Bu Köyde Bir Öğretmen ve Üç İmam Görev Yapıyor
Türkiye’nin gerçekleri siyasetin kısır tartışmaları arasında gündeme bile gelmez oldu. Ne boşalan köyler ne atıl kalan yatırımlar umurumuzda. Örnek mi; Bir vakitler 450 öğrencisi olan Taşkale İlkokulu’nun bugün sadece dört öğrencisi var. Evet, bir öğretmen, 8 derslik ve 4 öğrenci. Bir Türkiye gerçeği…
Temel hastalanmış. Hastalığına kimse inanmamış. Temel de vasiyet etmiş: “Ölünce mezar taşıma şöyle yazılsın” diye.
Temel ölmüş ve mezar taşına vasiyeti yazılmış: “Hastayim dedum dedum inanmadiniz… N’oldi?”
Türkiye sevdalıları 40 yıldır “köyler boşalıyor” diye feryat etti. Ne oldu: Köyler boşaldı. En yakın örneği Karaman’ın Taşkale Köyü. Köyün nüfusu 495. Azımsanacak nüfus değil. Sekiz, on kişinin yaşadığı yüzlerce köyümüz var. Ama Taşkale ilginç bir örnek. Sosyolojik araştırma yapılması gereken bir köy. Köyde yaşayanların yaş ortalaması 65’in üzerinde. Bir öğretmen, üç imam başlığı bir mukayese veya gönderme değil, bir gerçeğin belirtilmesidir.
Bu yazı, bilimsel makale değil, gözlem notları. İlginç bulduğum verileri paylaşmak istedim:
1- Karaman’da yaşayan Taşkaleli sayısı yaklaşık 12 bin,
2- Baba soy kütüğüne kayıtlı Taşkaleli sayısı 40 bini aşkın,
3- Ortaokul ve lise kapalı,
4- 1988’de yapılan 8 derslikli ilkokulda bir öğretmen görev yapıyor. Biri üçüncü sınıf, üçü dördüncü sınıf toplam 4 öğrenci var,
5- Okulda öğretmen dışında görevli yok,
6- Okulun bir vakitler öğrenci sayısı 450’den fazlaymış,
7- Beş camisi var, ikisi ibadete kapalı. Üç imam görev yapıyor,
8- Dört bakkal, bir kahvehane var,
9- Bir dönemler halı merkezi olan köyde artık halı dokuyan kalmamış,
10- Karaman’da Halıcılık Kooperatifi’nde Taşkalelilere ait 5 adet aktif halı tezgâhı var,
11- 50’si köy merkezinde ikamet eden diğerleri Karaman’da yerleşik yaklaşık 100 kişi çiftçilik yapıyor,
12- Köyde 15 bin küçükbaş, 80 civarında büyükbaş hayvan mevcut,
13- Köylü, hayvancılık, arıcılık, çiftçilik ve mermer ocaklarında işçilikten gelir elde ediyor.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Yerleşim Yerleri verilerine göre, Türkiye’nin 2022 nüfusu 84 milyon 680 bin 273. İl ve ilçe merkezlerinde ikamet eden kişi sayısı 78 milyon 908 bin 631.
Toplam nüfus içinde il ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı yüzde 93,2. 30 büyükşehir dışındaki illerdeki belde ve köylerde yaşayanların oranı ise yüzde 6,8. Geçen yıl belde veya köylerde yaşayanların sayısı 5 milyon 771 bin 642 kişi olarak belirlendi.
Taşkale Dosyası adlı yazı dizisinin bir bölümünü Türkiye’nin en acı gerçeği olan köyden kentlere göç olgusuna ayırmak istedim. Somut rakamlar sundum. Sosyolojik, siyasal değerlendirme benim işim değil. KMÜ’nün Karaman köyleri üzerine ciddi bir araştırma yapmasının yararlı olacağına inanıyorum.
Her köy bir araştırma konusu. 3 bin yıllık mazisi olan Taşkale, bugün 65 yaşın üzerindeki vatandaşların yaşadığı orta ölçekli bir huzurevi kadar nüfusa düşmüş. Okullar işlevsiz kalmış. Halı tezgahları çalışmaz olmuş. Koyunculuk ve arıcılık da olmasa köyde hayat bitecek.
Çocukların koşup oynamadığı, gençlerin saz çalıp türkü söylemediği, kıpır kıpır bir canlılığın görülmediği bir yerleşim yerine nasıl köy diyeceğiz? Cumhuriyet’in 100. yılını boşalmış köylerle karşılamak hangi kelimeyle tanımlanır.
Ahmet Kutsi Tecer’in, 1927’de, ülkenin yokluk günlerinde halka moral vermek için yazdığı “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiiri, sanki bugün yazılmış gibi hakikatini koruyor.
Orda bir köy var, uzakta,
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.
Orda bir ev var, uzakta,
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.
Orda bir ses var, uzakta,
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da, tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.
Orda bir dağ var, uzakta,
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de, çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.
Orda bir yol var, uzakta,
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de, varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.
Gitmediğin, görmediğin, hizmet vermediğin, unuttuğun hiçbir yer senin değildir. Karaman’ın birçok köyü bu şiirdeki köylerden olmuş, haberimiz yok.
Not: Ahmet Kutsi Tecer, Kudüs’te doğdu. Kültür Ateşeliği yaptı, Aşık Veysel’i Türkiye’ye tanıttı. Şiiri, 1932 yılında çocuk şarkısı olarak bestelendi.
(Devam Edecek)