İstanbul Karamanlılar Vakfında Yeni Gelişme; İKEV Yönetimi Yok Hükmünde

İstinaf Mahkemesi, ilk mahkeme kararının geçerli olduğuna hükmetti.

İstanbul’da yaşayan Karamanlıların göz bebeği olması gereken bir kurum, mahkeme süreçlerinden kurtulamıyor. İstanbul Karamanlılar Eğitim Kültür ve Sosyal Dayanışma Vakfı (İKEV) çatısı altında, geçmişi 2013 yılına kadar uzanan bir anlaşmazlıkta 12 yılın sonunda gelinen nokta: İKEV yönetimi yok hükmünde.

İKEV’in 76 kurucu üyesi var. Mevcut üye sayısı 258. Prof. Dr. Ömer Dinçer, Hüseyin Dikici, Bahattin Özel gibi dostlarımın da üyesi olduğu İKEV’in iç bünyesindeki çatlak, giderek büyüyor.

2021’de, İKEV kapısının kırılarak içeriye girilmesinden sonra hoş olmayan gelişmelerle devam eden süreçte “Hukuki mücadele başlattık” diyen eski başkanlardan Mehmet Fikri Başar ve ekibi İstinaf Mahkemesi’nden bekledikleri kararı paylaştı.

Olaylar, benim gibi konuyu uzaktan takip edenler için maalesef çok karmaşık. Kafanızı karıştırmadan özetlemeye çalışacağım. Bakırköy 17. Asliye Hukuk (24.12.2024) ve Bakırköy 16. Asliye Hukuk (27.12.2024) tarihlerinde, mevcut yönetimi ve aldığı kararları yok hükmünde saydı. Bunun üzerine istinafa gidildi.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ, BAKIRKÖY 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, itirazı reddetti. Bu gelişme üzerine, şu mesaj paylaşıldı:

Çok Değerli İKEV Ailesi,
Üç yıldır sürdürdüğümüz hukuk mücadelesinin istinaf aşaması da lehimize sonuçlanmıştır. Mahkeme, İhsan Duru yönetimini ve bu dönemde yapılan tüm faaliyetleri yok hükmünde saymıştır.

Bu noktadan sonra karşı tarafın tek hukuki yolu, Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunmaktır. Bu başvurunun azami süresi 4 aydır. Bu 4 aylık süreçte, ya hukuksuz uygulamalara devam ederek sorumluluklarını daha da ağırlaştıracaklar ya da son genel kurulda kamuoyu önünde verdikleri “İstinaf onanırsa yönetimi devrederiz” sözlerine sadık kalacaklardır.

Unutulmamalıdır ki, son üç yılda gerçekleştirilen hukuka aykırı tüm faaliyetler, bağımsız denetçiler tarafından değerlendirilecek ve gerektiğinde adli makamlara taşınacaktır.

Süreci bugüne kadar büyük bir sabır ve destekle takip eden tüm İKEV dostlarına içten teşekkür ederiz. Mücadelemiz, adaletin ve şeffaf yönetimin tesisi için kararlılıkla sürecektir.
Saygılarımızla.”

► Prof. Dr. Akif Eğler

Akif Hoca’dan Mektup Var

İKEV kurucu üye varisi Prof. Dr. Akif Eğler Hoca’dan bir mesaj aldım. Hocaların hocası, Marmara ve Boğaziçili gençlerin, öğrencisi olmakla gururlandıkları Akif Hoca, bloğunda “İKEV’de Neler Oluyor?” başlığı altında, benim Karamandan.com’da 15 Ocak 2025’te yazdığım yazıya dikkat çekmiş. Akif Hoca şöyle yazmış:

“15 Ocak’ta karamandan.com sanal gazetesinde, Sayın Ahmet Tek mahkeme kararını haber yapmış. Kendisinden habersiz olarak bu mektuba harfi harfine aynı ismi vermem tesadüf değil. Konuyu dert edinen Karamanlılar aynı şekilde düşünüyor demek…”

Mektubun aslına ve eklerine şuradan ulaşılır:
https://eyler.blogspot.com/2025/04/ikevde-neler-oluyor.html#ek1

Prof. Dr. Akif Eğler, titizdir, bilim insanıdır, akademisyendir, her konuyu enine boyuna incelemeden karar vermez. Akif Hoca’nın yazdıklarını okumanızı öneririm.

