VARAN 1; Bu Kadar da Olmaz ki! Bu Müjdeyi Paylaşacak Bir Yönetici Çıkmadı
Olmuyor, olmuyor, olmuyor! Kendi kendime söz veriyorum, “Bir daha Karaman’ın sorunlarıyla ilgili hiçbir konuda yazmayacağım” diyorum. Olmuyor! Önüme öyle şeyler geliyor ki, yazmasam mesleğime ve Karaman’a ihanet etmiş olacağım.
Bilmeyenler veya unutanlar için belirtmek isterim; Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle 2021, “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” ilan edildi. Yunus Emre’nin mezarının Karaman’da olduğuna inananlar öyle hızlı ayağa kalktılar ki, başları döndüğü için hâlâ hangi etkinlikleri yapacaklarına karar veremediler.
Yazılarımı okuyanlar hatırlayacaktır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, henüz 2021’i Yunus Emre ve Türkçe Yılı ilan etmeden çok önce, UNESCO’nun Türkiye için 2021’i Yunus Emre Yılı ilan ettiğine ilişkin makalelerim Karaman’dan.com‘da yayınlandı. Yazılarımda genellikle Yunus Emre Yılı’nın, Karaman’ın kültürel ve sosyal hareketliliği için bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çektim ve önerilerde bulundum.
Yine üzülerek belirtmek isterim ki, Yunus Emre ile ilgili konular, Karaman’da kimsenin dikkatini çekmiyor. Yunus Emre, büyük çoğunluğun ilgi alanında değil. “Yunus Emre Karaman’a gelmiş, Kültür Merkezi’nde şiir okuyacakmış” diye duyuru yapılsa, inananlar olabileceği gibi, bu etkinlik gerçek olsa salonun dolmayacağına bahse girerim.
Yunus Emre ile ilgili yazılarım arasında, “Yunus Emre Meşeleri” başlıklı makalem, bir hayra vesile oldu. Yeşildere’nin son belediye başkanı İbrahim Koçak, “Pelitliöz mevkinde Yunus Emre meşeleri adıyla anılan asırlık ağaçlar var” bilgisini verince, haberin peşini bırakmadım.
Bu meşelerin fotoğraflarını temin ettim, konuya hakim olanlardan yardım istedim ve bunların anıt ağaç olarak tescillenebileceğine inandım. Ankara’dan ağaç sevdalıları da işi sahiplendi. Valilikten ses çıkmadı, konuya ilgisiz kaldılar. Hiçbir aşamada devreye girmediler. İl Özel İdaresi de, siyasi partiler de, sivil toplum kuruluşları da öyle…
Pelitliöz mevkinde bir vakitler sayılamayacak kadar çok meşe varmış. Bunlar halk arasında “Yunus Emre Meşeleri” olarak bilinirmiş. Yakın zamana kadar yüzlerce olan dev meşe ağaçları sahip çıkılmadığı için ya kesilmiş, ya kurumuş ama bir şekilde azalmış. Onlar da mermer ocağı sahasında kalmış. Eğer birkaç ay daha gecikilseymiş bölgede bir tane bile meşe ağacı görmek mümkün olmayacakmış. Mermer para ediyor. Mermerin yanında meşelerin ne kıymeti var? Konuya ilişkin yazım üzerine, Karaman’ın genç orman şefi Ali Özgür Gümüş, bölgedeki ağaçların sayısını ve çaplarını belirledi. Bundan sonraki süreç, çok hızlı ilerledi.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Ankara’dan devreye girilince işi ciddiye almak zorunda kaldı. Eski Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan işin takipçilerinden oldu. Meşelerin anıt ağaç olarak tescil edilmesi için gerekli çalışmalar yapıldı.
Dosya tamamlanınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Konya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu, 18 Mart 2021’de “Anıt Ağaç Tescil ve Bakımı” için toplandı.
Komisyon toplantısında 20 adet meşe ağacından üçünün anıt ağaç olarak tescil edilmesine karar verildi. Anıt ağaç tesciline dair bu karar, Konya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce 14 Nisan 2021’de Karaman Valiliğine (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne), Konya Orman Bölge Müdürlüğüne, Karaman Belediye Başkanlığına ve Karaman İl Özel İdaresine bildirildi.
Aradan tam 5 ay geçti. Ne vali, ne il özel idaresi genel sekreteri, ne çevre ve şehircilik il müdürü, ne de belediyeden bu konuya ilişkin bilgi paylaşımı duymadık.
Karaman’ın burnunun dibinde Yunus Emre meşeleri olarak adlandırılan ve 700 yaşlarında olduğu tahmin edilen üç ağaç, anıt ağaç olarak tescil edilmiş. Sevinilmez mi? Mutlu olunmaz mı? Paylaşılmaz mı? Fotoğrafları ve haberleri dağıtılmaz mı? Bu nasıl bir duyarsızlık?
