Karaman'a Yılın En Güzel Hediyesi

Her ürün müşteri beklentisiyle satışa sunulur. Eskiler bunu “Müşterisiz mal zayidir” diye özetlemiş. Yani müşterisi olmayan mal ziyan olur, boşa gider. Boşuna üretilmiştir, emek israfıdır.

Kitaplar, tür ayırt etmeksizin, belli bir kültür ve zeka düzeyindeki bireyler içindir. Kitaplar, hazır kıyafetler gibi değildir, her bedene göre ayrı ayrı üretilmez. Her ele her zihne her göze her görüşe uygun kitap olmaz.

Kitapların türü olur: Roman, hikâye, şiir, anı, deneme, gezi, yemek, biyografi gibi onlarca başlık altında sınıflandırılır. İnandığı dinin kutsal kitabını, canını vereceğini söylediği ideolojinin metinlerini, destekçisi olduğu siyasi partinin bildirgesini okumamış milyonlarca birey var.

Okumayı bilmek başka, kitap okumayı bilmek bambaşka. Cahiller ordusu, okumayı bilip kitap okumayan neferlerden oluşur. Okumak kendi içinde basamak basamaktır; evreleri vardır, herkes çıktığı yeri zirve sanabilir.

Kitaplar her okuyanı, kapasitesi oranında doyurur. Bir kitap, her okuyucusuna bir başka kapı, bir başka pencere açar. Hz. Mevlâna’nın söylediği gibi: Okyanus ne kadar büyük olursa olsun, insan yalnızca kabı kadar su alabilir. Veya Muhyiddin Arabî’den esinlenip özetleyelim: Anlam, okuyana aittir.

Okumak kolay değil, zahmetli iş. Bu yüzden okuyucu sayısı, okumayanlara oranla çok az. Dünyada meta cinsinden az olan ne varsa değerli. Ama bu denklem okuyucu açısından maalesef doğru sonuç vermiyor.

Sağ olsun Google, sağ olsun sosyal medya. Bin sayfalık kitabı bir cümlelik hap haline dönüştürüp yutturunca, al sana bilginin âlâsı, sözün kralı. Her gün bin doz Google hapı yutan, sosyal medyada her önüne konulanı silip süpüren kafa ne yapsın kitabı, ne yapsın yazarı, ne yapsın okuru.

Bu ruh hali içindeyken, kitap yazıp iyi okurla buluşma hayali kuran yazarlara bir yandan şaşıp kalırken bir yandan hayranlık duyuyorum.

İki yıl önce “Karaman Ezgisi Sesimiz Sözümüz, Sazımız” adıyla 596 sayfalık, Karaman’ın müzik mirasını ve kültürel dokusunu inceleyen kapsamlı bir kitaba imza atan Murat Ay, bu kez “Anadolu’nun Unutulan Yemekleri Karaman Yörük ve Türkmen Mutfak Kültürü” ile okuyucuyu başka bir kültürel yolculuğa çıkarıyor.

Yıllardır Hollanda’da yaşayan Karamanlı müzisyen ve kültür araştırmacısı Murat Ay, yine emek yoğun bir çalışmayı tamamladı. Bu kez yazının odağında yemeklerimiz ve yemek kültürümüz var.

Murat Ay’ın kitabı yine devasa, yine içeriği zengin. Bir arkeolojik kazı gibi, konular tek tek ele alınmış, ince ince çalışılıp yüzeye çıkarılmış. “Anadolu’nun Unutulan Yemekleri Karaman Yörük ve Türkmen Mutfak Kültürü” bir yemek tarifi kitabı değil, Anadolu’nun yemek kültürüne, yemek çeşitliliğine ayna tutmuş bir çalışma.

Kod Yayınlarının prestij kitaplarından çıkacak eserin editörü Adem Kocatürk. Kitapta Karaman’ın özel ürünleri, peyniri, bulguru, unu, bulgurhaneleri, değirmenleri, bölgenin doğal bitkileri, düğün yemekleri, aşçılar, lokantalar, adı unutulmuş, mutfaklarda pişirilmeyen onlarca yemek çeşidi, helvahaneler, helvacılar, fırınlar, fırıncılar, pazar yerleri, mesireler, mutfak araç ve gereçleri vb. bine yakın konu başlığı bulunuyor.

Murat Ay, özverili çalışması ve Karaman kültür sofrasına helalinden tertemiz bir ürün sunduğu için her övgüye layık. Murat Ay’ın kitabı Karaman’da daha önce yayımlanmış yöresel yemek tariflerini içeren kitaplardan çok farklı. Bir benzerlik bulamazsınız. Kitap, içerik zenginliğiyle ülkemiz gastronomi kültürüne yeni bir soluk kazandıracak.

“Anadolu’nun Unutulan Yemekleri Karaman Yörük ve Türkmen Mutfak Kültürü”, yemek ve yemek kültürünü sevenlerin, sürprizlerden hoşlananların keyifle okuyacağı bir kaynak eser.

Kitabın en ilginç yanı ise yemek kültüründen izler taşıyan hikâyelere, manilere, atasözlerine, deyimlere ve sözcüklere yer verilmesi olmuş.

Kitap maliyetlerinin zirve yaptığı, okurun mumla arandığı bir dönemde, yirmi yılın emeğini bir eserle somutlaştırmak cesaret ve imkân işi. Murat Ay’a ve onu yüreklendirenlere milyon kez alkış.

“Anadolu’nun Unutulan Yemekleri Karaman Yörük ve Türkmen Mutfak Kültürü” kitabı ay sonunda okurlarıyla buluşacak.