Karaman Bu Olayla Çalkalanıyor; Hastaneyi Basan Siyasetçiler!

Nasrettin Hoca’ya sorarlar:
“Hocam, siz evliya mısınız?”
Hık mık eder ve ardından “Evet…” der. Ardından ekler:
“İnanmıyorsanız şu karşıdaki koca çınarı çağırayım da gelsin buraya.”
Herkes pür dikkat hocayı izler.
Hoca üç kere ağacı “Buraya gel” diyerek çağırır. Ama boşuna. Ağaç bu, yürüme özelliği kodlarına işlenmemiş. Yaratılışına uygun değil. Koca çınar heybetiyle yerinde duruyor.
“Gelmedi Hocam” der kalabalık.
Hoca, çınara doğru yürürken, kendisini izleyenlere yanıt verir:
“Evliyada gurur, kibir olmaz. O gelmezse biz gideriz.”

Nasreddin Hoca fıkraları derindir. Üstün zeka örneğidir. Derinliğindeki mesajı anlamak için de zeka gerekir.

Karaman, 19 Temmuz Cuma gününden bu yana bir olayla çalkalanıyor. Her anlatan meşrebince olayı yeniden senaryolaştırıyor, dinleyenler de kendilerince cila çekip başkalarına anlatıyor. Dedikodu almış başını gidiyor. Kulağa kelime fısıldama oyunu gibi. İlk söylenen sözcükle son oyuncunun ağzından çıkanın alakası yok. Karaman’da maalesef bir olayın gerçeğini kolay kolay öğrenemezsiniz.

Nasrettin Hoca fıkrasını sebepsiz yazmadım. Ama Karaman’da herkesin dilindeki olay gülünecek gibi değil, utanılacak bir durum. Ayıp, yazık… Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Halil İbrahim Taşçı’nın makam odasına Ak Parti İl Başkanı ve beraberindeki üç kişi adeta baskın yapmış.

Rivayetler muhtelif. Dedim ya, süsleyip süsleyip anlatıyorlar. Yaz sıcağını ve susuz günleri gideren bir durum olmasa bile birçok kişiye eğlence çıkmış. Oysa Karaman adına üzücü bir durum. Muhatapları açısından da…

Ak Parti İl Başkanını tanımıyorum. Karaman’daki diğer il başkanlarını da tanımıyorum. Aslında siyaset yazılarını sevmiyorum. Kendimi has okura haksızlık yapmış sanıyorum. Gündeme göre dönem dönem eleştirel yazılar yazdığım oluyor. 1 Nisan’dan sonra hiç siyaset yazmadım. Yerel yönetimi bile yazmadım.

Ak Parti Karaman’da son üç seçimde de sandıktan küçülerek çıktı. Bunların sorumlusu olarak il ve ilçe yöneticilerini göstermek hakkaniyetli olmaz. Elbette partinin erimesinde asıl pay sahipleri onlar. Ama ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz ilk sırada.

-14 Mayıs 2023 Genel Seçimlerinde Ak Parti Selman Oğuzhan Eser ve Osman Sağlam’ı TBMM’ne gönderdi.
-Ak Parti oyların yüzde 40,93’ünü aldı. Oy kaybı küçümsenecek gibi değildi.
-Ak Parti’nin 2018 Genel Seçimlerinde Karaman’daki oy oranı yüzde 53,5’tü.
-Kan kaybı yüzde 13 oldu.-Mevlüt Akgün’ün adaylığında girilen 31 Mart 2024 belediye başkanlığı seçiminde Ak Parti şok yaşadı.
-Mevlüt Akgün’e verilen oyların oranı yüzde 24,05 oldu.
-Bu oran birkaç ay önce yapılan genel seçimlerde alınan oyların neredeyse yarısı kadar.
-Ak Partinin bir önceki belediye başkanlığı seçiminde Mahmut Sami Şahin’in adaylığında aldığı oy oranı ise yüzde 38,44’tü.
-30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde Ak Parti adayı Ertuğrul Çalışkan seçilirken oyların yüzde 52,33’ünü almıştı.10 yılda nerden nereye? Yüzde 52,33’ten yüzde 24’e düşmek gerçek hezimet.
-Ak Parti’nin son seçimde Türkiye genelindeki oy oranı 35,49.
-Karaman, Türkiye ortalamasının 11 puan altında.
-2024 seçiminde AK Parti’nin en en düşük oy aldığı 10 şehir arasında Karaman’da var. Hem de 6. sırada. (Ak Parti’nin en az oy aldığı üç kenti merak edenler için yazıyorum. Batman: yüzde 12,4, Tunceli: 13,13, Diyarbakır:16,8.

