Bugün Onun Ölüm Yıl Dönümü

Lütfen Bu Sese Kulak Verin

Türk şiirinin ünlü ismi, Karaman’ın övünç kaynağı Bekir Sıtkı Erdoğan vefat edeli dokuz yıl olmuş. Bugün onun ölüm yıl dönümü. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. İdris Nebi Uysal, ünlü şair Bekir Sıtkı Erdoğan’ın eserlerine ve hatırasına Karaman’ın sahip çıkmasını istedi. Uysal, “Karaman, bir Karaman sevdalısı olan öz evladı Bekir Sıtkı Erdoğan’a vefa borcunu ödemeli, onu toprağın insafına bırakmamalıdır” dedi.

Prof. Dr. İdris Nebi Uysal, ünlü şairin ölüm yıl dönümünden birkaç gün önce Karaman Gündem’de “Yûnus’tan El Almış Bir Şair: Bekir Sıtkı Erdoğan” başlıklı bir makale kaleme aldı. Uysal, ünlü şairin mezarının, memleketi Karaman’da olduğunu hatırlattı.

Prof. Dr. Uysal, makalesinde şiirlerinden örnekler verdiği Bekir Sıtkı Erdoğan için Karaman’da yapılması gereken üç ana konuya vurgu yaptı:

1- Bekir Sıtkı Erdoğan’ın mevcut kitaplarına girmemiş şiirleri, yazıları ve rubaileriyle beraber bir divanı vücuda getirilmelidir. Basılmamış eserleri (Sabır Sarmaşıkları ve Elif Divanı) yayımlanmalı,

2- “Karaman Bekir Sıtkı Erdoğan Şiir Yarışması” ile sanatçı her daim yaşatılmalıdır,

3- Karaman evlerinden biri şairin bazı eşyaları kullanılarak “Bekir Sıtkı Erdoğan Evi” olarak tanzim ve tefriş edilmeli.

Prof. Dr. İdris Nebi Uysal, makalesinde Bekir Sıtkı Erdoğan’ın en belirgin vasfının, “Yunuslayın” yalın ve temiz bir Türkçe kullanması olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Edebiyat çevreleri de onu Türkçe sevdası ve hassasiyetiyle tanıtmıştır. Söyleyişte sadelik ve anlam yoğunluğunu bir araya getiren ustalığıyla Bekir Sıtkı, kelimelerin efendisi olarak kabul görmüştür.

Şiirlerini Bir Yağmur Başladı (1949) ve Dostlar Başına (1965) isimli kitaplarda bir araya getiren ve henüz basılmamış kitapları bulunan Erdoğan, yalnızca “yazıla yazıla bitmez” dediği memleketinin değil Türkiye’nin bir değeridir. Onun, badeli bir âşık olup olmadığı bilinmez ama şiirlerindeki lirizme, Türkçesindeki lezzete vâkıf olan herkes Yûnus’tan el almış olabileceği düşüncesindedir.

Karaman, bir Karaman sevdalısı olan öz evladı Bekir Sıtkı Erdoğan’a vefa borcunu ödemeli, onu toprağın insafına bırakmamalıdır. Bu hayırlı işe de usta kalem Ahmet Tek’in bir süre önce köşesinde dile getirdiği gibi ona hiç yakışmayan ebedî yurdundan başlamalıdır. Ardından atılacak başka adımlarla şairin, öz yurdunun bir değeri olduğu gösterilmelidir.

Peki, neler yapılmalıdır?

Mesela Bekir Sıtkı Erdoğan’ın mevcut kitaplarına girmemiş şiirleri, yazıları ve rubaileriyle beraber bir divanı vücuda getirilmelidir. Basılmamış eserleri (Sabır Sarmaşıkları ve Elif Divanı) yayımlanmalı, adına düzenli olarak tertip edilecek olan “Karaman Bekir Sıtkı Erdoğan Şiir Yarışması” ile sanatçı her daim yaşatılmalıdır. Böyle bir yarışma, şairin başarılı olduğu ve bir edebî geleneği diri tutma gayreti içinde görüldüğü “rubai” türü için ayrıca yapılabilir. Tarihî Karaman evlerinden birinin şairin bazı eşyaları kullanılarak “Bekir Sıtkı Erdoğan Evi” olarak tanzim ve tefriş edilmesi ise yapılabilecek en iyi hizmettir.

Tanrı bir pırlanta yıldız taktı Sıtkı’m burcuna

Ah ne hoş, üstünde bir altın hilal olmak ne hoş…
diyen sanatçıya, emanetlerine, geride bıraktıklarına, bilhassa tertemiz Türkçesine sahip çıkmak Karaman’ın öz görevidir. Hemşerilik de kadirşinaslık da akıl ve mantık da bunu gerektirir.”

Bu teklif, konuya vakıf bir değerli hocadan geliyor. Ne yapılmasını, nasıl yapılmasını bilen bir ehil hocanın teklifi inşallah havada asılı kalmaz. Bakalım, kimden ses çıkacak. Umut ederim ki, Bekir Sıtkı Erdoğan toprağın insafına terk edilmez, Karaman vefasını gösterir.

Bekir Sıtkı Erdoğan’ın aile mezarlığına dikilen bir mermer parçasını gördüğümde ve üzerindeki özensiz yazıya baktığımda içimsızlamıştı.

Bu konuya ilişkin “Yapmayın Kardeşim, Allah Rızası İçin Yapmayın!” başlıklı bir yazım Karaman’dan.com’da 18 Temmuz 2023’te yayımlanmıştı.(Yazının linkine buradan ulaşabilirsiniz.) Ancak konuya sahip çıkan olmayınca, yine Karaman’dan.com’da, 2 Ağustos’ta “Bana Ne, Sana Ne!” başlıklı bir yazı daha yazmıştım. (“Bekir Sıtkı Erdoğan Karaman’da doğmuş. / Karaman asla farkında değil.” diye dert yandığım yazıya buradan ulaşabilirsiniz.)