Karaman'ın Melekleri

De ki: Herkes, kendi yaratılışına ve karakterine göre davranır. (İsra Suresi, 84)

Türkiye’de bir dönemin en çok satan kitaplarından biri İsraf Ekonomisi idi. Yazarı, üniversiteden hocam Agâh Oktay Güner‘di. Kitabı 5 Nisan 1976’da okuyup bitirmişim. “…İsraf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (Kur’an-ı Kerim 6/141) ayeti ile başlayan kitabı elime aldıran sebep, Karamanlı bir grup gencin gönüllülük projesine katkılarına ilişkin haber oldu.

Türkiye’nin temel değerleri vardı. Bunlar yakın zamana kadar ülkenin hayat kaynağı olarak görülürdü. Komşuluk gibi, yardımlaşma gibi, israf etmeme gibi. Bu değerler, bu ülkenin en sağlam dayanaklarıydı. Gördüm ki, Karaman’da “Komşum Projesi” adıyla bir uygulama başlatılmış. Türkiye’nin temel değerlerini yeniden canlandıracak bir proje.

Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Gönüllülük Federasyonu ve Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği, kamu kurumları başta olmak üzere, çeşitli yerlerde artan ve tüketilmeye uygun yemeklerin israf edilmesinin önüne geçilerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını amaçlamış. Bunu sağlamak üzeire “Komşum Projesi”ni hayata geçirmiş. Bu proje, Karaman’da da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda uygulanmaya başlanmış.

Karaman Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda artan ve tüketilmeye uygun yemekler, gönüllü öğrenciler tarafından hazırlanarak ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılıyormuş. Projeden şu an için günlük ortalama 25 aile faydalanıyormuş. Karaman’ın melekleri sayesinde 25 aileye sıcak yemek ulaştırılıyor. Ne büyük hizmet…

Karamandan.com’da okuduğum haberde, gönüllü gençlerin böyle anlamlı bir projenin içerisinde yer aldıklarından dolayı mutlu oldukları belirtilmiş. Karaman’ın yardım melekleri “Bizler gönüllü gençler olarak her yıl birçok sosyal sorumluluk projesi içerisinde yer alarak yardım etme duygusunun mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl da ‘Komşum Projesi‘ içerisinde yer alarak hem yemek israfının önüne geçiyoruz, hem de ihtiyaç sahibi insanlarımızı mutlu ediyoruz. Bu anlamlı projemizi yıl sonuna kadar devam ettireceğiz. Proje boyunca ne kadar insanımızın yüzünde tebessüm bırakabilirsek ve gönüllerine dokunabilirsek bizim en büyük kazancımız bu olacak” demiş.

Yurtlarda Gönüllü Ordusu Var

Gençlik ve Spor İl Müdürü Ali Osman Bebek, Karaman’da yurtlarda kalan öğrencilerin gönüllülük konusunda çok hassas olduklarını ifade etmiş. İl Müdürü Bebek, Komşum Projesi’nin Karaman’da çok yeni olmasına rağmen gönüllü öğrencilerden gelen talebin kendilerini mutlu ettiğini belirterek, “Yurtlarımızda gerçekten bir gönüllü ordusu var. Gönüllü gençlerimize her sosyal sorumluluk projesi içerisinde yer aldıkları ve bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmadıkları için şahsım ve kurumum adına teşekkür ediyorum.” diyerek, Karaman’ın meleklerinden övgüyle söz etmiş.

Yüce Yaratıcı, İsra Suresi 84. ayette, ‘herkesin, kendi yaratılışına ve karakterine göre davrandığını‘ bildiriyor. Ben, ülkemizin gençlerinden övgüyle söz edenlerdenim. Gençlerden umutlu olduğumu, ülkenin yarınlarının gençler sayesinde aydınlık olacağını her fırsatta ifade etmekten şeref duyarım. Yarının uzak kokusu, benim için kokuların en güzellerindendir. “İnsanlar gelecek günler için yaşarlar, bugünleri gelecek günler için feda ederler.” Daha önce bir yazımda adından söz ettiğim GOG adlı kitabında Giovanni Papini böyle yazmış. Gelecekten umudunu kesenlere sorun size ne yanıt verecekler: Sahi siz ne için yaşarsınız? Geleceğin umudu gençlerin çabalarını nasıl görmezden gelirsiniz?