“Vakıf danışmanı Sayın Ekrem Candar davet etti, bugün yine oradaydım, bir saatlik sohbet toplantısında bilgi verdiler. Görüyorum ki Vakfın durumu biraz karmaşık. Konuyla ilgilenenler için anladığım kadarını özetliyorum ve yaşımın gereği olarak birkaç tavsiye ekliyorum.

Vakfı uzaktan takip ettiğim halde duymadığım, bugün öğrendiğim sürpriz haberleri paylaşayım:
1. İlk kuruculardan Turhan Terlemez yeni Vakıf Başkanı olmuş, başarılar dilerim. Son toplantıda edindiğim izlenim, İhsan Duru yönetiminin devamıydı, benim için sürpriz oldu.
2. Kasım 2024 tarihli İKEV Postası (20 büyük sayfa) bastırılmış, lakin dağıtımı yapılmamış. PDF olarak gönderildiğini söylediler ama hayır, bana gelmedi.
3. Instagram sayfamız olduğunu öğrendim ama web sayfamızda linki yok. Az önce Google’da buldum: https://instagram.com/ikevresmi
4. Bir ay önce, 27 Mart 2025 tarihinde, Vakıf önemli bir davayı kazanmış, mahkeme kararını en sonda bulacaksınız. Sanırım bu bile duyurulmadı.
5. İki sene önce Vakfa bir müfettiş geldiğini ve 150 sayfalık bir rapor hazırladığını biliyordum. Bu raporun gereği olarak, eski yöneticiler aleyhinde 20 kadar dava açıldığını şimdi öğrendim.
6. Vakfımız önceki bir derneğin devamı niteliğinde olduğu için, vakıf senedinde dernek izleri varmış, şimdi bunlar değiştiriliyor. Mahkeme kararı ile kesinleştiği zaman, Kurucular Kurulu artık Mütevelli Heyeti olacak!

Yukarıdaki açık mektupta, Vakfın önünde üç önemli mesele olduğunu yazmıştım, her birine tek tek bakalım:

1. Kaybedilen hukuk davası
2021’de Vakıf Yönetim Kurulu, o zamanki başkan S. Yıldırım’ı görevden aldı. Kurucular Kurulu da Yönetim Kurulunu görevden alıp, İ. Duru başkanlığında yeni bir yönetim tayin etti. M. Başar başkanlığındaki önceki yönetim, atamanın usulsüz olduğu iddiası ile Vakıf aleyhinde dava açtı ve kazandı.

2. Binanın kullanım hakkı
Arsanın ve üstünde yapılmış binanın kullanım hakkı 2031’de sona eriyor. Belediye ile yapılan anlaşmanın gereği olarak, arsanın sahibi olan İBB, binaları da alıyor. Kullanım hakkını uzatmanın bir yolu, kamu yararına faaliyet yaparak vergi muafiyeti sağlamak. Açık mektupta anlatmıştım.

3. Vergi muafiyeti sağlanması
Vakıf danışmanı Ekrem Candar bu konuda ayrıntlı bilgi verdi. Her şey yolunda giderse 3-4 yılda aşılabilen zor bir yokuş önümüzde görünüyor… Binanın kullanım hakkını uzatmak için tek yol buymuş gibi anlatıldı, ama ikna olamadım. Zorlu bir süreç bu…

Tavsiyeler
Hukuki durumu temizlemek için yapılması gereken davranış, iki tarafın da kavgadan vaz geçtiğini beyan ederek Vakıftan uzak durmayı kabul etmesi. Şimdiki yönetimin bir ay içinde olağanüstü toplantı yaparak kavgaya karışmamış gençlere Vakfı devretmesi tek çözüm görünüyor. Aksi halde ihtilaf büyüyecek ve bir kayyum atanmasıyla Vakfı tamamen kaybetme riski mevcut.

Yönetim kurullarının daha şeffaf davranmasını beklerdim. Kurumun kartviziti niteliğindeki ana sayfamız Mart 2024 halinde duruyor! (Haberler menüsüne tıklayınca daha yeni sayfalara ulaşabildim) Yeni yönetimin iletişime önem vererek Vakıf üyelerini her ayrıntıdan haberdar etmesini bekleriz. Haber iletmekten fazla, her kararın Kurucular Kuruluna danışarak, on-line oylama ile alınması da mümkün artık.

