ANKARAMANDER’in yayımladığı Başkentte Karaman Dergisi’nin yakında çıkacak “Bir Portre” başlıklı bölümü için Sayın Yılmaz Babaoğlu ile söyleşi yapmak üzere Ankara’dan Karaman’a gidiyorum.
Böyle İsim mi Olur?
Karaman’ı Yazmak, Yazara Taş Atmak
Tarihçi, coğrafyacı, edebiyatçı veya dil bilimci değilim.Gazetecilik yaptım, haber yazdım, editörlük yaptım, medya dersleri verdim.Yıllarca haber okudum, yine okuyorum.Yazdığım kitabım yok.
Kral Böyle Buyurdu
(Afrika kıtasının en uç noktasının ilginç öyküsü)
Hep Umut! Daima Umut!
(Siyanürlü intiharların masumları anısına.)
ÜSTÜ KALSIN
Büyük kentlerin büyüklüğünü ve cazibesini artıran etkenlerden başlıcası kitabevleridir.
Adi olan insanlar
Üniversite öğrencisi olarak Ankara’ya geldiğim yıl (1975) ilk izlediğim tiyatro oyunu Küheylan, bu eserin sahnelendiği mekan ise Büyük Tiyatro idi.
NİTELİKSİZ ADAM (2)
Son yazımda, cahilin özgüveni yüksektir demiş ve cehaletinin farkında olmamak kişiye ‘Ben neymişim abi’ dedirttiğine vurgu yapmıştım.
Niteliksiz adam
Başlığı hakaret ifadesi olarak seçmedim.‘Niteliksiz Adam’ (&*) Avusturyalı Yazar Robert Musil’in (&*&*) dört ciltlik eseridir. Ahmet Cemal’in yalın ve akıcı bir dille Türkçeye çevirdiği yapıt, yazarın ölümü nedeniyle Edebiyat Dünyası’nın ‘Bitmemiş Eserleri’ndendir.
Leylekler Geçerken
Ahmet Haşim sıkı bir şairdir. Hani lise yıllarında hepimizin duyduğu ”MERDİVEN” şiiri var ya, işte onun sahibidir.
Göç mevsimi
Sonbaharın bir adı güz, diğer adı hazandır. Güz ve hazan hüznü çağrıştırır.Sonbahar hüzün mevsimidir. Hüzün mevsimi oluşu, baharın yeşil ve şımarık coşkusunun, yazın kokulu ve dolgun meyvelerinin yerini, sararan yapraklara ve sert rüzgârlara bırakmasındandır.