Ruslar Karaman’a Gelir mi?

Gelir, hem de akın akın gelir. Üstelik gelmişler. İki gün kalmışlar ve doyamadan ayrılmışlar. Turist eğlenmek, görmek, dinlenmek, araştırmak, tanımak başta olmak üzere onlarca sebeple yaşadığı yerden bir başka bölgeye giden kişidir. Her turistin amacı farklıdır. Zevk arayışı, inanç, sağlık, yemek, sportif veya bilimsel çalışmalar bu amaçlar arasındadır.

KARAMAN’IN TROPİK CENNETİ’NDE NELER OLUYOR?

Tuncay Akkoyun’un Karaman Valiliği’ne atanmasının üzerinden bir ay geçti. Karaman’dan.com’da yayımlanan “Karaman’ın Yeni Valisi” başlıklı yazımda, “Makamlar ömür gibidir, süresini sahipleri bilemez. Ha makam ha ömür” demiştim. Bazı konulara da değinmiş, Vali Tuncay Akkoyun’un sorularıma yanıt verebileceğini düşünmüştüm. Yanılmışım. Keşke yanılan hep ben olsam, yöneticilerimiz hiç yanılmasa. Sorularımı duyan olmamış. Varsın olmasın. Yöneticilerimiz her şeyi bilirler. Bildiklerinden ve bilmediklerinden taviz vermezler. Allah yollarını açık etsin. Türkiye’de meslek sahibi olmak ve tecrübeye dayanarak fikrini söylemek yıllar var ki ayıp sayılan eylemlerdendir. Bunu bile bile düşüncelerimizi paylaşmak, densizliğimizden olmalı. Bu yazının da bir densizlik örneği olarak kayıtlara geçmesini arzu ediyorum.

ÇİÇEK GİBİ OLMAK ÇİÇEK GİBİ KOKMAK

Haziran, tabiatın kokusunun en yoğun olduğu aydır. Haziran, çiçeklerin koku maratonuna çıktığı aydır. Tabiatın en güzel kokusu nedir sorusu, geniş kapsamlı ve birçok yanıtı olacak bir sorudur. Haziran’ın koku maratonunda birinciliği hangi çiçek kazanır diye kapsamı daraltacak olursak, yanıt sayısı bir hayli azalır. Benim için haziran, iğde çiçeği kokusudur. Gösterişten uzak, en cömert kokudur iğde kokusu. Bir küçük iğde ağacı çiçek açar, kokusu bir mahallenin her köşesine uzanır. İğde çiçeği güneşte kendini bırakır, kokusu ağırlaşır. Güneş battıktan sonra veya yağmurun ardından en güzel kıvama gelir, damardan dalar, bünyeyi sarar ve kişiyi mest eder. Şafakla, serinlikle ve yağmurla cazibesini artıran bir yosmadır iğde çiçeği. Ruhu tazeleyen, neşe ve enerji veren mucize kaynağıdır.

Karaman’ın Ölmezleri, Karaman’ın Görmezleri!

Bu dünyaya kazık kakan mı var? Her canlı ölümü tadacak. Amenna! Lokman Hekim’in öyküsünü hepimiz biliriz. Lokman Hekim ölümsüzlük peşindedir. Nasıl bir ölümsüzlük? Lokman Hekim’in murat ettiği, peşinde olduğu ölümsüzlük, bireyin bedensel varlığını ilelebet sürdürmesi mi, bir güzel işle adını sonsuza kadar yaşatma arzusu mu?

Karaman Sarı Çiçek Parkı’ndan Selamlar

Kaç gün geçmiş üzerinden, Karaman’a son gidişimin, saymaya üşendim. Çok olmuştu ve Karaman’ı özlemiştim. Sabahın ilk ışıklarıyla evden çıktım, Sarı Çiçek Parkı’na yürüdüm. Gece yağmur ağaçları yıkamış, yapraklar ışıl ışıl, çiçekler rengarenk, top reyhanlar, fesleğen, lavanta, hanımeli, kül çalısı, altuni taflanlar mis kokuyor. İğdeler çiçek açmış. Her kokuya efelik yapıyor.

KARAMAN'DA ÇEVRESİ EN GENİŞ KİŞİYİ TANIMAK İSTER MİSİNİZ?

“Dünya iyi insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor.” Bu sözü öyle çok duydum ki… Dünyanın en kıymetli erdemi iyiliktir, iyiliğin her türüdür. Güzel iş yapan, hayırlı işe önderlik eden biri anlatılınca ilk aklımıza gelen sözdür. Bu sözü, şeyhleri veya şıhları uçurmak (!) için kullananlara, menfaat beklentisiyle övgü ifadesi olarak dillerine dolayanlara karşı kulağım kapalı oldu. Allah, kimsenin hatırına, hürmetine bir şey döndürmez. Öyle birkaç kişinin yüzü suyu hürmetine koca dünyayı döndürdüğüne de inanmam.

Toroslara Kral Yolu Yaptıran Karamanlı

Su Uçtu Şelalesi’nin Çağdaş Ferhat’ıGördüğü bir rüya üzerine kuş uçmaz, kervan geçmez bir dağ başına kral yolu yaptırmaya kalkan bir Karamanlı’nın öyküsünü anlatacağım. Masal değil, abartısız, tamamıyla gerçek bir olay. Günümüzün Ferhat’ı diyebileceğimiz bir büyük işi omuzlayan birinin sevdasını okuyacaksınız.