık Hoca’nın bana gönderdiği kısacık mesajla ona el sallayalım ve onu Karaman’dan Bozkır’a dualarla uğurlayalım.
“Nasip bizi Karaman dışına itti. Bakalım güzel Karaman bizi ne zaman tekrar çağıracak. Zaman gösterecek.”
AHMET TEK