MasterChef’te Karaman Rüzgârı Esti

Türkiye’nin en çok izlenen tv programlarından biri olan Masterchef’te dün gece (21 Ekim Perşembe) Karaman rüzgârı esti. Masterchef, Karaman’da alışılmış formatının dışında bir program gerçekleştirdi. Yemek yarışması merkez konumunu korurken, program boyunca izleyicilere, Karaman’ın tanıtımına yönelik görseller ve sözler aktarıldı.

Masterchef’in Arka Yüzü” başlıklı makalemde, bu programın Karaman’ın tanıtımı için önemine dikkat çekmiştim. Masterchef’in Karaman’a davet edilmesinde katkı sağlayan Bifa, Duru ve Emir Çavuş Zeytinyağı’nın, bu desteklerinin ne büyük anlam ifade ettiğini ekranlarda programı izleyen herkes gördü.

Masterchef’in fragmanları bile başlı başına bir tanıtım filmi gibiydi. Herkes gibi program başlamadan önce tv karşısında yerimi aldım. Gün boyu telefonlarım susmamıştı. Yazımı okuyanlar, “Akşam programı seyredeceğiz. Bakalım nasıl olmuş” diyerek, sevinçlerini paylaştılar.

Yazım rekor sayıda okuyucu tarafından okundu. Okur sayısı 9 bini geçti. Bu da gösteriyor ki, güzel işlere, yüz güldüren etkinliklere açız. Bu Karaman’ın gerçeği.

Sosyal etkinlik günümüz insanının olmazsa olmazı. Karaman, ilk kez ulusal bir yarışmaya ev sahipliği yaptı. Halkın heyecanlı olması çok doğal. Yurt dışından bile onlarca tanıdık aradı. Sevinçlerini paylaştılar. İnanıyorum ki, Masterchef, istisna payı bırakarak söylemek gerekirse, Karaman’da her evde izlendi.

Karaman görselleri, program içeriği dikkate alınırsa çok güzeldi. Yarışmacıların elma bahçesine gelişleri, elma toplamaları, şakalaşmaları, Danilo Zanna’nın, kırık bir Türkçeyle söylediği, “şeker bu, şeker. Çok tatlı” sözleri ve Karaman elmasına övgüler yağdırması Ege’de çekilmiş Yeşilçam filmlerinden kareleri anımsattı.

Belediye Başkanı Savaş Kalaycı’nın heyecanı her halinden belliydi. Kolay mı, böyle büyük bir ekibi Karaman’a getirtip, tanıtım yaptırmak. Kalaycı, az konuştu, öz konuştu. Türkiye’ye verebileceği mesajları bir içim su gibi takdim etti.

Taşkale tahıl ambarlarının önündeki hazırlıkları da beğendiğimi belirtmek isterim. Karaman lezzetleri öyle güzel sergilenmiş ki, izleyicilerin büyük ilgisini çektiğine eminim.

Yarışmacıların neşesi, kendilerine Karaman yemeklerinin isimleri verilince yerini heyecana bıraktı. Şef Mehmet Yalçınkaya, Karaman’ın zengin yemek çeşidine sahip olduğunu belirterek, yarışmacıları, yemeklerin Karaman’da yapıldığı gibi aslına sadık kalınması konusunda sık sık uyardı. Yemeklerin modernize edilmesine, füzyon denemelerine izin vermedi.

Keyifle ve heyecanla takip ettiğimiz yarışma süresince Divle peynirinden söz edildi. Jüri üyeleri tek tek konuştu. Her konuşmacı, Karaman’ın bir özelliğine vurgu yaptı. Zeytinyağı uzmanı Serdar Öçten Ünsal Karaman’ın zeytin çeşitliliğine ve zeytinlerinin kalitesine dikkat çekerken, Nazlı Babaoğlu, Bifa’da çalışanların yüzde 64’ünün kadın olduğunu belirtti. Birtat’ın sahibi Ali Kaymaz, her zamanki tebessümüyle ekranın en sevimlisiydi. “Şimdi tiritin sırası geldi” dediğim anda tirit anlatıldı. Benim için Birtat tirittir. Kemik suyunun lezzet bombasına dönüştüğü mekan Birtat’tır.

Emin Duru, her zamanki babacan ve ağırbaşlı haliyle dikkati çekti. Kel Mahmut’u (Mahmut Büyükyağcı) ilk kez bu kadar ciddi ve ilk kez takım elbiseli gördüm. Belediye Başkan Yardımcısı Eyüp Hüsamettin Aslan ve KMÜ Öğretim Görevlisi Dr. Ali Şen hocamı ilk kez görüyorum. Ali Hocamın şöhretini duymuştum ama kendisiyle henüz tanışmadık.

Yarışmacılar, yöremize ait yemekleri pişirip jüri üyelerine sunarken, ben de uzaktan adeta tadım yaptım. Şefler Somer Sivrioğlu, Mehmet Yalçınkaya ve Danilo Zanna’nın sunuculuğunu yaptığı program baştan sona Karaman doluydu.

Karaman’ın tarihini, kültürünü, üretimini, ekonomisini ve değerlerini yeniden duymak bir Karamanlı olarak beni gururlandırdı. Türk dilinden söz edildi, Yunus Emre gündeme getirildi. Eyüp Hüsamettin Aslan, “Yunus Emre Karamanlıdır” diye üzerine basa basa Türkiye’ye duyurdu.

Sülüklü Çorba yapılırken rahmetli annemi hatırladım. Kuymak ve üstündeki petek balı görünce aile toplantılarında toplandığımız uzun akşam yemekleri gözümün önünde canlandı. Kılbasanlıyım, kuymak ve Erikli Kılbasan’a özgüdür.

Samsunlu bir arkadaşımın annesi sayesinde uzun yıllar göbetesiz kalmadım. Öyle lezzetli olurdu ki, bitmesin diye iç geçirirdim. Macır somunu gibi pufuduk olurdu.

İlisıra dolmasını görünce sevgili arkadaşım Halil İbrahim İncekara hatırıma geldi. Halil İbrahim, Karaman’ın gerçek yemek bilgesi ve gurmesidir. Karaman Yemekleri kitabını da yıllar önce Karaman’a hediye etmiş bir kalem erbabıdır. Karaman Valiliği Kültür Müdürlüğü yayını olarak hazırlanmış, değerli bir kitabı hazırladı. Ekşi domates kavurmasına bayılırım ama gıcıdık bana göre değil.

Masterchef’i Karaman’a getirenlere, onların gelmesinde ekonomik katkı sağlayan iş insanlarına, ekibe rehberlik eden gençlere, jüri üyelerine, bu etkinlikte emeği geçenlere, hepimizin yüzünü güldürdüğünüz ve zengin mutfağımızdan dört değişik lezzeti Türkiye’nin tanımasına vesile olan herkese teşekkürler.

En büyük teşekkür elbette bu işin liderine; Belediye Başkanı Savaş Kalaycı’ya.

Karaman’ı sevindirdiniz, hoş bir seda estirdiniz. Bunu başlangıç kabul ediyoruz. Gecikmeden benzer etkinlikleri istiyoruz.