Davetiyeye bakıp, sizi çoktan geride kalmış bir programa çağırdığımı sanmayın. Ayrıca, davetiyede bir bakan ve bir siyasi partini adı olsa da, okuyacağınız yazının siyasetle, iktidarla uzaktan yakından ilgisi de yok.
Yılın 365 günü elinde şemsiyeyle gezip, ilk yağmurda sırıksıklam ıslanmış birini görseniz aklınızdan neler geçer?
-Şemsiyeyi açmamış,
-Şemsiye delik,
-Şemsiyeyi o gün yanına almamış.
Bunlar ilk ihtimaller. Sizin tahminleriniz daha farklı olabilir.
“ Karaman Türk Dilinin Başkenti” sloganını kim bulmuş, hangi yıl kullanılmış, maalesef bilgiye ulaşamadım. Türk Dil Bayramı törenleri ilk kez 1961’de yapıldı. Bu tarih başlangıç olabilir. “Karaman Türk Dilinin Başkenti” sloganının çıkış sebebi, Karamanoğlu Mehmet Bey’in “Şimden girü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecalis ve seyranda Türki dilinden gayri dil söylemeye” şeklinde ifade edilen emridir.
Karamanoğlu Mehmet Bey, Karamanoğulları Beyliği hükümdarı 1. Mehmet’tir. 1261 yılında 21 yaşında beyliğin başına geçmiş. 16 yıl beyliği idare etmiş. 1277 yılında Moğollar tarafından öldürülmüş. 1280 yılında öldürüldüğünü söyleyenler de vardır.
Fotoğraf: Mehmet Çetin
Karamanoğlu Mehmet Bey’e ait olduğu ifade edilen ferman 13. yüzyılda yaşamış İranlı yazar ve tarihçi İbni Bîbî’nin “Evamirü’l-Alaiyye” adlı Farsça eserinde Farsça olarak yer almış. (Oksimoron Örneği) İbni Bîbî’nin eseri Yazıcıoğlu Ali tarafından “Tevarih-i Al-i Selçuk” adıyla 15. yüzyılda Türkçeye çevrilmiş. Çevirinin yazması, Topkapı Sarayı Revan bölümü, 1391 numarada kayıtlıdır. 13. yüzyılın dil özelliklerini yansıtan bu yazmada ferman şu şekilde Türkçeye çevrilmiştir:
“Şimden girü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecalis ve seyranda Türki dilinden gayri dil söylemeye”
Bu cümle bugünkü Türkçeye Karaman Valiliğinin başvurusu üzerine Türk Dil Kurumu tarafından şu şekilde aktarılmıştır:
“Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmaya”
“Karaman nerde? Konya Karaman mı?” sözlerinden rahatsız olan Karamanlılar, göğüslerini gere gere “Karaman Türk Dilinin Başkenti” sözünü kullanabilseler harika olmaz mı? Karaman bu sözün gereğini yerine getiriyor mu?
Türkçenin doğru kullanımı ve özellikle doğru yazımı konusunda hassasiyetimi beni takip eden okurlarım bilir. Birçok kez yazdım; Karaman’da internet sitelerinde veya gazetelerde, özellikle köşe yazılarında Türkçe adeta katlediliyor.
Konunun içeriği kişiyle okuyucu arasında; ben kimin ne yazdığına karışacak değilim ya! Herkes çapı kadar yazar. Benim derdim Türkçenin doğru kullanımıyla ilgili. Daha yakınlarda biri yazmış; 6-7 satırı tek cümleye sığdırmaya başarmış (!) Aynı cümle içinde üç özne, dört yüklem kullanmış. Cümle değil, bulamaç. Cümleden anlam çıkarmak mümkün değil. Konuşma engelliler için işaret dili var ama Türkçe yazım için henüz bir formül yok. Yapay zeka yakında imdada yetişecek gibi. İnşallah yapay zekayı da kendilerine benzetmezler.
Yazının girişindeki davetiyeyi gördünüz. Lütfen inceleyin. Ben bu davetiyenin neresini düzelteyim? İki cümlede beş yanlış. Öğretmenin yazılı kâğıt okuması gibi yapsam, davetiye kırmızı kalem işaretlerinden okunmaz olacak.
Davetiyedeki yanlışları tek tek sıralamak gerekirse:
-“bir takım” değil, birtakım.
-bey olmamış.
-“sizleride” değil, sizleri de.
-Cümlenin sonunda nokta unutulmuş.
-İlk cümle bozuk.
Ayrıca isim ve imza olmalıydı.
Davetiye şöyle yazılabilirdi:
“ Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı, bir dizi ziyaret ve açılış için Karaman’ımızı teşrif edecektir. Ak Parti Karaman İl Başkanlığı ziyaretinde sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.”
Abdülhamit istibdadından Paris’e kaçan Servet-i Fünun şairi, nüktedan Süleyman Nazif, bir Jön Türk’ten mektup alır. Mektupta, Süleyman Nazif’e “Dünyada senden alçak yoktur” diye hakaret edilmektedir. Süleyman Nazif bu sözden rahatsız olur, mektup sahibini düelloya davet eder. Süleyman Nazif ki, silah yerine hep kalem tutmuştur. Yine de adam korkar, şahitlerin huzurunda Süleyman Nazif’ten özür diler.
Süleyman Nazif adamın özrünü kabul eder ama özre bir şerh koyar: “Hakkımdaki tecavüzünü affettim. Fakat bana yazdığın mektupta dünya kelimesini ‘vav’la yazmak suretiyle imlaya tecavüzünü imkânı yok affetmem.” (Dünya kelimesinin Osmanlıca yazılışında vav harfi yoktur.)
Karaman Türkçenin veya Türk dilinin başkenti ise ispat edin. İş yerleri tabelaları bir garip, yazarım diyenler yazım kurallarından habersiz. Kendi dilinde meramını yazamayan, kendi dilinde yazılmış bir metni anlayamayan bireylerin sayısını azaltmak için bir şeyler yapmanın zamanı çoktan geldi, geçiyor.
Bu da Karaman’da açılan fuar için hazırlanmış davetiye: Özensizlik paçadan akıyor. Lütfen Türkçeye saygı, dilimize hürmet! Bilmediğiniz işi bir bilene yaptıracaksınız. “Türkçenin Başkenti” iddiasındaki bir şehre bunlar ayıp değil mi?
Ahmet Tek