İsraf kelimesini kullanmaya korkar olduk. İlahi buyruk olduğunu bile bile israf kelimesinden adeta kaçıyoruz. Günlük hayatımızdan çıkan bu kelime bir süre sonra dilimize de ağır gelebilir. “Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” Bu ihtar hepimize, insanlığa, sadece Müslümanlara değil. A’raf Suresi 31. ayet çerçeveyi çizmiş: Allah israfı istemiyor, israf edeni sevmiyor.

İsraf, orta yolu aşmak, makul sınırı zorlamak anlamında, insanoğlunun haddi aştığı her durum için kullanılan geniş kapsamlı bir sözcüktür. İsraf, yeme, içme gibi tüketim alanlarıyla sınırlı değildir. Zaman, sağlık ve çevre gibi konularda da israf olabilir ve bu alanlardaki israf dünyanın geleceğini karartan güce sahiptir.

İsraftan kaçınmak önce idarecilere düşer. Şatafatın, gösterişin, döküp saçmanın, har vurup harman savurmanın, hesapsız, kitapsız iş yapmanın adıdır israf ve idareciler bundan uzak durmak zorundadırlar. Vatandaşlara örnek olmak, tutumlu ve ölçülü davranmak idarecilerin asli sorumluluğudur.

Prof. Dr. Agâh Oktay Güner’in 46 yıl önce yazdığı “İsraf Ekonomisi” adlı kitabını yeniden gözden geçirirken, israf konusunda dikkati çektiği hususların büyük bölümünün hiç değişmediğini görmek kalbimi yaraladı. Kitabın önsözünden, 20 yaşıma yeni bastığım günlerde, şu satırların altını çizmişim:

“Tanzimattan bu yana yapılan reformların iki temel esastan mahrum olduğunu görüyoruz. Bunlar, sağlam bir iktisat politikası ve sağlam bir milli eğitim politikasının yokluğudur. Emperyalist devletler sistemli gayretlerle bizi kendi medeniyetimiz ve kendi şartlarımızda verimli olmaktan mahrum bırakabilmişlerdir. En acısı, milletimizin tamiri güç bir kültür erozyonuna uğratılmış olmasıdır. Milli kültürden mahrum kadroların ‘İsraf Ekonomisi’ni idrak etmeleri, değerlendirmeleri mümkün olamamaktadır.

Türkiye öncelikle kültür emperyalizminin sakat perspektifinden kurtulmalıdır. Milli kültüre dönüş ve uyanış israfa dönen iktisat çarkımızı verime çevirecektir.

İsraf Ekonomisi; İnsanımızı, sermayemizi, teşkilatımızı, toprağımızı, iptidai maddemizi ve zamanımızı eritmektedir.”

Karaman’ın meleklerine binlerce teşekkür. Karaman’da şimdilik 25 aileye her akşam sıcak yemek götürdükleri için… Milyonlarca teşekkür, bana israf kelimesini bu yılın en güzel armağanı olarak sundukları için…

İsraf konusuna devam edeceğim inşallah. Ağzına telefon sokulan dayıya da, bu tepkiyi gösteren gence de israf penceresinden bakmaya çalışacağım.

Not: Karaman’da her gönüllü hareketin manevi destekçiyim. Elimden gelen, yazılarımla konuyu okura duyurmak. Karaman’ın meleklerinin isimleri olsaydı, sizlere iletmekten onur duyardım. KMÜ Rektörlüğüne önerim, sosyal sorumluluk projelerinde yer alan gençlere moral yönden destek vermeleridir.