Karamanlı Bir Sanatçıyı Ölüm Yıl Dönümünde Hatırlamak

Ankara’nın kızlarını, rüzgârını ve sisli yamaçlarını binlerce kişinin zihnine nakşeden, diline pelesenk eden sanatçının Karamanlı olduğunu biliyor muydunuz? Karamanlı bir müzisyenin, henüz üniversite öğrencisi iken güftesini yazıp bestelediği bir şarkı 60 yıldır dillerden düşmedi.

“Pembe Küçük Dudağın Söyledi Şarkımızı” veya daha çok “Ankara Rüzgârı” olarak bilinen ve Nesrin Sipahi’nin 1964 yılında plağa okuduğu Muhayyerkürdi şarkıdan söz ediyorum. Üç kuşağın dinlediği nostaljik eserden. Eserin ilk okunuşunun üzerinden 60 yıl geçmiş. Daha kaç yıl, kaç kuşak dinler, Allah bilir.

Sözlerin güzelliğine bakar mısınız:
Pembe küçük dudağın söyledi şarkımızı
Pembe küçük dudağın söyledi şarkımızı
İndi bahar Ankaranın sisli yamaçlarına
İçli sesin ah ne kadar açtı gönül yasımı

Her gören ağladı, kalbini bağladı dalgalı saçlarına

Söyledim aşkımızı Ankara rüzgarına
Olmadı kaldı benim her hevesim yarına
Her gören ağladı, kalbini bağladı dalgalı saçlarına
Her gören ağladı, kalbini bağladı dalgalı saçlarına

Önce biraz gülecek, kalbe ümit saçacak
Önce biraz gülecek, kalbe ümit saçacak
Söz verecek, gelmeyecek, hep seni aldatacak
Sev diyecek, sevmeyecek, belki de ağlatacak

Boş yere ağlama, kalbini bağlama Ankara kızlarına

Söyledim aşkımızı Ankara rüzgarına
Olmadı kaldı benim her hevesim yarına

Bu şarkının güfte ve bestesi Karamanlı bir sanatçıya ait. Müzisyen, Türk Sanat Müziği bestecisi, asker, emekli yarbay Gündoğdu Duran’dan söz ediyorum. Gündoğdu Duran’ı, üç yıl önce 14 Haziran’da kaybettik. Bir kıymetli sanatçımızı ölüm yıldönümünde hatırlatmak ve bilmeyenlere tanıtmak istedim.

Gündoğdu Duran, 27 Mayıs 1937’de, o dönemki adıyla Kızıllar (Taşkale) köyünde doğdu. Babası Mustafa Duran öğretmendi. Gündoğdu Duran, ilkokulu Beyşehir’de, ortaokul ve liseyi Konya Lisesi’nde okudu. 1961 yılında Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Tarih bölümünü bitirdi.

Fakültede askeri öğrenci olduğu için, 1961-62 ders yılından itibaren, sırasıyla Mersin, Konya, Çankırı Astsubay okullarında tarih öğretmenliği yaptı. 1963 yılında üsteğmen iken, Seniha Hanım ile Konya’da evlendi. Bu evlilikten Beste isimli bir kızı, Fatih isimli bir oğlu dünyaya geldi. 1980 yılında yarbay iken Kuleli Askeri Lisesi’nden kendi isteğiyle emekli oldu.

Gündoğdu Duran, ilk nota ve ud derslerini teyzesinin oğlu R. Cavit Yalçın’dan aldı. Yalçın, Karaman’ın en eski salon orkestrası müzisyenlerinden ve Karaman’ın ilk belediye bandosu elemanlarındandı. R. Cavit Yalçın, 1929 yılında Taşkale’de (Kızıllar) doğdu. Gündoğdu Duran’dan 8 yaş büyüktü. Yalçın ilk müzik eğitimini Kurtuluş Savaşı’ndan sonra teğmenlikten istifa edip, köyüne yerleşen babasından almıştı.

Sanat Hayatı:
Gündoğdu Duran’nın aileden müziğe yakınlığı vardı. Anne tarafı ailesi ud ve keman çalan musikişinas aile idi. Babası Mustafa Duran güzel ud çalar, edebiyat, şiir, genel kültür konularında çok okuyan ve bilgi sahibi olan bir öğretmendi.

Bucak müdürü olan dayısı Ahmet Yazıcı; ud, keman ve kanun çalmakta usta idi ve çevresinde şöhret olmuştu. Duran’ın müziğe duyduğu aşk böyle başlıyordu. 1949 yılında ortaokul müzik öğretmeni Ârif Şahap Öktem’den keman dersleri almaya başladı ve bir yıl Batı müziği metotlarıyla çalıştı. 1958 yılında Batı müziğini bırakarak, Klasik Türk Müziği’ne yöneldi.

Gündoğdu Duran, daha sonraki yıllarda Neyzen Halid Dede’nin öğrencisi Neyzen Burhanettin Ökte, Neyzen Ulvi Erguner, Neyzen Akagündüz Kutbay, Kemanî Cahit Peksayar‘dan faydalandı.

İlk Bestesi

Beste, güfte ve şiir alanında ağabey olarak gördüğü ünlü şairimiz Bekir Sıtkı Erdoğan‘dan destek gördü. Ses sanatçılarından Nermin Demirçay ve Nesrin Sipahi ile dostluklar kurdu. 1958 yılında fakültede okurken ilk bestesi olan “Ankara Rüzgârı” güftesini Muhayyerkürdi makamında besteledi.