İKEV Postası otuz yıl önce merakla izlediğimiz bir iletişim aracıydı fakat artık zamanı geçti! Web sayfası, WhatsApp, YouTube gibi ortamları etkili kullanmak zorundayız. Instagram sayfamız zaten varmış! Bana son yıllarda toplantı davetinden başka bir mail gelmedi Vakıftan. Yukarıda sözü edilen PDF dosyasının izi bile yok.

Daha önemlisi, Vakfa gençlerin katılımını sağlamak zorundayız. İlk yöneticilere teşekkür ederiz, isimlerinizi web sayfalarında altın harflerle yazsak yeridir. Fakat artık yönetimin yaş ortalamasını 40’lara indirmeliyiz, benim gibi ihtiyarların kenardan izleyip (sorulursa) tavsiye vermekten öteye geçmemesi uygun olur.

Tam üç ay ara ile iki farklı mahkemenin verdiği kararlar çelişiyor. Son mahkeme “Vakfın mallarını geri verin” derken, davalılar “nasıl verelim, bu yönetimin geçersiz olduğu kanıtlandı” diye itiraz ediyor. Husumet devam ederse ne olacağını tahmin etmek zor değil: Bir müfettiş daha gelebilir ve mahkeme kararlarını uygulamak için kayyum atanmasını isteyebilir. Bence tepemizde asılı olan kılıç budur, usulüne göre indirmezsek başımıza düşecek!

Bu anlamsız kavgaya son vermek şart. Kurucular Kurulu olarak, tarafların dahil olmadığı bir çözüm bulmalıyız. Şu anda devam eden 20 küsur dava bu sorunu daha da derinleştirecek. Kavganın kime faydası olduğunu geçen 4 dört yılda açıkça gördük: Yukarıdaki kararın 6. maddesinde yazıyor!

Mektubuma birinci ek
Bu mektubu yazmaya 30 Nisan’da başlamıştım. İKEV Yönetim Kurulundan kuruculara dağıtmasını rica ettim, ilgilenmediler. Ben de birkaç kişiye danıştıktan sonra, mektuba son halini verip 7 Mayıs sabahı kendi imkanlarımla e-mail olarak göderdim. Aynı gün öğrendiğim üç önemli hakikati ekliyorum:

• Kasım 2021’de yapılan olağanüstü Kurucular Kurulu toplantısını yok sayan mahkeme sonucuna yapılan itiraz, istinaf mahkemesinde 30 Nisan’da reddedildi ve toplantıyı yok sayan hüküm kesinleşti.

Bu toplantı hukuken yok sayılınca şu sonuçlar kendiliğinden ortaya çıkıyor:
1. 21/11/2021 tarihindeki Yönetim Kurulu halen geçerlidir
2. Yok sayılan toplantıda atanan Yönetim Kurulu geçersizdir
3. Daha sonra yapılan Kurucular Kurulları geçersizdir
4. Şu anda mahkemede bulunan Vakıf senedi değişikliği geçersizdir

• Ben ve diğer 6 kişi kurucu üye değilmişiz! Bu husus, mahkeme kararı kesinleşmeden önce, vakıf denetim raporunun son sayfasında açıkça belirtilmiş:

15/9/2023 tarihli rapor üyelere 11 ay sonra gönderilmiş. Göz ardı ettiğim bu raporda kurucu üye olmadığım yazıyor.

* 15 Ocak’ta karamandan.com sanal gazetesinde, Sayın Ahmet Tek mahkeme kararını haber yapmış. Kendisinden habersiz olarak bu mektuba harfi harfine aynı ismi vermem tesadüf değil. Konuyu dert edinen Karamanlılar aynı şekilde düşünüyor demek…

Bu haberi kaçırmayın İKEV’de Neler Oluyor? Devamını Oku

Peki şimdi ne olacak?
Bu durumda, daha önce anlattığım gibi, olağanüstü Kurucular Kurulu yaparak kavgaya karışmamış bir kadroya Vakıf yönetimini devretmek tek çözüm görünüyor. İki tarafın anlaşarak yönetim görevinden vaz geçmesi, herkesin uzlaştığı genç bir Yönetim Kurulu bulması kaçınılmaz. Aksi halde Vakfın sonu pek olumlu görünmüyor. Korktuğum sonuç olan kayyum atanmasına doğru gidiyoruz… Devlet “madem siz anlaşamıyorsunuz Vakfı biz yönetiriz” diyebilir!

Ahmet Tek