Karaman’ın Altın Adamı

Karaman’ın “Altın Adamları” da var. Mustafa Koçak bunlardan biridir. Karaman’ın dününü kayıt altına almış tek kişidir.

İddialı bir giriş mi yaptım? Az bile. “Karaman’ın Hazineleri” başlıklı makalemde yazdığım gibi, bu topraklarda ne cevherler var, bir bilseniz.

Biraz daha el yükselterek devam etmek istiyorum. Mustafa Koçak bu cevherlerdendir ve Karaman’ın altın adamıdır. Mustafa Koçak’ın fotoğrafları buhar olup uçsa Karaman’da feys grupları çöker, dergi adıyla çıkan, eser sahibinin imzasını kullanma nezaketinden yoksun yayınlar görsel malzeme bulamaz, Karaman’a güzellemeler döşenenlerin siteleri kapanır. Mustafa Koçak’ın kesesine el atmayan, onun alın terini kendi kazanç hanesine yazdırmaktan utanmayan ne çok kişi var, bir bilseniz.

Dahası var ve yazının akışı içinde bunları okuyacaksınız. Önce bu yazının sebebini siz sormadan ben söyleyeyim: Karaman, gözünün önündeki Mustafa Koçak’ı unutma lüksüne sahip değildir. Geçtiğimiz günlerde 83 yaşına girmiştir. Mustafa Koçak, “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” kapsamında verilmesi planlanan Karaman’a Hizmet Edenler veya Yunus Emre Vefa Ödülü verilmesi gereken kişidir.

Mustafa Koçak, namıdiğer Foto Renk, Karaman’ın siyah beyaz döneminin tek tanığıdır. O, Karaman’da değil ABD’de ya da bir Avrupa ülkesinde yaşamış olsaydı, çektiği fotoğrafların her bir karesinden telif bedeli olarak en az bir külçe altın kazanırdı. Yaşadığı ülkenin en zenginleri arasında yer alırdı. Bugün onun fotoğraflarını kullanmayan nerdeyse yoktur. Teliften geçtim, ismini anıp teşekkür edenin sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Bugün elimizin altındaki cep telefonu ve bilgisayarlarda depolanmış s/b fotoğrafların arkasında yatan gizli emeği ve bu emek ürününü ortaya koymak için çekilen zahmeti ve yapılan harcamaları maalesef hiç aklımıza getirmeyiz. Onlar öylece kendiliğinden oluşmuş, hava gibi, su gibi, bizlerin kullanımına sunulmuş şeyler değildir.

Bir zamanlar fotoğraf makineleri dijital değildi. Deklanşöre bir kez basınca 20 poz çekmiyordu.

Fotoğraf makinelerinde film kullanılırdı. Bir rulo filmden, eğer hatalı çekim yapılmamışsa, 36 ayrı kare fotoğraf üretilirdi. Hatalı çekimlerde şimdiki gibi sil tuşu yoktu. Çekilen filmler karanlık odada özel kimyasal karışımlarla banyo edilir, bu negatif filmler daha sonra agrandisör adı verilen bir aletle özel kartlara basılırdı.

Fotoğraf çekimi, bir dilim ekmek yemek isteyen kişinin, önce buğdayı ekmesi, sonra olgunlaşan başakları toplaması, buğday tanelerini başaktan ayırıp değirmene götürmesi, çıkan unu hamur yapıp bir ocakta ateş yakıp ekmek yapması gibiydi. Öylesine zahmetli bir süreçti.

Bir şeyin fotoğrafı çekilecekse deklanşöre bir kez basabilme olanağı vardı. Başta fotoğraf makinesi olmak üzere fotoğrafla ilgili her şey hem zor bulunur hem ateş pahasıydı. Fotoğraf, maliyeti çok yüksek bir uğraştı.

Bir siyah beyaz fotoğrafa bakarken, o fotoğrafı birileriyle paylaşırken bunları da bilmenizi, o fotoğrafları çeken kişiyi de hatırlamanızı istedim. Bu fotoğraflar Karaman’la ilgili ve 1960’lı yıllardan başlıyorsa onu çeken kişi yüzde doksan Mustafa Koçak’tır.

Kişinin emeğini yok saymak, bir başkasına ait olduğunu bildiğiniz ürünü izinsiz kullanmak kul hakkıdır. Hiç olmazsa o fotoğrafı çeken kişinin adını yazarak incelik gösterin. Kendi keşfinizmiş gibi altına “Demet Hanım Türkçesi” ile yazı döşeyip paylaşmayın. Fotoğrafa bakarken, Mustafa Koçak’a kalbî teşekkür edin.

Mustafa Koçak’ın Karaman’da ayak basmadığı yer, fotoğrafını çekmediği ev, han, hamam, dağ, taş, ağaç, tarihi eser, bayram ve tören yoktur. Binlerce kare fotoğraf çekmiştir ve onları Karaman Belediyesi başta olmak üzere bazı kişi ve kuruluşlara bir kuruş almadan bağışlamıştır.

“Ünlü fotoğraf ustası Ara Güler İstanbul için ne ise, Mustafa Koçak Karaman için odur.” Fotoğraf hakikattir, dönemin ve an’ın gerçeğidir. Mustafa Koçak, Karaman’a hep vizörden bakan kişidir. Onun vizörden gördükleri ve çekmeye değer buldukları kareler, bugün Karaman’ın görsel belleği olmuştur.

Karaman’ın yarım asrını, çektiği siyah beyaz fotoğraflarla kayıt altına alan tek kişi Mustafa Koçak’tır. Karaman’da Mustafa Koçak’ın yaptığı işin yüzde birini yapmış başka biri yoktur.

Karaman bu büyük mirasın ve mirasçı Mustafa Koçak’ın kıymetini bilmek zorundadır. Mustafa Koçak, işte bu nedenlerle Karaman’ın Altın Adamı’dır.

Sen çok yaşa Mustafa abi. İyi ki üniversiteden sonra Karaman’a dönmüşsün, iyi ki kendine fotoğraf makinesini yoldaş seçmişsin. Sanki bugünleri dünden görmüş ermiş misali, her gördüğün nesnenin fotoğrafını çekmişsin.

Mustafa abi, senin fotoğrafların olmasaydı, Karaman’ın 50 yılı sis perdesi altında kalacaktı. İyi ki varsın, sana minnet borçluyuz. Sana sağlık ve uzun ömür diliyorum. Bir de herkeste çok hakkın var, hepimize hakkını helal etmeni istiyoruz.