“Bu değerlendirmenin ne yeri ne zamanı. Seçimler geçip gitmiş. En güzeli, herkes gibi susmak, kan kaybından söz etmemek.”diyebilirsiniz. Türkiye’de bir sorunu yok sayarsanız, sorunun varlığını kabul etmezseniz, sorun yok demektir (!) Duymayacaksın, görmeyeceksin, konuşmayacaksın.

Şimdi gelelim olayımıza… Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Halil İbrahim Taşçı, genel cerrah. Taşçı, Ak Parti İl Başkanlığınca parti binasına çağrılır. Ak Parti İl Başkanlığını bir yüce makam, her çağrılan oraya gidecek diye düşünmüş olmalılar. Bir mesaj gönderildi mi emir telakki edilmeli (!) Oysa yöntem etik değil, teamüle aykırı. Bu talebe yanıt, “ Sağlık İl Müdürlüğünde görüşelim” şeklinde olmuş.

Detaylara girmeden özetlemek istiyorum. Ak Parti İl Başkanı ve ekibinden üç kişi Eğitim ve Araştırma Hastanesine gider. Geçtiğimiz cuma saat 11.30 sıraları. (19 Temmuz 2024) Randevu yok. Gelecekleri bildirilmemiş. Ak Partililer çat kapı gelmişler. Bir kişi kapının önünde beklemiş, üç kişi Başhekimin odasına dalmış.

Konu Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki sıkıntılar. Günlük ortalama 15 bin kişinin girip çıktığı dev bir sistem hastane. Hastanedeki sorundan belli ki yönetim sorumlu tutuluyor.

Başhekim odada bir meslektaşıyla beraber. Randevusuz, kapıyı çalmadan içeriye üç kişi giriyor. Biri Ak Parti İl Başkanı. Başhekim, meslektaşından rica ediyor, o da makamdan ayrılıyor. Sonra bağırmalar oluyor. Ses tonu yüksek, üslup yakışıksız. Gerginlik yaşanıyor. Makam odasındaki masanın üzerindeki biblo, minik kaktüs ve aloe vera saksıları yere savruluyor. Başhekim Taşçı makamını terk edip hastaneden ayrılıyor. Makam odasının zeminine saksı toprağı dağılıyor.

Kan akmamış, yumruklar konuşmamış. Ne var bunda diyebilir misiniz? Bir büyük hastanenin yöneticisiyle böyle bir ilişki biçimi uygun mu?Olay Sağlık Bakanına iletilmiş.

Üstelik ilk değil. Başhekim Halil İbrahim Taşçı daha önce görevi bırakması için yine Ak Partili bir yönetici tarafından telefonla tehdit edilmiş. Ardından yine dört kişiden oluşan Ak Partili yöneticiler Başhekimlik makamına çıkarma yapmışlar.

Başhekim için ‘gitti’ gözüyle bakılırken görev süresi uzatılmıştı. Bakanlık, başhekimden görevini sürdürmesini istiyor. Ak Parti il yönetiminin bu durumdan hoşnut olmadığı ortada. Başhekimi görevlendiren Sağlık Bakanlığı. Görevden alacak olan da Sağlık Bakanlığı. Yakışır mı bir yöneticiye saygısızlık yapmak? Gerginliğin, huzursuzluğun kime, ne yararı olur?

Bu olayı sağlık personelinin can güvenliğine yönelik kod sistemlerinden hangisine dahil edeceğimi bilemedim. Ama Karaman’da bir cuma öncesi başhekimin odasında bir olay yaşanmış. Bu olayı duymayan kalmamış.

Yakışmıyor. Türkiye’nin güzide kurumlarında bu örneklerden rahatsız oluyorum. Doktor sıkıntısı mı var, hizmette kusur mu var? Bunların çözüm merci bakanlıktır, İl başkanlıkları değil. Çat kapı gitmek olur mu? Maalesef oluyor.

Sırada hangi konular var derseniz:
-Karaman seçimin gazını atamadı mı?
-Karaman’da bir başka baskın olayının detayları da elimde,
-Ak Parti Belediye Meclis üyesinin istifası,
-Sürgüne gönderilen imam,
-Savaş Kalaycı taziyeye geldiği evde kimin elini sıkmadı?
-CHP Karaman’da muhalefet görevini yapıyor mu?
-CHP’li vekil bu olayların neresinde?
-Ak Parti’de kimler rakip kimler kanka?
-Karaman’da ulaşıma 5 yıl sonra zam.

Dedikodu baldan tatlı deseler de inanmayın. Gerçekleri görmezden gelmeyin. Eleştirinin bir hak olduğunu unutmayın. Kötülüğe ve kötülere prim vermeyin. Aman sıcaklara dikkat! Kendinizi koruyun.

Ahmet Tek