Bu şarkıyı ilk olarak Ankara Radyosu’nda 1964 yılında Kutlu Payaslı icra etti ve Nesrin Sipahi aynı yıl 45’lik plağa okudu.

Aynı yıl ikinci şarkısı “Gözleri Aşka Gülen, Taze Söğüt Dalısın” Türk Sanat Müziği repertuvarına girdi. Nihavent makamındaki bu şarkının da söz ve müziği kendine aitti. 1959 yılında ise “Kara Sevda” isimli şarkısını Muhayyerkürdi makamında besteledi.

1980-1995 yılları arasında hem korolar çalıştırdı hem kanun ve ud dersleri vererek öğrenciler yetiştirdi. Son yıllarında bestelerini düzenlemek, yazmak, CD ve kitap halinde toplamak için çalıştı.

Gündoğdu Duran, 14 Haziran 2021’de Pazartesi sabahı İstanbul’da vefat etti. Cenazesi aynı gün Çekmeköy Hamide Sancak Camii’inde ikindi namazının ardından defnedildi. Pandemi nedeni ile cenaze ve defin işlemi aile arasında yapıldı.

Murat Ay’ın yazdığı, Saray Holding’in SE-KA-SER Vakfı tarafından prestij kitap olarak bastırılan “Karaman Ezgisi/Sesimiz, Sözümüz, Sazımız” adlı Karaman’ın müzik ansiklopedisi olarak nitelendirilmeyi hak eden eserde Gündoğdu Duran’la ilgili ilginç anekdotlara yer verilmiş. Bunlardan ikisini aşağıya bırakıyorum.

Dr. Mustafa Gövesli Anlatıyor:

Behzat (Duru) müziğe ilk darbukayla başladı, daha sonraki yıllarda çok iyi kanun çalmayı ve notayı öğrendi. Behzat ile birlikte Ankara’da üniversite imtihanına gittik. Ben Tıp Fakültesinin imtihanına girdim. Behzat (Duru) da imtihansız olarak Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’ne kaydını yaptırdı. Bu kayıtlar süresince, Ankara’daki Konya Talebe Yurdu’nda bir hafta kaldık. Ortaokuldan beri arkadaşlarım olan Behzat Duru ile Gündoğdu Duran, daha sonraki yıllarda bu yurtta sürekli kalacaktı. O bir hafta süresinde Gündoğdu Duran ve Behzat Duru ile birlikte çalar söyler, kaynatırdık.
Gençlik Parkı’na Behiye Aksoy’un konserine de gittik o zaman. Ben İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Karaman’a gelip muayenehane açtım. Kırk sene doktorluk yaptım. Behzat, “Gel oğlum, sen de bizimle müziğe iştirak et” derdi. Behzat da üniversiteyi bitirdkten sonra Karaman’a geldi, burada öğretmenlik yaptı.

Süleyman Ünver Anlatıyor:

“Orhan Kayserilioğlu’nun Lel Hamamı yakınlarındaki evinin bahçesinde ayda bir meşk olurdu. Orhan Kayserilioğlu solist, Muhterem Baş yaylı tamburda, Behzat Duru kanunda, Avukat Yücel Atalayer solist, ben de tef ve darbukada olmak üzere meşk yapardık. 30 Ağustos gibi önemli günlerde ise, İstanbul’dan Gündoğdu Duran, Bekir Sıtkı Erdoğan da bizlere katılır ve hep birlikte şarkılar çalar, söylerdik.” Bu meşkler esnasında Süleyman Ünver erken saatlerde darbuka, gecenin ilerleyen saatlerinde ise komşular rahatsız olmasın diye bendir çalmaktadır.
(Bir başka gün Dr. Mustafa Gövesli’nin bir anısını yazacağım. Pişmanlık içeren bir renkli anı. “Karaman Ezgisi/Sesimiz,Sözümüz, Sazımız” adlı hazine değerindeki kitaptan alıntıları zaman zaman paylaşacağım.)

  • Rahmetli Gündoğdu Duran’ın Besteleri ve Şarkılarından Bazıları Şöyle:
    -Rast – Ben Varım Gözyaşında Saçlarında Tel Benim,
    -Nihâvend – Gözleri Aşka Gülen Taze Söğüt Dalısın,
    -Hicâz- Haber Bekliyorum Bak Yine Ben Pembe Şafaktan,
    -Muhayyerkürdi – Ne Çıkar Bahtımıza Ayrılık Varsa Yarın (Kara Sevda),
    -Hüseynî – Rüzgâr Gibi Gel Fırtınalar Gönlümü Sarsın,
    -Kürdilihicazkâr – Seni Gördüm Her Güzelde (Söyle Yalan mı?),
    -Mâhûr – Kaybolan Hayallerim Gözlerinde Her Gece,
    -Hicâz – Her Gün Gözler Anlatır Sevgini,
    -Nihâvend – Yalvarır Nağmeler Yok Yine Eyvâh Bir Haber,
    -Kürdilihicazkâr – Yazılmış Alnıma Sonsuz Umutlar İstemem Sevgini Al Senin Olsun,
    Sultânîyegâh – Yıllar Seni Yollar Beni Bağlamış,
    Hicâz – Birinci Sevdiğim İlk Göz Ağrımdı (Kül Etti Beni)

AHMET TEK