Karaman için Yunus Emre Yılı’nın somut tek kazancı bu oldu. Maalesef bu müjdeli haber bile görmezden gelindi. Güzel bir haberi paylaşmaktan, vatandaşa moral vermekten kaçınmak ne demek? Oysa bir yönetici için bulunmaz fırsat. Sanırsınız ki bizim yöneticilerin haberi yok. Gerçekten haberleri yoksa zaten bu durum başlı başına bir facia.
Aynı karar, bir başka il için alınsaydı, en azından şunlar olurdu:
O ilin valisi ekibiyle birlikte anıt ağaçların bulunduğu alana gider, basın mensuplarının ve kameraların karşısında Konya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun aldığı kararı açıklardı. Ağaçlarla ilgili bilgi verilir, kent merkezinden ve köy halkından davetlilerin de katıldığı törende, ağaçlara “Bu meşe, anıt ağaçtır” plaketleri çakılır, yol güzergahlarına “Yunus Emre Anıt Ağaçları” yazılı yön levhaları konulurdu. Ağaçları gündeme getiren, anıt ağaç olarak tescil edilmelerinde emeği geçenlere de teşekkür belgesi verilirdi.
Bu etkinlik, ulusal gazetelerde ve ulusal kanallarda “Yunus Emre Meşeleri Anıt Ağaç Olarak Tescillendi” diye ana haber bültenlerinde Türkiye’ye duyurulurdu.
Bizde nerde? Kim yapacak? Niye yapsın ki? Karaman’ın hangi haberleri ulusal kanallarda yayınlanır, hepiniz benden iyi biliyorsunuz. Anıt ağaçlar konusunda öyle bir sessizlik hakim ki, Karaman halkının haberi bile olmadı.
“Sevinçte ve kederde birlikte olmak“ diye bir söz vardır. Bu ailede başlar, dalga dalga büyür, şehri ve ülkeyi kapsar. Biz ağacın farkında bile değiliz. “Nasıl sevinelim? Sevineceğimiz bir ağaç eksikti” diyebilirsiniz. Kimin umrunda anıt ağaç? Ha olmuş, ha olmamış. Hem kime, ne yararı olacak ki? Böyle düşünenlerin hiç az olmadığını biliyorum.
Anıt ağaçlardan sadece yöneticiler değil, Karaman’daki medya da habersiz. Tek satırlık haber bile yazılmadı. Selfie çekmekten yorgun düşmüşler. Ağaçların fotoğrafını çekmeye dermanları yok. Konu hakkında makale yazmak mı? Türkiye’nin büyük sorunları dururken, Karaman’a sıra mı gelir?
Karaman’ın değerlerini tanıtmaya heveslenen ve sosyal medyada birbirlerine güzellemeler döşenen proamatörlerin dertleri zaten bambaşka. Onlar bugüne kadar kimsenin aklına gelmeyen “Zihni Sinir Proceleri” ile büyük bölümü Foto Renk namı diğer Mustafa Koçak‘a ait Karaman’ın nostaljik fotoğraflarını servis etmekle meşguller…
TEMA’ya ne demeli? Karaman’da TEMA var mı? Ne yapar, hiç duydunuz mu? Ki onların bugün hayatta olmayan kurucu başkanı Hayrettin Karaca, 40 yıl önce, Mut’un bir köyündeki görmediği bir ağacın kesilmemesi için tanımadığı bir ormancıya yüklü miktarda para gönderen tabiat ve vatan sevdalısı bir adamdı. Ve o ağacı kurtardı.
Lâfı uzatmanın anlamı yok. Özetle; Karaman’ın Yeşildere Köyü, Pelitliöz mevkinde yöre halkı tarafından Yunus Emre meşelikleri olarak bilinen ağaçlardan üçü anıt ağaç olarak tescil edildi. Üzerinden beş ay geçti. Merak eden, görmek isteyen tabiat tutkunlarına duyurulur.
Anıt ağaçları küçümsemeyin. Onlar, milli değerlerimiz ve dünya mirası kabul edilir. Bu nedenle özenle korunur. Türkiye’de toplam anıt ağaç sayımız 10 bin adet civarında. Yunus Emre Yılı’nda Karaman’ın tek somut kazancı bu üç ağaç olmuştur. Başka somut kazanımlar varsa, paylaşılmadığı için haberdar olmamışımdır.
NOT 1: Yaş, çap ve boy itibarıyla kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan, yöre folklorunda, kültür ve tarihinde özel yeri bulunan, geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında iletişim sağlayabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olan ağaçlar, anıt ağaçlardır.
NOT 2: Meşelerin anıt ağaç olarak tescil kararına “Yunus Emre Meşeleri” ibaresi konulmamış. Bu ifade kayıtlara geçirilmiş olsa Yunus Emre adını yaşatacak üç dev ağacımızla bu yönüyle de övünecektik. Takip edilir ve bu konu üzerinde ısrar edilirse neden olmasın?
NOT 3: Konya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu, üç ağacı anıt ağaç olarak tescilledi. Şimdiden belirtmek isterim; “Bu kararın bakanlıktan onaylanmasından sonra bilgi paylaşımı yapılacaktı” şeklindeki bir mazeret kabul edilemez. Beş ay olmuş, az süre mi?
AHMET TEK